Kupalar yarım gönüller bir olsun

İnsanlara yıllardır büyük heyecan yaşatan futbol ve basketbol, müzelerdeki "yarım kupalarla" da sporun en ilginç anılarını günümüze taşıyor.

Kupalar yarım gönüller bir olsun

Beraberlikle biten finallerin uzatmalarla, penaltılarla sonuçlandırıldığı günümüzde, kupanın sahipleri maç sonunda belirlenirken, Türk sporunun bir dönemine imza atmış yöneticileri, çareyi çok ilginç ama birleştirici bir yöntemde bulmuş ve kupalar yarım, gönüller de bir olmuş.

Kazananın belirlenemediği finallerden sonra ikiye bölünen kupalar, bugün ilk sırada yer almak için amansızca mücadele eden kulüplerin müzelerinde sergileniyor.

İstanbul’daki yarım kupalar

Türkiye Basketbol Ligi’nde 1954-1955 sezonunun şampiyonunu belirleyecek maçta Galatasaray ile Fenerbahçe karşı karşıya geldi. Sarı-lacivertliler, karşılaşmayı kazanması durumunda Türkiye şampiyonu olacaktı. Galatasaray ise ancak 7 sayı farkla galip gelebilirse kupayı kaldırabilecekti.

Ligde 25 Nisan günü oynanan maçta Galatasaray, ezeli rakibi Fenerbahçe karşısında saat son 44 saniyeyi gösterirken 40-27 öndeydi ancak karşılaşma Fenerbahçeli bir yönetici tarafından durduruldu ve skor sarı-kırmızılı ekip lehine 13 sayı farkı gösterirken sarı-lacivertliler sahadan çekildi.

Fenerbahçe Basketbol Takımının "sahadan çekilme" kararı sonrasında Galatasaray, Fenerbahçe’yi o zamanki kurallar gereği hükmen 3 sayı farkla (3-0) yenmiş kabul edildi ve federasyonun kararıyla kupa üçüncü Modaspor ile sarı-kırmızılılara verilmek üzere ortadan bölündü.

Cim Bom’un 3 yarım kupası var

Galatasaray Kulübü, tarihi boyunca 3 yarım kupa almış.
Basketbolda 1955 yılında kazanılan yarım kupanın dışında, 30 Mart 1958’de Mülkiyeliler tarafından zamanın başbakanı Adnan Menderes adına organize edilen ve 1-1 biten maçın hemen ardından da kupa bölünerek 2 takıma verildi.

3. yarım kupa ise kulüp müzesinde bulunmasına karşın sergilenmiyor. Bu kupa müze kayıtlarında bulunurken, yalnızca 1962 yılında kazanıldığı ve "Valilik Kupası" adı altında oynandığı bilgilerine yer veriliyor.

İzmir’deki kupa, Galatasaray’ın "centilmenliği"

İzmir takımlarından Göztepe, 1973 yılında eski futbolcularından Reşat Selamioğlu adına bir turnuva düzenledi.
Altay ve Fenerbahçe’nin de yer aldığı turnuvanın final maçında, Göztepe ile Galatasaray karşı karşıya geldi.
Final maçını 3-2 kazanarak kupayı alan Galatasaray’ın yöneticileri, hakeminin karşılaşmayı iyi yönetmediğini, kupayı Göztepe’nin hak ettiğini belirttiler.

Sarı-kırmızılıların "jestine" karşılık Göztepeli yöneticilerin öneriyi geri çevirmesi üzerine "orta yol bulundu" ve hızar makinesiyle tam ortasından kesilen kupanın yarısı Galatasaray’ın, yarısı da Göztepe’nin müzesine gitti.

Ankara’daki yarım kupa

Başkent temsilcileri Gençlerbirliği ile Ankaragücü, 1959 yılında Dilaver Argun adına düzenlenen dörtlü futbol turnuvası finalinde birbirlerine karşı üstünlük sağlayamadı.

Tartışmalar sonunda sorun, yine kupanın ortadan 2’ye bölünmesiyle çözüldü ve başkentin de 2 yarım kupası oldu.

AA