Kültür merkezi değil, cami!

Kültür merkezi değil, cami!

Öyle bir cami düşünün ki; cuma günü kürsüsünde akademisyenleri, sanatçıları, yazarları, psikologları, doktorları, şöhretli isimleri ağırlasın. Konukların kimi konferans versin, kimi vaaz... Cemaat birlikte gezilere, pikniğe gitsin, sosyal faaliyetlerde bulunsun... Böyle bir cami var! Aktüel Dergisi’nde bu cami ve imamın haberi yer aldı...

Diyanet İşleri Başkanlığı bir süre önce resmi adı “Din Hizmetleri Gelişim Projesi”, popüler adı “Aile İmamı” olan projeyi bazı pilot illerde başlattı. Proje, imamların görevli oldukları yerlerde sosyal projeler hazırlamaktan cemaat arasında kaynaşmayı sağlamaya kadar pek çok görevi üstlenmesini öngörüyor. Amaç, imamlara cami içinde olduğu kadar dışında da geniş bir sosyal etkinlik kazandırmak. Ancak İstanbul’da öyle bir cami ve onun öyle faal bir imamı var ki, “Aile İmamı” projesini ta yıllar önce başlatmış ve hala sürdürüyor. İşte bu sıradışı imamın ve onun cemaatiyle beraber bir sosyal faaliyet merkezine dönüştürerek kendi tabiriyle “Türkiye’nin en entellektüel camisi” haline getirdiği camisinin öyküsü:

Burası İstanbul Topkapı’daki Oto Sanayi Sitesi Camii, bir diğer adıyla ‘Çinili Camii’ ya da cemaatin taktığı isimle ‘Aydınlar Camii’. Her hafta cuma namazından önce kimler gelip geçmiyor ki bu caminin kürsüsünden. Ahmet Özhan müzikten ve tasavvuftan bahsediyor, Ahmet Mete Işıkara cemaati depreme karşı bilinçlendiriyor, Taşkın Tuna astronomi ya da iklim değişikliğini anlatıyor, eski manken Yaşar Alptekin yaşam hikayesini paylaşıyor. Kürsüsünde her hafta alanında uzman isimleri ağırlayan bu caminin bir kütüphanesi de mevcut. Hatta çocuklar için sportif faaliyetler, kültür ve tarih gezileri, piknikler bile düzenleniyor. 1994’ten beri burası Türkiye’nin belki de en faal camii. Tüm bunların mimarı ise 1991’de camiye imam olarak atanan Ahmet Yüter.

Kitap yazdı, piyeste oynadı

Bir dönem gazetecilik ve radyo programcılığı yapan Ahmet Yüter, kültür sanat etkinliklerini sürekli takip eden bir imam. Bugüne kadar altı kitap yazmış, kendi yazdığı bir piyesi sahneye koymuş, hatta aynı piyeste oynamış. Kültür, sanat, sinema, tiyatro, müzik alanlarında başarılı pek çok ismi takip ettikçe dünya görüşünün zenginleştiğini görmüş.

Avrupa’da görev yaptığı yıllardaki tecrübe ve gözlemleri de hayata entellektüel bir cepheden bakmasını sağlamış. Ahmet Yüter, Çinili Camii’ne atandığında bu bakış açısını cemaate aşılamak gerektiğini düşünmüş ve ilk iş olarak birkaç yıl cami cemaatinin profilini, yapısını, kültür seviyesini, konumunu, yaş aralığını gözlemlemiş. Bir gün camilerine gelen Prof. Dr. Mim Kemal Öke ile sohbet ederken camisinde entellektüel sohbet yapmasını teklif etmiş, Böylece Ahmet Yüter’in gerçekleştirmek istediği proje başlamış.

Prof. Mim Kemal Öke’yi 17 yıl boyunca her cuma namazı öncesi cemaatle sohbet eden aydınlar, akademisyenler, sanatçılar, edebiyatçılar, hekimler izlemiş. Entellektüel, şöhretli, bilgili, başarılı insanların her hafta verdikleri konferanslarla beraber insanlar da camiye daha sıcak bakmaya başlamış. “Bir din görevlisi olarak sadece kendi eksenimizde dönmenin ve tek bir alan dairesine gömülmenin fayda getirmediğini, artık aydınlarla halkı bir araya getirmek gerektiğini düşündüm” diyen İmam Ahmet Yüter’e göre üniversitelerin, yayınevlerinin, kültür ve sanat odaklarının, aydınların, sanatçıların ve zirveye ulaşmış insanların bolca olduğu İstanbul’da, onları cami cemaatiyle buluşturmak hiç de zor değil. Ahmet Yüter, camiyi sadece namaz kılınan bir yer olmaktan çıkarıp daha fonksiyonel hale getirmek istemiş.

Bunda da başarılı olmuş. ‘Aydınlar Camii’ bugüne kadar 420 konuşmacıyı ağırlamış. Aradan geçen süre içinde cami cemaati de çoğalıp 3 bin kişiye ulaşmış, cami büyütülüp estetik bir güzelliğe kavuşturulmuş. Ahmet Yüter bununla da kalmayıp camiyi küçük çaplı bir kütüphane haline getirmiş. Kütüphanede din dışı konulardan olanlar dahil binlerce kitap yer alıyor. Cemaatin kolay ulaşması için hemen her sütuna raflar konularak kitaplar caminin her köşesine serpiştirilmiş ve herkese açık hale getirilmiş.

Başka şehirden gelen cemaati bile var

Camiye konferans vermesi için aile gelişim uzmanları, psikologlar da çağrılıyor. Cemaatten ailevi ya da psikolojik sorunları olanlara dini boyutun yanında psikolojik olarak da yardım sağlanıyor. Hal böyle olunca özellikle cuma günleri İstanbul’un başka yerlerinden de camiye gelenlerin sayısında büyük bir artış yaşanıyor.

Çoğu zaman çağrılan entellektüel konuşmacılara olan ilgiyle cemaat camiye sığmaz hale geliyor. Kartal, Pendik, Maltepe, Küçükçekmece ve Gebze’den kalkıp cuma namazını burada kılmaya gelen müdavimlerin sayısı hiç de az değil. Aydınlar Camii’nde yıllardır gerçekleştirilen bu faaliyetler başka camilere de örnek olmuş ve birkaç cami daha benzer şekilde insanlara hizmet vermeye yönelmiş. Ahmet Yüter, tüm bu çabaları ve olumlu neticeler sonucu Milli Olimpiyat Komitesi tarafından ‘Fair Play’ ile ödüllendirilen tek imam olmuş. Ödülü aldığı sırada “Bu gece siz bizim kafamızdaki imam algısını yıktınız. Siz camiyi üniversiteye çevirmişsiniz. Toplumu kaynaştırmış, sevgi, saygı, hoşgörü ve bilgi aşılamışsınız” diyen insanlarla karşılaşması “İmamlar geçmişte sinemada, edebiyatta çok hakir ve gerici aksettirilmişlerdir.

Ben imamların böyle olmadığını kendi hayatımda ortaya koymaya gayret ettim” diyen Ahmet Yüter için ayrı bir iftihar kaynağı olmuş.“Çocukları tek kanatlı yetiştirmemek gerekir” diyen Ahmet Yüter, onlar için de yaz kursları düzenliyor. Bu kurslarda dini bilgilerin yanı sıra bilimsel bilgilere, onları eğlendirecek ve geliştirecek faaliyetlere yer veriyor. Camide kurs gören çocukların bir futbol takımı bile var. Hafta sonları İstanbul’un tarihi ve kültürel yerlerine düzenlenen geziler de yapılıyor. Böylece büyükler kadar çocukların da tarihi solumaları, farklı yönlerden İstanbul’u tanımaları, hissederek yaşamaları amaçlanıyor. Çocuklar hediyesiz de bırakılmıyor. Düzenlenen yarışmalarda dereceye girenlere ödüller veriliyor.

Şehirde gerçekleşen kültür faaliyetlerinden cemaati haberdar etmek ve yönlendirmek, toplumu dünyanın gidişatından haberdar etmek, hem eğlenmek hem de yakınlık bağlarını pekiştirmek için cemaatle beraber düzenlenen piknikler de bu sıradışı caminin faaliyetleri arasında yer alıyor.

Bu yazı 17 Nisan 2011 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır

2