Kulak akıntısı ihmâle gelmez!

Kulaktaki akıntının kötü kokulu olması, sık sık tekrarlayan orta kulak iltihaplarının tehlikeli bir türüne işaret edebiliyor ve ameliyatla kontrol altına alınması gerekebiliyor

Kulak akıntısı ihmâle gelmez!

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Tuncay Uluğ, bu hastalıkla ilgili şu bilgileri veriyor:

KULAK AKINTISI NEDİR?

Kulak akıntısı; genelde akut veya sık tekrarlayan orta kulak iltihaplarında görülen, nadiren de dış kulak iltihapları gibi başka hastalıklarda oluşan akıntıları ifade eder. Diğer taraftan bebek ve küçük çocukların, sıvı yapıda olabilen normal kulak salgıları, kulak akıntısı ile karıştırılmamalıdır. Sıklıkla küçük çocuklarda görülen, kulak ağrısının eşlik ettiği, ani gelişen kulak akıntıları, geçici minik zar deliğiyle seyreden akut orta kulak iltihaplarının işaretidir. Halbuki daha büyük çocuklarda ve yetişkinlerde görülen, işitme kaybının eşlik ettiği, sürekli veya tekrarlayan kulak akıntıları, kalıcı orta-büyük zar deliğiyle seyreden sık tekrarlayan orta kulak iltihaplarının işaretidir. Bu tip kulak akıntılarının kötü kokulu olması, orta kulak iltihaplarının iki tipinden tehlikeli formu olan kolesteatomu işaret edebilir.



Kolesteatom nedir?

Kolesteatom, cilt dokusunun olmaması gereken orta kulak ve ilişiklerinde yerleşip büyümesi sonucu oluşan tehlikeli yapıdır. Bu hapsolmuş cilt ve onun ürünü olan keratin giderek büyür, büyüdükçe özellikleri değişir, daha hızlı çoğalmaya başlar. Sonrasında da kolesteatom dokusu ve döküntüsü denilen kompleks bir yapı oluşturur. Oluşan kolesteatom yapısı ise, kemikte erimeye yol açar. Böylece bir yandan kötü kokulu akıntı, bir yandan zar deliği ve kulak kemikçiklerinin harabiyeti sonucu ciddi işitme kayıpları, bir yandan da kolesteatom-kemik harabiyeti-enfeksiyon-iltihap sarmalı oluşur. Yüz felcinden beyin apsesine kadar hayati komplikasyonlara yol açablecek bu rahatsızlığa acil müdahele edilmesi gerekir.

.