Kronik yorgunluğunuz varsa C vitamini alın

Geçmeyen kas, kemik, eklem ağrılarınız varsa, kendinizi sürekli yorgun hissediyorsanız dikkat! Sizde C vitamini eksikliği olabilir. Az uyuyan, çok çalışan, fazla alkol ve sigara tüketen kişilerin C vitamini ihtiyacı daha fazla!

Kronik yorgunluğunuz varsa C vitamini alın

Hazırlayan: ÖZGÜR GÖKMEN ÇELENK

Vitaminlerin yaşamsal önemi tartışılmaz. C vitamininin önemi ise çok eskilere dayanıyor. 1700’lerde Amerika kıtasına yolculuk yapan denizcilerde dişeti kanamaları, ciltte incelme, kahverengi lekelenmeler, eklem ve kemiklerde ağrı, aşırı halsizlik, iyileşmeyen cilt yaraları ve enfeksiyonlar sık görülüyor. Tıp tarihindeki ilk karşılaştırmalı çalışma bu zamanda yapılıyor. Gemicilere C vitamini içeren besinler (günde 2 portakal ve 1 limon) veriliyor. Görülüyor ki, bu kişiler diğerlerine göre daha hızlı iyileşiyor.

Kimlerin ihtiyacı daha fazla?

C vitamini cildin, eklem -bağ dokularının, kemiklerin, damarların dayanıklılığı ve elastikiyetini sağlayan elastan molekülünün üretimini sağlıyor. Ayrıca vücutta oksidasyonu (yıpranma ve yaşlanmayı) önlüyor. Şu kişilerde C vitamini ihtiyacı artar:

- Psikolojik ve fiziksel baskı altındaki kişilerde,

- Ağır spor yapanlarda veya ağır işçilerde,

  -Yeni ameliyat geçirenlerde,

  -Süreğen hastalıkları (örneğin romatizma) olanlarda,

- Az uyuyan, çok çalışanlarda,

- Fazla alkol ve sigara tüketenlerde,

- Gebelik ve emzirme döneminde,

- Yüksek doz aspirin, parasetamol, idrar söktürücü, ağrı kesici, kortizon kullananlarda,

  -Enfeksiyon hastalıklarıyla boğuşanlarda,

  -Kemik ve kas dokusu gelişimi devam eden büyüme çağındaki çocuklarda,

-Adet döneminde kanaması fazla ve vücudunda ödem gelişenlerde,

  -Yoğun düzeyde alerjisi olanlarda,

- Ağır mantar enfeksiyonu bulunanlarda,

- Yaraları geç iyileşenlerde,

- Şeker kontrolü bozuk şeker hastalarında,

- Demir eksikliğine bağlı kansızlığı olanlarda.

Vitamin kaybına karşı

- Oda ısısında ağzı açık bekletilen havayla temas eden portakal suyundaki C vitamini 20 dakika sonra bozulmaya başlıyor. Portakal suyunun en fazla 1 saati geçirmeden vakumlu şişeyle dolaba kaldırılması, 2 günden fazla bekletilmeden tüketilmesi gerekiyor.

- C vitamini 70 derece ısıyla bile hemen bozulmaya başlar. Mikrodalga, düdüklü tencere ve kaynatma yöntemleriyle pişirilen gıdalarda C vitamini etkisiz hale gelir. Bu nedenle fırın veya düşük ısıda pişirme yöntemlerini tercih edin.

  -Sebze ve salatalar tüketilmeden hemen önce iri parçalar halinde doğranmalı. İnce ince doğranır ve 1 saatten fazla açıkta bekletilirse C vitamininin yapısı bozulur.

- Taze sebze ve meyveleri önce ayıklayın sonra yıkayın. En son doğrayın. Sebze ve meyveleri soyup doğradıktan sonra yıkamak, suda eriyen C ve B grubu vitaminlerinin kaybına neden olur.

  -A ve C vitaminleri ve renk kaybını önlemek için salataya sirke, limon soslarını servisten hemen önce ekleyin.

Nerede bulunur?

İşte, C vitamini içeren besinler:

-Turunçgiller,

  -Taze sebzeler,

- Maydanoz,

- Yeşil biber,

- Kıvırcık salata,

- Ispanak,

- Kabak,

- Brokoli,

- Soğan,

- Domates.

- 1 tabak ıspanak yemeğinde 75-100 mg,

  -1 orta boy portakalda 75-100 mg,

  -1 orta büyüklükte greyfurtta 80-120 mg,

- 1 tabak karnabahar salatası veya yemeğinde 80-120 mg,

- 1/2 su bardağı çilekte 70-80 mg,

- 2-4 adet yeşil biberde 100 mg C vitamini bulunur.

Yürüyüş yaparken bunlara dikkat

Op. Dr. Selim Muğrabi anlattı:

  -Başlangıçta yürüyüş haftada 2 defa olmalı. Daha sonra artırılmalı. İdeali haftada 4 gündür, daha fazla yapılması profesyonel seviyeye girer. Kilo vermek için yürüyüşe çıkıyorsanız başlangıçta 20 dakikayla başlayın. Kas gücünüz arttıkça süreyi artırın.

- Uzun zamandır spor yapmıyorsanız yürüyüşe başlayacağınız zaman germe egzersizlerini ihmal etmeyin.

- Diz ya da omurga problemleriniz varsa ortopedi uzmanıyla görüşün. Böylece hangi yürüyüşleri ne kadar yapabileceğinizi öğrenirsiniz.

Yürüyüş bantları sağlıklı mı?

- En ideali sokakta ve yumuşak zeminde yürümek. Çünkü genel ortopedik problemlerin ortaya çıkmasında yürüme bandı tetikleyici. Sokaktaki yürüyüş esnasında iki ayağımızı birden yere basıyor, vücut ağırlığımızı iki ayağımıza birden eşit dağıtıyoruz. Fakat yürüme bandında vücudumuzu tek ayağımızla taşır hale geliyoruz. Yani koşar gibi yürüyoruz, vücut ağırlığımızı sırayla tek tek ayaklara bindiriyoruz. Bu da var olan diz, bel, ayak problemlerini zirveye çıkarıyor. Yürüme bandı dışında seçeneğiniz yoksa 4 km/sn’yi geçmeden, 20 dakika kadar yürüyün, 45 dakikayı aşmayın.

- Yürüyüş bandıyla ilgili ortaya çıkan en büyük iki sıkıntı diz kapağı kemiği ağrısı tetiklenmesi ve ayakta topuk ağrısının oluşmasıdır. Spora başlamadan önce bu hastalar diz üstü egzersizleri yapmalı.

Ayak tipinizi öğrenin

- Prone ayak: İçe basmak için kullanılan terimdir. Prone ayakkabılar genellikle hastaların içe basmasını engellemek üzere topuk ve kavis bölgelerinde destekli olan ayakkabılardır.

- Supine ayak: Genellikle kavisi yüksek olan ve dışa basan kişiler için kullanılan ayakkabılardır. Topukta dış tarafta bir destek vardır.

(25 MAYIS 2014 POSTA KARNAVAL EKİNDEN ALINMIŞTIR.)