Kıskançlık içinizi kemirmesin
03 Ekim 2010

Kıskançlık hepimizin zaman zaman da olsa hissettiği ama hiçbir zaman sahiplenmek istemediği ve temelinde sosyal kıyaslamanın yattığı bir duygu. Kendimize en yakın kişileri veya bizim sahip olmak istediğimiz şeylere sahip olanları kıskanıyoruz. Kıskandığımız zaman da kendimizi küçük ve aşağılık görüyoruz. Peki kıskançlık duygusu tam olarak nasıl işliyor, uzmanlar neler söylüyor? Bu soruların cevaplarını okumadan önce şu sözleri iyice zihninize kaydedin: İngiliz atasözünde denildiği gibi “Kıskançlık başkasını vurmaya çalışırken kendini vurup yaralar”... Ya da Almanlar’ın deyişiyle; kıskançlık, kendi kalbi dışında bir şey yemez!
Kentucky Üniversitesi profesörlerinden psikolog Richard Smith kıskançlık duygusunun, bizim için kırılan bir arzunun bir başkası için gerçek olduğunu görmekten kaynaklanan hayal kırıklığı olduğunu söylüyor. “Neden ben değil de o?”, “Ona olduysa bana da olabilirdi ama olmadı işte, bu hayat çok haksız ve acımasız!” İşte bunlar kıskançlık duygusunu belirleyen düşünceler.
Kıskanan ile kıskanılan arasındaki fark ise basit: Kıskanılanın daha avantajlı durumda olması. Kıskançlık arkadan konuşma, küçük görme, düşmanca davranma, aşağılamaya çalışma gibi tepkilerle ortaya çıkabiliyor. Uzmanlar kıskançlığın negatif semptomları nedeniyle bu duyguyu rahatça sahiplenip dile getiremediğimizi söylüyorlar.

Peki bu olumsuz semptomları olumlu bir yöne çekmek mümkün değil mi?

Uzmanlar ‘mümkün’ diyorlar ve bu doğrultuda kıskançlığı sağlıklı ve sağlıksız kıskançlık olarak ikiye ayırıyorlar. Olumsuz semptomların görüldüğü kıskançlık türü sağlıksız kıskançlık. Bulunduğumuz durumu değiştirip kıskandığımız şeye ulaşma yolunda girişimde ayağımıza taş bağlıyor bu duygu. Terfi eden arkadaşınızı kıskanmanız çok normal ama bunu sağlıksız kıskançlık yolunu seçerek yaparsanız kendinize bir fayda sağlayamazsınız. Terfi eden ya da sizden daha iyi durumda gördüğünüz iş arkadaşınız için “Tabii canım patronla oynaştığı için oldu. Ben de onun işini bozmazsam...” diyebilirsiniz. Ya da “Allah kahretsin! Ama yemin ediyorum ben de aynı avantajı elde edeceğim” diyebilirsiniz. İkinci seçenek sağlıklı kıskanma türüne giriyor. Psikologlar sağlıklı kıskançlığın bizi harekete geçirdiğini, hedef belirleyip, kıskandığımız şeyleri elde etmede yardımcı olduğunu belirtiyor.

Kıskançlığı yıkın
1. Herkes kıskançlık duygusunu bir şekilde hissediyor. Bu duyguya yatkın olduğunuzu kabul edin ve sonuçlarının neler olabileceğini düşünün. Unutmayın, hem kıskanç hem de mutlu olmak mümkün değil. Ya biri ya öteki!

2. Kıskançlığı normal bir duygu olarak kabul etme izni verin kendinize. Kıskançlıktan korkarsanız, bir o kadar daha zor olacaktır negatif kıskançlığın semptomlarıyla başa çıkabilmeniz.

3. En çok kıskandığınız kişilerin bir listesini yapın. Film yıldızlarından kendi akrabalarınıza kadar herkesi eklemeyi unutmayın. Sonra da bu kişileri niye kıskandığınızı yazın. Bunu yaparken açık ve dürüst olun.

4. Kıskançlık duygularınızı kontrol altında tutun. Tekrar şiddetli kıskançlık hissettiğinizde, birinin işini, evini veya eğitimini kıskandığınızda kendinizin de aynı şeyi başarmanızın mümkün olup olmadığını düşünün. Ve bunu başarmanın yolları neler olabilir diye beyninizi harekete geçirin. Hayat böyle haksızlıklarla dolu yaklaşımının sizi hiçbir yere ulaştırmayacağını unutmayın.

5. Düşüncelerinize tekrar yol gösterin: Mantıklı alternatif bulmanız gerekiyor. Karşınızdakinin kıskandığınız özelliği her ne ise, kendinizin de şanslı olduğu konuları hatırlayın.