'Kırmızı ruj modası benimle başladı'

'Küçük Sırlar' dizisinde fettan, içten pazarlıklı ve hırslı Ayşegül'ü canlandıran Merve Boluğur rolünü seviyor. O kadar seviyor ki Ayşegül karakterini büyük bir inançla savunuyor. Ama güzel oyuncu zaten mesleğine aşık

'Kırmızı ruj modası benimle başladı'

RÖPORTAJ: SUNA AKYILDIZ

[email protected]

Memo ve Ayşegül arasındaki duygusal bağ, Ayşegül’ün bambaşka bir yönünü gösterdi bize. Aslında duygusal bir tarafı da varmış demek ki. Bu yüzden mi o kadar hırslı hayata karşı?

Aslında o haliyle kalmayı kendisi de isterdi ama hayatın bazen bize yaşattığı bazı şeylerden dolayı karakterimizi daha farklı yansıtabiliyoruz.

Köşe yazarlığı teklifine Ayşegül’ün sıcak bakması onu hayranlarıyla başka bir platformda buluşturabilir mi?

Her bölümdeki Ayşegül’ün köşe yazısını www.kucuksirlarim.com blogunu takip edebilirsiniz. Bence Ayşegül’ün takipçileri için çok güzel bir fırsat. ‘Küçük Sırlar’a da ulaşabilirler. Takip ettiği moda blogları, dinlediği müzikler, beğendiği modacıların da bilgilerine ulaşabilecekler. Tamamen Ayşegül’e ve Ayşegül’ü sevenlere özel bir yer. Tabii ki aynı zamanda her bölümde yaşanılan ‘küçük sırlar’ı da sizinle blogumuzdan paylaşabileceğiz.

Ayşegül’ün köşe yazıları tüm oyunlarını açığa çıkaracak mı?

Evet, dizinin diğer karakterleri ile ilgili tehlikeli durumlar söz konusu.

“Ayşegül rolünü çok seviyorum”

Ayşegül karekteri için sizin için ne kadar önemli? Oynamak istediğiniz bir rol var mı?

Hayatıma çok etki eden ve gerçekten çok severek oynadığım bir rol. Oynamak istediğim daha farklı roller var elbette. Her projede farklı karakterleri canlandırmak istiyorum.

Kırmızı rujla o kadar özdeşleştiniz ki ben bir kozmetik firmasının sahibi olsam, sizinle reklam çekerdim. Bu tarz reklam teklifleri alıyor musunuz?

Görüştüğümüz projeler var fakat şu anda netleşmiş değil. Rujun rengi ile ilgili çok fazla reaksiyon alıyorum, markasına kadar merak ediliyor. Hatta normalde kırmızı ruj kullanmayanların bile başladığını duyuyorum. Günlük hayatımda kullandığım tek makyaj ürünü de kırmızı rujumdur.

Dizi başladığından beri Sinem Kobal’la aranızda bir rekabet söz konusu oldu, hatta Sinem’in bu duruma sinirlendiği yazıldı. Aranız nasıl? Set dışında da görüşüyor musunuz?  Herşeyin doğrusunu sizden duymak isteriz.

Başından beri birçok haber çıkıyor. Ben ilgi çeken ve başarılı olduğunu düşündüğüm kişilerin bu tarz haberlere her zaman maruz kaldığını düşünüyorum. Sonuçta bir iş yapıyoruz. Herkes elinden geleni yapmaya çalışıyor. Bu tarz haberlere takılmıyoruz. Zaten takılırsak normal yaşantımızı sağlıklı şekilde yürütemeyiz.

‘Ayşegül’ karakteri çok hırslı. İstediğini almadan vazgeçmeyen bir tip. Sizin böyle takıntılarınız var mı?

Gönülden istediğim şeylerin sayısı çok az. Bu yüzden istediğim şeylerin olması adına bir takıntım var. Ama olmuyorsa da “Hayırlısı” deyip geçebiliyorum.

“Karakter oyuncusu olmak istiyorum”

Ünlü olduğunuzu ilk ne zaman ve nerede anladınız?

Kanal D’nin sezon açılışı gecesine davetliydim. Barkovizyonda yeni dizilerin tanıtımı dönüyordu. Kendimi perdede gördüğümde heyecanlanmış ve o anın büyüsüne kapılmıştım.

Sınırlarını zorlamayı seven bir oyuncu musunuz?

Sevdiğim bir işi yapıyorum. Amacım karakter oyuncusu olmak... Her işte olduğu gibi rolünü de inandırıcı kılmak zorundasın. Benim için önemli olan da bu. Normal yaşantımızın seyrinde neler yaşanıyorsa oyunculukta da öyle olması gerektiğine inanıyorum. Kendimi zorlamayı seviyorum.

Geri çevirdiğiniz için pişman olduğunuz bir rol oldu mu?

Hayır, olmadı. Yer aldığım projeler açısından çok şanslı olduğuma inanıyorum. Çalıştığım tüm yapım şirketleriyle de her zaman ilişkilerim iyiydi. Onları da her zaman bilerek ve isteyerek seçtim. Bu konuda hislerime güveniyorum doğrusu.

Küçükken anneniz size en çok ne derdi? Neye dikkat etmenizi isterdi?

“Ne yaparsan yap, yeter ki ne yaptığını bilelim” derdi. Yani her zaman onlara karşı dürüst, samimi olmamı isterdi.

Son zamanlarda yaptığınız en iyi şey ne?

Kendimi dinlemek ve dinlenmek için kısa süre de olsa tatile çıktım. Bence bu, son zamanlarda kendim için yaptığım en iyi şeydi.

Size ne denmesinden hoşlanmıyorsunuz?

‘Güzelim’ ve ‘kızım’ gibi hitaplardan hiç hoşlanmıyorum.

Bir oyuncuda olması gereken bütün özellikleri taşıyor musunuz?

Bir oyuncunun her şeyden önce işini severek yapması lazım. Aksi takdirde çok zor bir duruma gelebilir. Bu meslekte en önemlisinin disiplin olduğuna inanıyorum, her işte olduğu gibi. Sete vaktinde gitmeyi ve bölüm senaryosuna en iyi şekilde hazırlanmaya çalışarak işimle ilgili kendi adıma en önemsediğim şeyleri yapıyorum. Ayrıca bir oyuncunun görsel ve ruhsal olarak da kendine iyi bakması lazım.

Yaptığınız en büyük çılgınlık ne?

Bunu burada paylaşmam en büyük çılgınlık olur.

(05.02.2011 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)

2