Kilo vermede kişiliğinizin rolü
20 Şubat 2011

Neredeyse hepimizin bir şekilde tecrübe ettiği gibi, dilek listesinde gerçekleştirilmesi en zor şeylerden biri kilo vermektir! Başaranlar için bunun yolu pek çok değişik şekilde olabilir ama kesin olan şu ki; kişinin vücut büyüklüğü, kas ve yağ oranı ve vücudun metabolik hızı kilo verme süresini ve çekilen eziyetin miktarını belirliyor... Peki ya bilmediğimiz? O da kişilik tipinin kilo verme başarısıyla yakından alakalı olduğu!
1995’de ilk olarak Washington Üniversitesi Tıp Okulu psikiyatristi Robert Cloninger’in ilgilendiği bu yaklaşım artık diyet uzmanlarının ajandalarında ciddi bir yer kaplıyor. 2007’de Japon Doshisha Üniversitesi psikologlarından Hitomi Saito ve ekibinin yaptığı araştırmada iki önemli kişilik tipinin kilo verme ile yakından alakalı olduğu ortaya çıktı: Nörotik kişilik ve optimist (olumlu) kişilik tipi.
Mantık kullanıp bu iki kişilik tipinden hangisinin kilo vermede kişiyi başarıya götüreceğini tahmin etmenizi istesem hangisini seçerdiniz? Mantığın yolu bir deyip olumlu kişilik tipini seçtiyseniz, yanıldınız! Tam tersine nörotiklik düzeyi arttıkça kilo vermek kolaylaşıyor. Çünkü nörotik kişiler problemleri gözlerinde büyütme eğilimlerinden dolayı kilolu yaşamayı, gerçekte olduğundan daha büyük bir problem haline getirebiliyorlar.
Ya optimistler? Onların işi zor... Yapılan araştırmaya göre kişinin optimistlik düzeyinin artışı ile kilo verme olasılığı ters orantılı. Hayata hep olumlu bakanların kilo verme şansı niye az derseniz, cevap mantıklı:
Optimist kişilikler hayatta pek az şeyi gerçek anlamda problem olarak gördükleri için, yapıları gereği kilolu olmanın getireceği potansiyel sağlık problemlerinin farkında olmamayı tercih ediyorlar ve neticede de kilo vermeleri için bir sebep kalmıyor! Araştırmalar kilo verme işini kolayca yapan kişilerin aynı zamanda ego durumlarını ölçen bir testte de daha yüksek puan aldıklarını gösteriyor. Yani egosu güçlü insanlar daha kolay kilo verebiliyor.
Bu tip kişiliklerin kendilerini kontrol altında tutabilme yetileri daha kuvvetli. Dolayısıyla bu tür kişiler kendileri hakkında daha objektif olup, düzenli spor programını daha rahat uygulayabiliyorlar. Bunu yaparken de kilo verdiklerini görmek onlar için şevk arttırıcı etki yapıyor, kendilerine güvenlerini yükseltiyor. Ayrıca maceracı kişiler sıkılgan, içine kapalı olmayıp, hayata korku ve endişeli bir pencereden bakmadıklarından, fazla kiloyu olması gerektiğinden daha az önemsiyorlar ve kendilerini sıkıntıya sokacak yaşam biçimlerini benimsemiyorlar.
Optimizme benzer olarak yenilik peşinde koşan, maceracı tiplerin de kilo vermede daha başarısız olduğunu gösteriyor araştırmalar. Bu tip kişilikler aynı zamanda çabuk ve fazla düşünmeden, dürtüleriyle hareket eden kişiler. Ve araştırmalar bu tip kişilik özellikleriyle artan vücut kitle endeksi seviyesi arasında direkt bir bağlantı olduğunu gösteriyor.

Gerçekçilik işe yarıyor

Bütün bunlardan çıkan sonuç optimist olup yenilik ve macera avcılarının fazla kiloyla yaşamaya mahkum olduğu değil tabii. Psikologlar, “Optimizm aslında kişi gerçekçi kalabildiği taktirde kilo vermede ideal bir kişilik özelliği haline gelecektir” diyorlar. Tünelin sonunda ışığı göreceğine inanan optmistler uzun çabaların sonunda çok güzel kilo vereceklerine de inanabilir. İş optimistlerin gerçekleri görerek, fazla kilonun ciddi bir problem olduğunu kabul etmelerinde bitiyor yani.

Kilo verme ihtiyacında olanlara tavsiye:

Kişilik tipiniz kilo vermeye fazla müsait değilse kişilik tipini değiştirmek çok zor olacağından yapılabilecek şey, kişiliğinizin kilo vermeyi engelleyen özelliklerini minimuma indirmeye çalışmak. Örneğin, eğer maceracı ve yenilik düşkünü biriyseniz, yeni spor şekilleri size yardımcı olabilir. Telaşçı ve düşmeden hareket eden biriyseniz bu kişilik özelliğini değiştirmeye çalışma zahmetine değebilir. Örneğin meditasyonla daha sakin bir akla ve vücuda sahip olmanız da mümkün.

Bu yazı 13 Şubat 2011 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır