Kılıçdaroğlu'ndan Haşim Kılıç'a sert eleştiri

Kılıçdaroğlu'ndan Haşim Kılıç'a sert eleştiri

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın, hukuk derslerine ihtiyaçları olmadığını belirterek, "Hukuk fakültesinde bile okumadın. Sayın Kılıç, öyle anlaşılıyor ki hukukun Haliç bölümünde yaşıyor, kokulara alıştı" dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grubunda, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç’a yönelik eleştirilerde bulundu.

CHP’nin, tek partiden çok partiye, çoğunluk sistemine geçmek için mücadele veren bir parti olduğunu, AK Parti’nin ise çoğunluğu yok edip, tek parti iktidarına geçmek istediğini öne süren Kılıçdaroğlu, "Kim demokrat, kim halkçı, kim hukuktan yana?" diye sordu.

Kılıçdaroğlu, parlamentonun Anayasa Mahkemesine üye seçtiğini, burada yargıcın birikimi, özgeçmişinin değil, listede aldığı numaranın önemli olduğunu, çünkü bu numaranın işaretleneceğini söyledi. Kılıçdaroğlu, daha sonra o numaranın AK Parti’nin oy çokluğuyla seçildiğini ifade ederek, "RTÜK’e grupları temsilen üyeler seçiliyor. RTÜK’e seçilenler ile Anayasa Mahkemesine seçilenler arasında hiçbir fark yok. Onların yakalarında, AK Parti’nin yargı mensubu olarak bir etiket taşıyacaklar. Tuz kokar diyoruz ya, yargıda tuz koktu, kokular gelmeye başladı" diye konuştu.

Türkiye’de adı konulmamış bir sıkıyönetim bulunduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin, yurttaşların 12 Eylülden çok daha ağır koşullarla karşı karşıya olduğunu iddia etti. CHP lideri, "Hiç değilse o zaman medyanın bir kısmı itiraz edebiliyordu, direnenler vardı. Şimdi tam bir suskunluk var. Medya susmuşsa, otosansür uyguluyorsa, üniversiteler, sivil toplum örgütleri konuşmuyorsa, konuşanlar yaka paça içeri atılıyorsa, Türkiye’nin içinde bulunduğu koşulları daha iyi değerlendirmek, bir şeyi daha net görmemiz lazım. Silivri, iktidara direnenlerin gittiği yerdir" görüşünü savundu.

-"BEN İÇİME SİNDİREMEM"-

Anayasa Mahkemesinde, yeni üyelerin yemin törenine işaret eden Kılıçdaroğlu, burada, "AK Parti’nin, Anayasa Mahkemesi gibi bir görüntünün olduğunu" öne sürdü.

Kılıçdaroğlu, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın, "Değişime karşı çıkan, çağın nabzını tutamayan, statükonun kibirli mensupları, artık halkı ikna edememektedir" sözünü anımsatarak, özetle şu görüşleri dile getirdi:

"Değişime hiç itirazımız yok, ama sorun şu; değişim, ileriye mi geriye doğru mu? Geriye doğru değişimi savunanlar böyle konuşurlar, ileriye doğru değişimi savunanlar demokrasiyi, hakları ve özgürlükleri savunurlar.

Sayın Kılıç, Anayasa Mahkemesinin, AKP’nin sizin daha önce verdiğiniz karara dayanarak yaptığı atamaların hukukluluğunu vicdanına sığdırıyor mu sığdırmıyor mu? Hukuktan, demokrasiden söz edeceksiniz, AKP atamaları bitirsin, yapsın, önemli değil, yeri gelince karar verilir diyeceksin.
Hukuk; ahlaktır. Ahlakın olmadığı yerde hukuk olmaz, konuşanların da ahlaktan nasip alması lazım. Ben Anayasa Mahkemesi Başkanıyım diyelim, birisi hülle yoluyla üye olarak atanıyor, ben içime sindiremem, o üyeyi geri gönderirim. Sayın Kılıç, hülle yoluyla Anayasa Mahkemesi üyeliğine atananı, hangi gerekçeyle, ahlakla kabul ettiriyorsunuz? Bütün bunları içine sindireceksin, ’HSYK da değişti, biraz daha sırtını sağlam yere dayadım’ diye başlayacaksın konuşmaya, bize hukuk dersi vereceksin. Yemezler. Senin hukuk dersine ihtiyacımız yok, hukuk dersi değil, hukuk fakültesinde bile okumadın sen. Hukuk fakültesinde okumayan bir adamın bana hukuk dersi vermeye yetkisi de olmaz. Sayın Başkan, öyle anlaşılıyor ki hukukun Haliç bölümünde yaşıyor, kokulara alıştı."

Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, kadın ve erkeğin fiziken eşit olmadığından söz ettiğini belirterek, hiçbir canlının, diğeriyle yüzde 100 fiziksel eşitliğe sahip bulunmadığını belirtti.

Erdoğan’ın derdinin, kadınları toplumun dışına itmek olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu, AK Parti’nin, kadınları sadece vitrinde gördüğünü, gizli gündemleri için çalıştırdığını, hakları için mücadele etmediğini öne sürdü.

Kılıçdaroğlu, kadınlara, "AKP’yi iyi tanıyın. AKP, kadının haklarını savunan, kadınlardan yana bir parti değil" diye seslendi.