Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a SSK yanıtı

Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a SSK yanıtı

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Müdürlüğü döneminde SSK’nın "zarar ettiği" iddialarını yanıtladı.

"Yolsuzluk konusuna gelince avucunu yalarsın" diyen Kılıçdaroğlu, genel müdürlüğü döneminde hemen hemen her partiden bakanla çalıştığını ifade etti. Başbakanın kendisini doğru yerden eleştirmesi gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, sosyal güvenlik kurumlarında "zarar" değil, "finans açığının" olduğunu, Başbakanın bunları bilmediğini savundu.

SSK’nın ilk finansman açığını 1970 yılında verdiğini, o dönemde üniversite öğrencisi olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, 2000 yılında 2 milyar lira olan finans açığının 2009 yılında 28 milyar 706 milyon liraya çıktığını ifade etti.

Kılıçdaroğlu, "Ben genel müdürüm. Beni bakanların üzerinde görüyor. Korkuyor benden. Genel Müdürüm ben. Emeklilik yaşını ben belirlemem, emekli aylığını ben belirlemem. Sen, hangi yüzle, hangi ahlakla genel müdürü suçlarsın? Şimdi soruyorum: Ben mi, sen mi daha başarılısın? 2 milyar mı, 28 milyar mı büyük? Çıkıp adam gibi cevabını ver bakayım" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, yolsuzluk dosyalarını ortaya çıkardıktan sonra "açığını bulmak için" çalışma yapıldığını, SSK genel müdürlüğü dönemindeki bütün ihalelerin incelendiğini, 17 Haziran 2010 tarihinde verilen onayda "konu hakkında yapılacak herhangi bir işlemin bulunmadığı sonucuna varıldığının" ifade edildiğini aktardı.

Kılıçdaroğlu, "Devlet senin emrinde, müfettişler senin elinde. Yaptıkları incelemede hiçbir şey bulunmadı. Peki sayın Başbakan sen hangi ahlakla, hangi siyasal tutarlılıkla benim ihale dağıttığımı söylüyorsun. Benim adım Recep Tayyip Erdoğan mı? Başbakan, millete doğruları söylemiyor" dedi.

Başbakana televizyonda tartışma çağrısını yineleyen Kılıçdaroğlu, "Gelemezler. Yürekleri yok. Yüreği olan, haklı olan insanlar gelir. Bunlarda ne haklılık, ne de yürek var" diye konuştu.

Başbakana onarımı yapılan ve önünde miting yaptığı cami ile Ege’de onarılan bazı camiler hakkındaki yolsuzluk iddialarını dile getirdiğini, Erdoğan’dan bir ses çıkmadığını bildiren Kılıçdaroğlu, "Bunların inançlara da saygısı yok. Bunların Müslümanlığı kendilerine ait. Milletin ibadet ettiği yerde yolsuzluk yapacaksın, sonra gelip bana laf uzatacaksın. Biz kazandığımız her kuruşu alın terimizle kazandık. Boğazımızdan haram lokma geçmedi. Bunu önce Başbakan bilsin" şeklinde konuştu.

Başbakanın açılışlarını yaptığı tesisleri arkadaşlarına incelettirdiğini, badana boyası yapılan, çatısı aktarılan tesislerin ve istinat duvarlarının açılışlarının yapıldığını belirten Kılıçdaroğlu, "Recep Tayyip Erdoğan, milleti kandırıyor. Millete yalan söyleme, Allah’tan kork. Üstelik bunun için devletin uçağını, otobüsünü kullanıyorsun. Aldatanlar ve Kandıranlar Partisi... AKP, budur" dedi.

-BAROLARIN BİLDİRİSİ-

Gazetelere bugün 24 baronun "yargı ile ilgili kaygılarını dile getiren" ilan verdiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, "Diğer barolar nerede? Korkuya mı teslim oldular? Korkuya teslim olmayan baro ya ’evet’ ya ’hayır’ der. Niye ses çıkarmıyorlar? Neden korkuyorsun? Ya çıkıp adam gibi ’yapılan doğrudur, destekliyoruz’ deyin ya da ’karşısındayız’ deyin" diye konuştu.

-"ELBETTE DİRENECEĞİZ"-

Yargıtay ve Danıştay ile ilgili düzenlemeler içeren tasarının Adalet Komisyonundaki görüşmeleri ile ilgili değerlendirmeler de yapan Kılıçdaroğlu, "AKP mutfağında hazırlanan tasarının" kimsenin görüşü alınmadan acele bir şekilde yasalaştırılmak istendiğini ileri sürdü.

"AKP’nin parlamentodaki sayısal üstünlüğünü kullanarak muhalefeti susturmaya çalıştığını" iddia eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Komisyonda oylama yapılıyor. Milletvekili 5 dakikadan fazla konuşmasın, birden fazla önerge olmasın... Eller kalkıp iniyor. Ne olacak? CHP milletvekilleri, AKP’nin figüranı mı olacak? Biz bunu mu kabul edeceğiz? Bunu reddediyoruz. Senin figüranların var zaten orada. Senin emir kulların var zaten orada. Efendim niye istifa ediyorsunuz? Sen önce kendine bir sor bakalım Sayın Başbakan, niye 5 dakika ile sınırlandırıyorsun? Bırak muhalefet de konuşsun. Hayır o konuşmasın. 5 dakikada böylesine önemli bir konuyu dünyanın hangi parlamentosu konuşmuş? Zorla meşru zeminlerde tartışmanın önüne geçmek istiyorlar. Baskı kuruyorlar. Baskı kurup meşru zeminlerde belli konuların tartışılmasını istemiyor. Elbette direneceğiz. Elbette ki itiraz edeceğiz. Başbakanın anlamadığı bir şey var. CHP’lilerin kendileri gibi biat kültürü sonucu parlamentoya geldiğini sanıyor. Biz öyle değiliz. Düşüncelerimizi özgürce dile getiriyoruz. Demokrasinin güçlendirilmesi için her türlü mücadeleyi yapacağız. Medyaları, güvenlik güçleri var. Kim olursa olsun haklı bildiğimiz yoldan ayrılmayacağız."

-"HİZBULLAH İLE KANKA"-

Kemal Kılıçdaroğlu, iktidar partisinin Doğu ve Güneydoğu’da "Hizbullah ile kanka" olduğunu ileri sürerek, Erdoğan’nın "derneklerin demokratik dernek olduğunu" söylediğini ifade etti. Kılıçdaroğlu, bu dernekler hakkında mahkeme kararı olduğunu belirterek, "Demokrasi bunların kafasındaki bir olay değil. Zaten daha önce söylemişlerdi. Tren gibi, durağa gelince ineriz. Demokrasi bir araçtır onlar için" diye konuştu.
Yargıtay’ın üye sayısının azaltılması için hazırlanan tasarıda Erdoğan ve bakanların imzasının bulunduğunu, şimdi üye sayısının artırıldığını kaydeden Kılıçdaroğlu, "Kim kıvırıyor, çıksın Başbakan anlatsın" dedi.

Bağırmayla çağırmayla sorunların çözülmediğini, "boş varilin sesinin yüksek çıktığını" kaydeden Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:
"Öyle bağır çağır, hakaret et, küfür et... Yok öyle şey. Halka doğruları anlatacağız ve oy isteyeceğiz. Gerekirse bütün örgütlerimiz sokak, sokak, cadde, cadde, mahalle, mahalle örgütlenecek. Tek başına iktidar için mücadelemizi vereceğiz. Baskıya şiddete göğüs gereceğiz. Baskılara direnmek her CHP’linin temel görevi olmak zorundadır."

-"BİZİ MODEL ALIN"-

Tunus ve Mısır’da yaşananlar konusunda da değerlendirmeler yapan Kılıçdaroğlu, bu ülkelerde yaşananların gücün tek elde toplanmasının sonucu olduğunu ifade etti.

O ülkelerde de demokrasi ve özgürlük istediklerini bildiren Kılıçdaroğlu, "Bizi model alın. Türkiye Cumhuriyeti modeli Mustafa Kemal’in modelidir. Bu model insan haklarına saygılı, kadın erkek eşitliğine dayalı, sosyal devlet modelidir. Bu modeli Ortadoğu’da da isteriz" dedi.