Kılıçdaroğlu'ndan 'Erdoğan' örneği

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, YSK'nın veto kararının ardından, Meclis'i toplantıya çağırma kararının arkasında olduklarını söyledi

Kılıçdaroğlu'ndan 'Erdoğan' örneği

Kılıçdaroğlu, partisinin ekonomik paketini açıklamak üzere İstanbul Hilton Oteli’ne gelişinde, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), ’bazı belgeler gelirse veya eksik evraklar gelirse, sorunu aşabiliriz’ yönündeki açıklaması, bizim açımızdan da son derece olumlu bir açıklamadır. Eğer YSK’nın kararıyla sorun aşılabiliyorsa, hiçbir sorunumuz yok, kendilerine teşekkür ediyoruz, sorun aşılamıyorsa, yine söylediğimiz yerdeyiz. Biz özgürlük, demokrasi istiyoruz. Biz, nasıl ’Recep Tayyip Erdoğan seçime katılamaz, bu konuda yasalar engeldir’ dendiği zaman, anayasa değişikliği dahil, yasaları, değiştirmek için karar verdik ve Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı parlamentoya taşıdıysak, demokrasinin gereği olarak bunu yaptıysak, aynı şeyi diğerleri için de yapacağız" dedi.

CHP, ekonomi programını açıkladı

"POPÜLİZM DEĞERLENDİRMESİNİ ANLAMIYORUM"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bazı bağımsız milletvekili adaylarının adaylıklarının iptal edilmesi üzerine, sorunun aşılması ve seçim barajının indirilmesi için TBMM’yi olağanüstü toplantıya çağırmasıyla ilgili açıklamalarının "popülizm" olarak değerlendirilmesini anlamakta zorlandığını söyledi.

CHP Lideri; YSK’nın kararının ardından yaptığı değerlendirmelerin "popülizm" olarak nitelendirilmesine ilişkin bir soru üzerine şunları söyledi:

"Benim yaptığım açıklamanın popülizm olarak değerlendirilmesini anlamakta zorlanıyorum. Biz Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı parlamentoya taşırken popülizm mi yaptık? O gün ne yaptıysak bugün de aynı şeyleri söylüyoruz. Ama bizim söylediklerimizden onların rahatsız olduklarını biliyoruz. Onların rahatsız olmaları, bizim doğruları söylememize engel değil. Biz her yerde, her ortamda inandığımız doğruları söyleyeceğiz. Demokrasi ve özgürlüklerden yana ne gerekiyorsa hepsini söyleyeceğiz. Demokrasiden, vatandaştan korkmayacağız."

-"ARZU EDERLERSE YÜZDE 10 BARAJINI HEMEN TOPLANIP KALDIRABİLİRİZ"-

Bazı partilerin bağımsız aday göstermek zorunda kalması ve ardından yaşananların sorumlusunun 12 Eylül rejiminin getirdiği Siyasi Partiler Yasası’ndaki yüzde 10 barajı olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Siyasi partilere diyorsunuz ki ’Yasaları dolanarak, seçime girin’. Yasaları dolanarak seçime girdiğiniz zaman da bu tür olumsuz tablolar çıkıyor. Baştan beri ’yüzde 10 seçim barajını kaldıralım, buyurun gelin, parlamentoya’ diye söyledik. Popülizm mi yaptık? Hayır. Kurultayda söyledik, ’Kanun teklifi veremezsiniz’ dediler, kanun teklifi verdik. Arzu ederlerse yüzde 10 barajını hemen toplanıp kaldırabiliriz. Bu, seçim sürecinde söylediğimiz bir söz değil, seçimlerden çok daha önce, seçimler daha belli değilken söyledik. Yüzde 10 barajı, demokrasinin önündeki en ciddi engellerden biridir. Yüzde 10 barajıyla milletin iradesine hırsızlık yapılmaktadır. Ben bir partiye oy vereceğim, benim verdiğim oyla bir başka parti milletvekili çıkaracak. Bu milli irade midir? O açıdan demokrasiyi, özgürlüğü insan haklarını, her ortamda savunmak bir siyasal partinin temel görevlerinden biridir. Bunun popülizmle yakından uzaktan ilgisi yoktur."

-"SAVAŞ OLSA BU PARLAMENTO TOPLANMAYACAK MI?"-

Kemal Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin sorusu üzerine de yeniden aday gösterilmeyen milletvekillerinin halen milletvekili olduklarına dikkati çekerek, "Yeni milletvekilleri seçilip, parlamentoda yemin edinceye kadar da milletvekili görevleri sürmektedir. Yarın savaş olsa bu parlamento toplanmayacak mı? Yarın Türkiye ile ilgili çok önemli bir karar alınması gerekirse ya da önemli bir yasanın çıkarılması gerekirse bu parlamento toplanmayacak mı? O nedenle biz seçim listelerinde yer almayan milletvekilleri, toplanmaz, karar vermezler gibi bir ucuz eleştiriye kendimizi kaptırmayalım. Böyle yaparsak, değerli milletvekillerine haksızlık yapmış oluruz. Onlar geçmiş süreç içinde parlamentoda onurla görev yaptılar, çalıştılar, emek harcadılar. ’Onlar listelerde yer almadı, küsecekler, parlamentoya gelmeyecekler, oy kullanmayacaklar’ gibi bir düşünce, onlara haksızlık yapmamıza neden olur diye düşünüyorum" ifadesini kullandı.