Yandex.Metrica

Yeni Yazısı > Kendi silahıyla - 19.12.2009

Kendi silahıyla
19 Aralık 2009

İlk yarıda ve son devredeki Bursaspor’un hakkını teslim etmek gerekir. Özellikle suyla kaplı İnönü’de rakibini sürklase eden Bursaspor’un her hattıyla üstün oluşu zaten galip geleceğinin işaretiydi. Bu işler kehanetle olmuyor. Kağıt üzerinde Beşiktaş ile Bursaspor’u karşılaştırdığınız zaman İMKB’de ağır basan Beşiktaş. Sahada ağır basan ise Bursa.

Bu maç ilk yarıdaki koşullar ile Jüpiter ya da Mars’ta oynansaydı yine Bursaspor kazanırdı. Sezar’ın hakkını Sezar’a. Artık balayındayız diyerek futbolcuları maça konsantre etme modası geçti. En ağır sahada gerdeğe girmek gerekiyor. 45.41’de Sercan su balesinden çıkardığı pozisyonu dışarı vurmasa Beşiktaş’ın defteri zaten orada dürülecekti, ama sonrasında durumu 2-1’e getirdikten sonra yaşadığına talihsizlik diyebilir miyiz? Rüştü’nün sakatlanışı, Ferrari’nin çıkışı, talihsizlikler zincirini Beşiktaş adına getirdi. Nihat’ın ilk yarıda hiçbir şey yapmadığını ifade edersek yine de 2-3 Beşiktaş için büyük başarı! Bu bakımdan 2-1’i koruyamıyorsanız da her ne kadar sahada sulu sepken de olsa bu bu sizin oraya ayak uyduramadığınızın açık bir ifadesidir.

Tolga Özkalfa’nın ilk Beşiktaş golünde düdüğü çalmadan Tello’nun ortasının gol olması, acaba moral hocası İsviçreli karşısında nasıl izah edilir? Ama bir başka gerçek de aynı Tolga Özkalfa’nın Ozan’ın çift sarı karttan atılamayışının altının çizildiğidir. Beşiktaş bu maçı kazanabilirdi. Ama aslarının kifayetsiz, birazcık da emekli durumunun hasıl oluşu, genç Bursaspor’a bu maçın galibiyetini getirdi. Ertuğrul Sağlam’a şapka çıkartın. Beşiktaş ise bundan sonra hangi yabancıyı gönderecek yönetime soracaksınız.