Kalbi korumak için vitamin kullanmalı mı?
06 Şubat 2011

İyi bir multivitamin, kalp sağlığınız için önemli olan mikro besin maddelerini sağlayabilir. Belirtilen dozlarda aşağıdaki vitamin ve mineralleri içeren bir multivitamin kullanmak kalbiniz için yararlı olabilir. Ayrıca, uygun vitamini günde iki kere almanız, gerçek yaşınızdan 6 yaş daha genç görünmenizi sağlayabilir. Ayrıca, vücudunuzun ihtiyacı olan diğer vitaminler ve miktarlarını öğrenmek için vitamin/mineraller testi de yaptırmanız faydalı olacaktır. Önerilen bazı vitaminler ve yararları:

 -Magnezyum (günde 400 mg): Kalp ritminizin düzenli olmasını sağlamaya yardımcı olur ve günde iki kere 600 mg kalsiyumla birlikte tansiyonu düşürür.

Kalsiyumu iyi bir şekilde emebilmek için vücudunuzun D vitaminine ihtiyacı vardır. 60 yaşın altındakiler için günlük 400 IU (uluslararası birim) 60 yaş üstü kişiler için günlük 600 IU alınması kan damarlarındaki iltihaplanmayı azaltabilir.

-C vitamini (günde iki kere, 600 mg) ve E vitamini (günde 400-800 IU) ikilisi, birleştiklerinde antioksidan etkisi yaratır. Birlikte alındıklarında, ayrı ayrı alındığından çok daha etkilidirler. (statin ilaç kullanıyorsanız, takviye olarak aldığınız C vitaminini günde iki kere 100 mg ve E vitaminini günde 100 IU’dan daha fazla almayın). C ve E vitaminleri, statinlerin anti-inflamatuar etkisini engeller. Kolesterol etkileri değişmez, yalnızca anti-inflamatuar etkileri değişir ama bunlar statinlerin yararının yüzde 40 veya daha fazlasına tekabül eder.

- Potasyum: Atardamar sağlığı açısından yararlıdır (yiyeceklerden alabilirsiniz: günde 4 meyve, özellikle muz, avokado ve kavun)

-Günde 1500 IU A vitamini alın ama 2500 IU’dan fazla olmasın. Fazla dozda A vitamini, dokuları oksitleyebilir ve bu da DNA’ya zarar verir. Finlandiya’da yapılan bir araştırma, A vitamini alanların akciğer kanseri, damar sertleşmesi (ateroskleroz) ve sigara içenlerde felç olma riskinin daha yüksek olduğunu gösterdi.

-Folik Asit: Bir B vitamini olan folik asitin, insan sağlığında birçok yerde gerekli olduğu kanıtlanmış bir gerçek ama kalbinizin sağlığı için çok önemli bir rol oynuyor: Günde 700 mikrogram folik asit, homosistein seviyelerini sağlıklı düzeylere düşürür ve homosistein seviyesi 26 mg/dL (hedef almanız gereken seviye 9 mg/dL’den az olmalıdır) olan kişileri 6 yaş gençleştirir. Vücudunuz yiyecekten alınan folik asiti sadece kısmen emer bu yüzden besin takviyesi almak yeteri kadar folik asit aldığınızı garantilemenin en kolay yoludur. Ancak, aynı zamanda B-6 ve B-12 de almalısınız çünkü folik asit bazen onların eksikliğini ortaya çıkarır.

Depresyon kalbi nasıl etkiler?

 Depresyon derken futbol bahsinde para kaybetmeyi kastetmiyorum. Uzun vadede daha pasif olumsuz duygusal bir durum kalbinizi doğrudan etkiler. Depresyondaki insanlar depresyonda olmayan insanlara göre 4 kat daha fazla kalp krizi geçirme riskine sahipler. Çaresizlik hissi bağışıklık sistemini zayıflatır. Bunun ötesinde, depresif bir ruh halinin vücudumuzu nasıl etkilediği hakkında daha çok şey öğrenmeliyiz. Şu anda bildiğimiz şey, vücudumuzu son derece etkilediği...
Örneğin bir araştırma, depresyonun trombosit agregasyonu artırdığını gösterdi. Yani bu da, depresif olmanın damar tıkanıklığı ve damarları daha çabuk yaşlanmaya yatkın bir hale getirdiği anlamına geliyor. Profesyonel yardım istemek ve depresyonla başa çıkmak önce bunu fark etmenizi gerektirir ve yardım almak ya da arkadaşlarınıza yardım almalarında yardımcı olmak, belirtilerin azalmasında yüzde 90 etkilidir, 3 ay içinde de sonuç verir. Terapi veya ilaç yoluyla yardım almak siz ve kalbiniz için atılması gereken ilk adımdır.

İyi kolesterol nasıl yükseltilir?

Her şeyi düşürmeye çalışırken, bu sefer vücudunuzdaki bir şeyi yükseltmek istiyoruz; HDL (iyi kolesterol) seviyenizi... HDL, yüksek yoğunluklu lipoproteinler tarafından taşınan iyi kolesteroldür. HDL değerlerinizin en az 40 olması gerekir. HDL’nizi yükseltmek için size birkaç yol önereceğim: 
- Zeytinyağı (günde bir yemek kaşığı), balık (günde 113 gram) ve cevizde (günde 12 adet) bulunan sağlıklı yağları tüketmek 
- Günde 30 dakika yürümek veya fiziksel aktivitede bulunmak
-Daha yeni bir statin kullanmak
-Her akşam bir kadeh alkollü bir içki tüketmek. Ancak, eğer alkol bağımlılığı sınırındaysanız veya alkolle ilgili başka problemleriniz varsa bu tavsiyeyi atlayın.

Kalp atışları nasıl hızlanıp yavaşlıyor?

Kalp doğru çalıştığı zaman müthiş şekilde işleyen bir makine gibidir. Kasları donatan kan damarları gerektikçe genişleyen bisiklet iç lastiği gibi açılır ve esner. Kalbinizden çıkan damarlar kanınızı, ne kadar ihtiyacınız olursa olsun bir yerden öteki bir yere vücudunuz boyunca götürüp getirir. Kalbiniz o kadar güçlüdür ki, hangi durumda olursanız olun, koşu bandında koşsanız da, kızgın köpekten kaçıyor olsanız da pompalama gücünü ayarlayabilir. Hayatınız boyunca, dakikada 60-70 kez yumruğunuzu sıkıp açtığınızı düşünün. İşte kalbiniz, hiç yorulmadan aynen bunu gerçekleştiriyor. Bu pompalama işlemi, siz dinlenirken 5 litre kan sağlıyor. Yüksek eforlu bir durumda ise aniden 20 litre kan pompalanır. Kalbiniz büyük değişimlerle baş etmek için donatılmıştır. Gaza basıp hareket ettiğinizde, sağlıklı bir kalp her bir atışta daha fazla kan sağlayarak daha etkili bir şekilde pompalamaya başlar. Ancak kalp atış hızı sadece mecbur kaldığında artmaya başlar. Bu da, egzersiz sonrası doktorların nabzınızı ölçüp sağlığınızla ilgili ipucu edinmelerinin nedenidir.

Damarlar tıkandıkça sağlık daha da mı bozulur?

Kalp hastalıklarıyla ilgili en ilginç görüşlerden biri de şudur: Bazen atardamarı daha da tıkalı bir kişi (damarın yüzde 90’ını tıkalı kabul edersek) yalnızca yüzde 50’si tıkalı olan bir kişiden daha iyi durumdadır.
Nasıl mı oluyor? Atardamar 20 yılını parti düzenlemekle geçirdiyse (bu giderek plak birikmesine ve daralmaya neden olur) vücudunuz bu zaman içinde en azından birkaç yılını kan akışının yolunu atardamardan saptırmayı öğrenmekle geçirmiştir. Buna kollateral kan akımı denir. Bu, her gün işe gidip gelirken üzerinden yürüdüğünüz köprünün tek şeride dönmesi gibidir. Haftalar veya aylar sonra iş yerinize gitmek için yeni yollar keşfedersiniz. Vücudunuz da öyle; trafiğe kapalı ana damara yardımcı olmak için yeni kan damarları oluşturur ve bu insanların yaralanmalardan kurtulmaları için geliştirdikleri müthiş bir uyarlanabilir tepkidir. Damarlar tıkandığında etraftaki kana susamış dokular yeni kan üretimi için protein salgılarlar. Fiziksel olarak aktif olmak da dokuların daha çok kan talebinde bulunmasını sağlar. Görüyorsunuz egzersizin mucizeleri saymakla bitmiyor!
Diyelim ki, bu tek şeritli köprüye alıştınız ve bir gün gişelerin oraya geldiğinizde bütün köprünün kapandığını gördünüz. Orada kaldınız. Benzer şekilde, eğer büyük bir pıhtı kendi yerinden çıkıp bir şekilde daralmış olan atardamarlarınızda dolaşıp duruyorsa, orada bir yer bulabilir, yalnızca hızla gelip geçmez.
Bu durumun gerçekleşmesi yüzde 50 pıhtılaşmayla daha olasıdır. Neden mi? Kanınız daha rahat dolaşmış ve vücudunuz da ekstra yol ve alternatif bir köprü oluşturmaya gerek görmemiş olabilir. Bu pıhtı yeni yolda tıkanıp kaldığı zaman, ana köprü tıkanır, kalbiniz yeteri kadar oksijenli kan alamaz ve bu trafik sıkışıklığı ölümcül olabilir. Pıhtı, atardamarı tıkar ve atardamarın beslediği kalp kası ölmeye başlar. Buna kalp krizi deriz.

Dr. Öz Show Digitürk Home TV’de hafta içi her gün13:30 ve 19:00’da.

Bu yazı 30 Ocak 2011 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır

3