Yeni Yazısı > Kalben söylenen iyilik getirir - 24.06.2014

Kalben söylenen iyilik getirir
24 Haziran 2014

Rumuz: Kararsız Karamsar

İlişki Durumu: İlişkisi var

Kalben söylenen iyilik getirir

Soru: Esra Hanım merhaba. Yaklaşık on senedir tanıdığım biriyle iki aydır birlikteyiz. Daha önce de denemiştik ama pek olumlu sonuç vermemişti. Şu anda birlikteyiz ve çok hızlı başladık diyebilirim. Ben evlilik planları yapmazken kendisi evlilik planları yapmaya başladı. Ailemle tanışmak istedi, tanıştırdım. Ben de onun ailesiyle tanışacaktım ama türlü türlü bahaneler sunmaya başladı. Ailem istemiyor, eski ilişkimden çok yara aldıkları için hayatımda birisini istemiyor vs. gibi bir sürü şeyler. Görüşmek istediğimizde yine bir sürü bahaneler. Benimle görüştüğü zaman ailesinden saklıyor ve bana hep biraz anlayışlı ol ve bana zaman ver diyor. Beni gerçekten sevdiğini ve kendi ailesine bir şeyler ispatlaması gerektiğini söylüyor. İlk başta çok olumlu çok güzel düşüncelerle başlayan ilişki, şimdilerde daha kötü bir hal almaya başladı. Evlilikten söz etmez oldu. Aileme de çok mahcubum. Ayrılmak istedim ama ayrılmadı, bırakmadı beni. Ne yapmam gerekiyor hiç bilmiyorum.

Cevap: Sevgili okurum öncelikle ailene mahcup olman gereken bir durum yok. Seninle evlenmek istediğini söyleyen birini sen de bu niyette olduğun için tanıştırmışsın. Bu kişinin dengesiz hareketlerinden sen mesul değilsin. Ailenle ilgili yapman gereken içtenlikle onlarla konuşman ve durumu izah etmen. Olduğu gibi aktar. Doğru ve içten söylenen her zaman iyilikler getirir. Esas konuya gelince ayrılmak istiyorsan ayrılırsın. Beni bırakmadı cümlesi senin de ondan şuan tam ayrılmak istemediği söylüyor. Olabilir. Bazen ilişkinin devam etmesinin olumsuz sonuçlar yaratacağını bile bile devam edebiliriz. Ancak benim tavsiyem bu ilişkiye biraz mola verip ayrı kalman. Bu süreçte de kalbin bu kişi için ne diyor hislerini dinlemen. Böyle zamanlarda sağlıklı karar verebilmek için bir müddet ayrı kalınması gerekir.



Rumuz: Yine mi aldatıyor

İlişki Durumu: Evli

Aldatan sadece kendini aldatır


Soru:
Merhaba Esra Hanım. Ben üç yıllık evliyim ve evliliğimin ilk birinci ayında eşimden şiddet görmeye başladım. Sebebini uzun uzun açıklamama sanırım gerek yok. Çünkü şiddetin gerekçesi yoktur. Zaten benimki de tamamen saçma bir sebepti. Sonuç itibariyle ben yine evliliğimi yürütmeye çalıştım. Sürekli kavgalar tartışmalar ikinci senemde aldatıldığımı öğrendim. Ona göre sebep benimle değil de arkadaşlarıyla daha çok vakit geçirmek istemesi, sıkmışım falan beni aldatmış. Ben memleketimden uzak bir yere gelin geldim ve burada kimsem yok. Dolayısıyla eşimle vakit geçirmek istiyorum ve seviyorum da. Zaten ikimiz de çalışıyoruz. İkimizin de boş vakitleri bellidir. Neyse ben yine affettim onca çektiğim eziyeti acıyı yuttum affettim devam ettim. Bugünlerde sanki ben yine aldatılıyormuşum hissi verdi. Şu an yedi aylık hamileyim. Bu aldatma olayı hamileliğimden yaklaşık iki ay önce falan olmuştu. Ve birkaç aydır her şey çok güzeldi. Ama şu son zamanlarda yine hep arkadaşlarıyla vakit geçirmek istiyor. Küçük bir tartışmadan günlerdir benimle konuşmuyor. Bu halimle beni çok perişan etti. Beni umursamaz tavırları  üzüyor, ağlatıyor hiç umurunda değilim. Kendimi geçtim bebeğine bile acımıyor. Günlerdir çok derin acı içindeyim çekip gittim ev tutarım çalışırım dedim ailem izin vermedi. Memlekete dönersin dediler ve memlekete döndüğümde de daha zor olacağını biliyorum. Bizim oranın insanları, çalışma şartları, ailemin baskıları falan beni tamamen bitireceğini bildiğimden burada hayatımı devam ettirip ayrılmak istedim.  Çıkış yolu bulamıyorum aldatıyor mu bu hallerinin sebebi nedir? Ona sorsan vicdanı çok rahat ve hak ettiğimi düşünüyor. Oysa ben onun hiçbir yönden hiçbir şeyini eksik etmedim. Her şeyine tamam dersem benden iyisi yok. Lütfen yardım edin ne yapmalıyım?

Cevap: Değerli okurum gönlünü ferah tut ve bebeğine odaklan. Anne karnındaki masum bebek senin yaşadığın her türlü duyguyu hissediyor. Kolay değil biliyorum ama anne sıfatının verdiği güç ile bunu yapabileceğinden eminim. Her zaman her koşulda geçerli olan bir kural var. Aldatan kendini aldatır. Ve üçüncü kişiler sonuçtur. Hiçbir zaman neden değildir. Yani senin eksikliğinden ya da yetersizliğinden dolayı eşin seni aldatmadı. Kendiyle ilgili sıkıntıları, iç dünyasında halletmediği sorunlar nedeniyle bunu yaptı. Bir kez bunu yaşadığın için tekrar yapar mı endişesinde olman normal. Ancak takıntı haline getirmemelisin. Ömrünü bir insanı sürekli takip ederek geçirmek sana verilen hayatı kötüye kullanmaktır. Kim ne yaparsa karşılığını görür. Senin önceliğin şuan için bebeğin. Sonrasında ise işine devam etmen ve eşini takip etmeyi bırakman. Şundan eminim ki sen onu takip etmediğinde hareketleri değişecek. Yapman gereken eş olarak sorumluluklarını yerine getir. Bebeğine odaklan. Şuan ayrılmayı düşünme. Lütfen eşinin hareketlerini yorumlama, ona bir şey söyleme ve rahat bırak. Senden ricam on gün bu şekilde davranman. Sonrasında bana değişimleri yazmanı rica ediyorum. Aldatan kişiler için her zaman iki seçenek vardır; ya öfkeli ve tatminsiz yaşamaya devam ederler ya da son verip sevgiyi seçerler.



Rumuz: Araba

İlişki Durumu: İlişkisi var

Para amaç değil araçtır

Soru: Esra Hanım ben 30’lu yaşlardayım. Üç yıldır Türkiye şartlarına göre iyi bir işte çalışıyorum. Ama en büyük amaçlarımdan biri olan spor araba sahibi olmama daha çok var. Bu beni bunaltıyor. Başka bir iş yapmama da imkan yok. Bazen gergin oluyorum. Zaman geçtikçe bu gerginlik de artıyor gibi. Kafayı fena taktım bu işe. Daha çok para kazanmam lazım. Ne yapmamı tavsiye edersiniz.

Cevap: Sevgili okurum paranın hayatımızda çok önemli bir yeri var. Ama yaşam amacımız hiçbir zaman olmamalı. Eğer paraya hayatımızda bu rolü verirsek huzurlu, mutlu ve sağlıklı bir hayat yaşayamayız. Şuna emin ol sen o arabayı aldıktan kısa bir süre sonra başka bir maddi hedefe yöneleceksin. Ve aynı sıkıntılı süreci yaşayacaksın. Nefis hiçbir zaman tatmin olmaz. Ev, araba, yaşam amacı değildir. Bunlar bizim için araçtır. Şu soruyu kendine sormanı ve verdiğin cevabı düşünmeni hissediyorum. O arabaya sahip olunca kendini nasıl hissedeceksin? Güçlü mü, karizmatik mi, yakışıklı mı? Sevgili okurum insanın kendini güçlü hissetmesi için maddi araçlara gereksinimi yoktur. Bunlarla kendini güçlü hisseden kişilerde ise özgüven eksiliği bulunur. Hayat bunların peşinden gidecek kadar uzun değil. Sen işini seviyor musun? Kendini nasıl daha iyi ve huzurlu hissedersin bu konuları düşün. Düşüncelerini bekliyorum.



Rumuz:
Okul

İlişki Durumu: Nişanlı

Eğitimi değil insan olabilmesi önemli

Soru: Esra Hanım ben nişanlı bir kızım. Nişanlımın babası üniversite mezunu. Şirketi var. Maddi durumları da bize göre daha iyi. Benim babamın eğitim durumu ise ortaokul. Bu durumdan çok rahatsız oluyorum. Bazen böyle düşündüğüm için üzülüyorum da. Ama elimde değil. Beni küçük görürlerse ileride? Lütfen yardım edin.

Cevap: Değerli okurum, eğitimin tabi ki hayatımızda önemli bir yeri var. Ancak bir insana verilen değer ne onun eğitimi ne de malı mülkü olmalı. Önemli olan iyi bir insan olması ve iyiliklerle anılması. Nice üniversite mezunları insanlık söz konusu olunca sınıfta kalabiliyor. Seni büyütmesi, yetiştirmesi onunla övünmene yeter. Maddi duruma takılı kalırsan çok mutsuz olursun. Gerçek hayat o değil. O olsaydı eğer bütün zenginlerin çok mutlu ve huzurlu olması gerek miydi? Sen kendine ve ailene gereken değeri vermezsen hiç kimse sana vermez. Yapman gereken babanın, ailenin senin için ne kadar değerli olduğunu karşı tarafa hissettirmen. Onun iyi bir baba, insan olmasıyla övünmen. Bu şekilde davranmazsan ileride  küçük görülen değer verilmeyen biri olman zaten kaçınılmaz olur. Kendine, ailene, hayatına senden başkası dört elle sarılmaz.
 
   
 

8