Yeni Yazısı > Kaddafi'nin boyu kaç santim? - 24.02.2011

Kaddafi'nin boyu kaç santim?
24 Şubat 2011

NTV klasikleri arasına giren Yorum Farkı belki de Libya olaylarının en dinlenebilir tartışmalarını yaptı önceki akşam. Mehmet Barlas’ın Libya Lideri Kaddafi’yle ilgili anıları hakikaten kaçırılacak gibi değildi. Zaten bu yüzden sıklıkla ters düştüğü partneri Prof. Dr. Emre Kongar büyük bir merakla, sözünü hiç kesmeden dinledi Barlas’ı... Araya giren nüktelerle meselenin gerilimini azaltan ikili programın sonuna doğru bir yerde tartışacak bir şey buldu. O da boy farkı oldu... Laf nasıl geldiyse Kaddafi’nin boyuna geldi.

[[HAFTAYA]]

Barlas tanım yaparken Kongar’ın göz içine çalışıp “sizden 40 santim filan uzun dedi”. Kongar boş durur mu, o da yapıştırdı yanıtı; “O zaman sizden de 40 santim kısadır”... Son zamanlarda hiçbir haber programında bu kadar eğlendiğimi hatırlamıyorum. Konu ne kadar gerilimliyse yorumcular o denli rahatlatıcıydı. Seviyorum ben Yorum Farkı’nı yahu.

Mahsuscuktan da olsa...

Ekrandaki aşk hikayelerine bakıyorum. Ne kadar benziyor birbirine. Konular ya da karakterler nasıl da birbirinin aynı. Farklı bir aşkı dillendiren bir diziye denk gelemiyorum mevcutta... Belki bu yüzden Milliyet Gazetesi Ekonomi Müdürü Murat Sabuncu’nun yeni çıkan ilk kitabı “Gazze; Mahsuscuktan Bir Aşk Hikayesi’ni” okurken soruyorum kendime; Senaristler hiç kitap okumaz mı? Çocukluklarında okudukları klasiklerdeki öyküleri evirip çevirip izleyiciye gazlayacaklarına biraz da “Edebiyat nereye yürümüş, modern insanın duygu meselelerine bakışı nasıl değişmiş?” sorularına filan yanıt arasalar. Sahaflar Çarşısı’ndan biraz uzaklaşıp, modern mağazaların kitap raflarını bir inceden yoklasalar, mahsuscuktan da olsa müthiş aşk, insan ve ömür öykülerine rastlayacaklar. Okuduğundan değil de izlediğinden etkilenen o büyük kitlelere hafif de olsa bir iyilik yapacaklar. Yaparlar mı, emin değilim tabii ki. Ama şundan eminim, son zamanlarda okuduğum en iyi aşk hikayesidir Murat Sabuncu’nun Gazze’si...

Böyle sezgi az görülür(!)

Canlı Para yarışmasına (Show TV) önceki akşam katılarak 150 bin lira ödül kazanan Karadenizli iki kardeşi hakikaten eğlenerek izledim... Hiçbir sorunun yanıtından emin olmadıkları halde sadece sezgileri üzerinden hareket ederek finale 150 bin lirayı taşımayı başardılar. Üstelik bunu en dürüst haliyle itiraf da ettiler. “Bu sorunun yanıtı hakkında zerre kadar fikrim yok. Ama içimdeki ses parayı şu şıkka koymamı söyledi” diyerek birer birer atladılar soruları. Hatta sona yakın bir yerlerde Akın isimli yarışmacı, “Dışarıda yazı tura attım dik geldi, o yüzden sonucu kestiremiyorum” diyerek yerimden fırlamama neden oldu. Neyse bizim kafadarlar “Var mısın Yok musun” yöntemiyle finale uzandılar. Parayı da kazandılar. Sonrası iyice kopuştu artık. Neden mi? Sunucu Engin Altan Düzyatan, “Müthiş bir yarışma çıkardınız” diyerek sezilere övgüyü düzdü. Oysa bilgiydi övgüyü hak eden, o da ortada yoktu. Neyse...

Ya kalp yeniden teklerse kaptan?

Korkuyorum. Kendi adıma tabii. Adamın durumuna bakarsanız zerre kadar korkusu yok. Sürekli bir gerilim halinde. Önüne geleni yumrukluyor, tabanca filan gösteriyor. Çocuklarıyla her daim kavga halinde. Eski karısına hayatı zindan ediyor. Koşturuyor, içip deli gibi sarhoş oluyor, ağır yemekler yiyor, vicdan azabı çekiyor, sürekli bir stres altında ve en önemlisi kronik mutsuz... Korkuyorum. Ali Kaptan için telaşlanıyorum. Her an ikinci bir kalp kriziyle yere iki doksan yıkılacak diye ödüm patlıyor. Ama onun umurunda değil. Ölümcül krizi geçiren o değil de benim sanki. Ben ne kadar kaygılıysam o bir o kadar rahat... Bekliyorum ama. Hele şu Ekber’in oyununa gelip kredi batağına filan girerse, hiçbir şeyin yıkamadığı o bünyeyi bankalar nasıl yıkar göreceğiz sanırım. O yüzden diyorum; eski eşinin hayatını zindan etmeye koşturduğu kadar arada bir doktoruna da zaman ayırsa belki de hayatı kurtulacak Ali Kaptan’ın... Kurtulsun mu? Sanırım bu soruyu Öyle Bir Geçer Zaman Ki (Kanal D) izleyicilerine sormak lazım; kurtulsun mu?

Bizden kaçıp kulübe yazılmışlar

Bizden Kaçmaz (Fox TV) televizyonlarda önemli bir magazin boşluğunu doldururken ansızın hayatımızdan çıkıp gitti. Haberciliğini agresif bulan birçok ünlü isim şikayetçi olmuştu Bizden Kaçmaz ekibinden. Oysaki gündemi sallayan magazin manşetlerini hep o ekip çıkarmıştı. Üstelik işin teknik kısmını da bir kanaviçe gibi işleyerek yapmıştı program bunu. Montaj masasında harikalar yaratmıştı Ömür Varol ve ekibi... Tam da meseleye hayıflanırken önceki pazar gecesi Süper Kulüp ismiyle yeni bir programa rastladım Fox TV’de. Bizden Kaçmaz’ın tıpkı kopyasıydı. İyi habercilik ve iyi prodüksiyon kokuyordu... Sonra bir haberin içinde Ömür Varol’un sesini duyunca anladım ki, Bizden Kaçmaz fanatikleri bir kulübün çatısı altında birleşeceklerdi bundan sonra. Hayırlı olsun diyelim...