Yeni Yazısı > İstinye İstek Fırını - 24.10.2010

İstinye İstek Fırını
24 Ekim 2010

İstinye çarşısında dolanırken bir fırının girişindeki ‘askıda ekmek’ yazısı dikkatimi çekti. ‘Askıda ekmek’, müşterilerin aldıkları ekmek parasının üstünde bir miktarı fırıncıya ödeyerek, ekmek almakta zorlanan dar gelirlilere buradan ekmek hediye edebilecekleri demektir. Bu eski İstanbul mahalle geleneğinin hâlâ sürmesi ne hoş. Madem bu kadar güzel müşterileri var, bu fırının ekmekleri de muhakkak güzeldir deyip içeri girdim.

[[HAFTAYA]]

Taş fırında pişen nefis ekmekler

Gerçekten de, aslen Rizeli Ali ve Mahmet Çavuşoğulları’nın oğullarıyla birlikte işlettikleri İstek Fırını’nın ekmekleri çok lezzetli. Mehmet Öztaş ustanın, Yalova’daki Saray Fırını’ndan İstanbul’a getirilen doğalgazlı, buharlı döner taş fırında pişirdiği yuvarlak, uzun, buğday, kepekli buğday ve çavdar unundan ekmekler gerçekten nefis. Taş fırın nasıl dönüyor diye merak edenlere söyleyelim: Fırın duvarında bir direksiyon var. Çevirince taş fırının tabanı da dönüyor. Hararet fırının her yerine eşit dağıldığı için, ekmekler de aynı pişkinlikte oluyor. İstek Fırını’nda 340 gr. ekmek 1 TL. Çavdar ekmeğinin fiyatı da aynı, ama 280 gr. Ortası delik ekmeğimi aldım, askıda ekmek babında mütevazı bir katkıda bulunmayı ihmal etmedim ve keyifle bu güzel insanların yaşadığı İstinye’den ayrıldım.
(Çayır Cad. No:8 İstinye-İstanbul Tel: 0212 277 63 96)

Swissotel Gaja Restaurant

Ufak bir top büyüklüğünde mantarlar, kimi siyah kimi beyaz. Fransa ve İtalya’nın belirli bölgelerindeki ormanlarda büyüyen, çok deneyimli mantar avcıları ve özel yetiştirilmiş köpekleri tarafından toprağın altından bulunup çıkarılan bu ‘trüf’ mantarları ateş pahasıdır. Ama incecik bir dilimi bile yemeklere ne lezzet katar; varsın kilosu binlerce euro olsun, ne usta aşçılar ne de yemek meraklıları bu çok değerli yumrulardan vazgeçmezler. Beş yıldızlı Swissotel’in eşsiz Boğaz ve Marmara manzaralı 14’üncü katındaki Gaja Restaurant’da, bu hafta sadece akşam yemeklerinde, özel bir degüstasyon (tadım) mönüsü sunuluyor. Başlangıçlardan, ana yemek, peynir ve tatlılara siyah trüf mantarının kullanıldığı bu mönü, Şef James Wilkins’in imzasını taşıyor. Yedi çeşitten oluşan bu ziyafete İtalya-Barola’nın dünyaca ünlü Nebbiolo üzümlerinden yapılan değişik şaraplar eşlik ediyor.

Lüks ve çok hoş bir mönü

Kestane çorbası pek güzel; ‘cepe’ mantarlı dana jambonlu tart hiç fena değil; trüflü risotto harika! İtalyan tarzı tagliolini makarnayı çok sevdim. Gelgelelim, tiramisu ve trüflü dondurmada büyük düş kırıklığı yaşadım. Sadece, bu tiramisuyu çevreleyen kavrulmuş kahveden bilezik lezzetliydi. Özetle, lüks ve çok hoş bir degüstasyon mönüsü. Ceremesi mi? Adam başı 210 TL. Normal porsiyonlu mönü ise 4 kap yemekten oluşuyor. Adam başı içkisiz 125, şaraplı 195 TL. Doğru, pek ucuz değil ama kentin en seçkin otellerinden birindeyiz ve yiyip içtiklerimizin çoğu yabancı ülkelerden ithal. Müdür Osman Cebe yönetimindeki servis her zamanki gibi, tıkır tıkır işliyor.

(Swissotel Bayıldım Cad. No:2 Maçka Beşiktaş-İstanbul Tel: 0212 326 11 00)