İstanbul'daki karşılama nasıl olacak?
24 Ekim 2009

Kimisi sadece sempatizan, kimisi onların deyimiyle “gerilla” yani bildiğiniz terörist Kürt kardeşlerimizin ülkeye gelişlerinde kopartılan şamatanın tepki çektiğini, herkes ağzı açık bakarken ilk ben yazdım. Şimdi bakıyorum da herkes “e ama yok artık, bu kadarı da fazla” demeye başladı. Şimdi hazır olalım. 28 Ekim Çarşamba günü 15 “barış elçisi” daha, bu kez Avrupa’dan geliyor. Çeşitli ülkelerden yüzlerce kişi başvurmuş, ülkeye girişi en az sorun çıkaracak 15’i seçilmiş, Düsseldorf’dan uçağa binecek ve İstanbul’a inecekler.

“Barış ve Demokratik Çözüm Platformu”nun DTP İstanbul İl Binası’nda düzenlediği karşılamayla ilgili bilgilendirmeyi dinlemeye gittim. Sadece DTP değil dikkatinizi çekerim, platform deyince tam 33 tane isim saydılar! ÖDP, EMEP gibi bildiklerim de var, hiç duymamış olduğum grupçuklar da. Ve üstüne basa basa DTP’nin günah keçisi yapılmamasını, karşılamayı DTP’nin organize etmediğini, bunun bir “halk hareketi” olduğunu vurguladılar.

Kopan karşı tepkiden birazcık rahatsız olmuş gibiler ve bunun DTP’nin kapatılma sürecine dönüşmesini istemiyorlar. Ama geri bastıkları da sanılmasın, kuyruk dik tutuluyor. “Elbette düğün bayram havası” olacakmış, gelenlerin tutuklanmamasına çok sevindikleri için bayram yapmışlar, DTP olarak oluşan halk hareketini örgütlemek değil yönetmeye çalışmışlar.

“Unutmayın ki Yüksekova’daki bir örgüt üyesinin cenaze törenine 80 bin kişi katılmıştı” hatırlatmasını yapıp, bu tür kitlesel eylemlerin ne ilk ne son olduğunu söylüyorlar. Peki 28 Ekim’de ne olacak? Kazlıçeşme’de bir şölen düzenlenecek. Bu karşılamadan bağımsız. Gelseler de gelmeseler de, taraftarlarını oraya yönlendirecek ve bütün gün bayram yapacaklar anlaşılan. Söylenen havaalanında elbet bir karşılama olacak, elbet seçim otobüsü gidip gelenleri alacak ve elbet konvoy olacak. Ama gövde gösterisine dönüşmesini onlar da bu kez istemiyor gibi. Bir “makul” lafıdır gidiyor. Havaalanına ilçelerin önünden “makul sayıda küçük araç” kaldıracaklarmış.

Kendi araçlarıyla gidecekleri de elbette engellemiyecekler ama “İstanbul’un bir ticaret merkezi olduğunu bildikleri için trafiği kilitlemek” de istemiyorlarmış. Yani burasının Diyarbakır olmadığının ve halkın tepki gösterebileceğinin bilincindeler. MHP neyse de CHP’ye pek kızıyorlar! Açıklamalarını yaparken sıra sıra dizildiler ama ne kadar DTP’lidirler, genel merkezle ne kadar bağlantılıdırlar, Avrupa’da işleri kim örgütlüyor, ne kadar bilgi akıyor, “PKK önderi Sn. Öcalan” diye bahsi geçen İmralı sakini işin tam yöneticisiyse tek kişilik hücresinden bunları nasıl başarıyor, buraları biraz karışık.

Tarlabaşı’nda, Beyoğlu Emniyet Amirliği’ne 50 m. mesafedeki binalarını onarıyorlardı, kaçak Afrikalı işçi kullanarak. Zaten her haliyle baktığınızda burası da İstanbul’un Güneydoğu’su! Ve İstanbul Valisi Muammer Güler bir açıklama yaptı: İstanbul’daki karşılama töreninde bundan önce olanlara izin verilmeyecek. Hadi bakalım şimdi ne olacak? İstanbul’daki karşılama nasıl olacak?

Haydi bayramda şarkı söylemeye!

Pazar günü Ankara’da olan ve sesi çıkan, Cumhuriyet değerlerine bağlı herkesi hep beraber şarkı söylemeye çağırıyor Pınar! Kendisi bir koroda şarkı söyler. (Ayrıca Sevda Cenap And MüzikVakfı’nda çalışır, sevgili Pınar Alpay) Cumhuriyet Bayramını kutlamak için kurduğu gönüllüler korosuna dün itibariyle 12 ilden 70 koro ve 2800 kişinin katılması kesinleşmiş. Koroya bir “gönüllü bandosu” eşlik edecekmiş. Pınar diyor ki “Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamak isteyen herkes, yaş sınırı, ses güzelliği, müzik kulağı aranmadan koroya dahil olacak. Herkese sözler dağıtılacak ve seyirci olmayacak, çünkü herkes koroya katılıp söyleyecek!” Yer, Anıtkabir karşısındaki Anıtpark, saat 12.00 konser kalitesinde ve maç coşkusunda bir bayram kutlamasına bayrağı ve sesiyle, hatta enstrümanıyla katılmak isteyen herkes Anıtpark’a, pazar günü! Parçalara çalışmak ve daha fazla bilgi için www.tobavnet.org’a başvurabilirsiniz.