'Issız adam değilim'

Birkan Sokullu, 'Küçük Sırlar'ın yakışıklılarından. Aramızda kalsın, gerçek hayatta, ekranda olduğundan çok daha yakışıklı. Çiftehavuzlar'daki Cafe Zanzibar'da buluştuk onunla. Genç yaşta elde ettiği şöhretten başı dönmemiş bu genç oyuncuyu sizin de yakından tanımanızı istedim...

'Issız adam değilim'

Seral Cumalı

[email protected]

10 yıl profesyonel basketbol oynadınız. İyi miydiniz bu dalda?

Fena değildim.

Neden modelliğe yöneldiniz?

İlkokulda basketbola başladım, lisede birinci ligdeki bir takımda oynuyordum. Eğitime ağırlık verip Maltepe Üniversitesi’nde Radyo-Televizyon okudum. Bir yandan da modellik yaptım.

2003’te Best Model of Turkey Yarışması’nda 3’üncü oldunuz;

Ajansımın yönlendirmesiyle girdim. Aslında çok sıcak bakmıyordum. Zaten modelliği de üç sene yaptım.

Oyunculuğa geçiş nasıl oldu?

Okul eğitimim kamera arkasıydı ama ekran önünde olma hevesim vardı. O dönemki oyuncu koçlarım ve birlikte çalıştığım oyunculardan olumlu tepkiler alınca Aydın Üniversitesi Drama Oyunculuk Bölümü’ne kaydoldum. ‘Elif’, ‘Küçük Kadınlar’, ‘Melekler Korusun’ dizilerinde rol aldım. Sonra ‘Küçük Sırlar’daki Demir rolü teklif edildi.

“Saat takıntım var”

Dizideki arkadaşlarınız ile anlaşabiliyor musunuz?

Ekip hiç fire vermedi, güzel bir kimya yakaladık. Birbirimizin her halini gördük, bir çok şey konuştuk. Sinem’le Galatasaray maçlarına gidiyorum, Galatasaraylıyım. Arda sete gelir, sohbet ederiz. Çok eğleniriz. 

Aranızda ego savaşı oluyor mu?

İlk başta ben de tereddüt ettim. Ama kimsede ego yok. Herkes birbirine yardımcı olur.

Sizin küçük sırlarınız var mı?

Hangimizin yoktur?..

Bir-iki tanesini anlatsanız...

O zaman sır olmaktan çıkar!.. Ben neysem oyum. Biraz samimiyet kurduysam içimde bir şey tutamam. Bu yüzden gizemli bir tarafım yoktur. 

Saat takıntınız varmış? Kaç tane saatiniz var?

Rakam söylemeyeyim; biraz var! Beğendiğim saati alırım. Kıyafetimle uygun bir saatim olmazsa olmaz.

“Aşk mevzularında fazla romantiğim”

Nasıl bir erkeksiniz?

Bazen fazla duygusal oluyorum. Aşk mevzularında romantiğimdir.

Nasıl bir yaşamınız var?

Uç noktalarda yaşayan biri değilim. 5 gün çalışıyorsam 2 gün de eğlenirim. Allah’ın her günü dışarı çıkayım, içeyim, eğleneyim gibi dertlerim yok.

Oyunculukta iddialı mısınız?

Ciddi şekilde gelişme kaydettiğimi düşünüyorum. Yaptığım işi çok sevdiğim için iddialıyım. İşime karşı ciddi ve titizim. Setim varsa bir gün önce kendimi dinlendiririm. 

Gelecek planlarınız?..

Çok uzun vadeli planlar yapmayı hiç sevmem. Annemi çok genç yaşta kaybettiğimiz için belki de bilinçaltımda bu var. Ne istiyorsam onu bir an önce yaşamak istiyorum. Basketbolla başlayıp modellikle devam eden, şimdi oyunculuk yapan bir adam sonra ne yapar, ben de merak ediyorum! Ama şarkıcılık yapmayacağım, onu söyleyeyim!

Sık aşık olur musunuz?

Asla. Yaşadığım aşklar sayılıdır. Romantizmi yaşamayı severim. Issız bir adam da değilim!

Aşklarınız uzun sürer mi?

Hayır. Çünkü karşımdakinden benim kadar hassas olmasını bekliyorum. Ben hislerimi utanmadan açıklar, sonuna kadar da yaşamaya çalışırım. Kadınların mantıklı davrandığını, duygularını bastırdığını görünce soğuyorum. Aşkta satranç gibi oyun oynamayı sevmiyorum.

Bu yazı 12 Şubat 2011 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır

3