'İrticayla mücadele planı' nasıl ulaştı?

Bir subay tarafından Ergenekon savcılarına gönderilen belge 12 gün önce posta yoluyla Ankara'dan gönderilmiş

'İrticayla mücadele planı' nasıl ulaştı?

İstanbul Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı: Bir subay tarafından Ergenekon savcılarına gönderilen belge 12 gün önce posta yoluyla Ankara’dan gönderildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı, bir subay tarafından Ergenekon savcılarına gönderilen “İrticayla Mücadele Eylem Planı” belgesinin 12 gün önce isimsiz olarak Ankara’dan posta yoluyla soruşturma savcılarına gönderildiğini söyledi. Belgeyi basına kimin verdiğini bilmediklerini, kim veriyorsa bu üst düzey biri de olsa ortaya çıkarılmasını istediklerini kaydeden Çolakkadı, “Tartışmalardan bizim soruşturmamız zarar görüyor” dedi.

BİRKAÇ GÜN POSTADA KALMIŞ

Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’nden çıkarken basın mensuplarına açıklama yapan İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Çolakkadı, “İrticayla Mücadele Eylem Planı” olduğu ileri sürülen belge ve ihbar mektubunun 12 gün önce Ankara’dan posta aracılığıyla, bizzat savcıların adına gönderildiğini, birkaç gün postada kaldıktan sonra Savcılığa ulaştığını ifade etti. Belgenin kendilerine ulaşmasının ardından hemen işleme koyduklarını ifade eden Turan Çolakkadı, “Belge gelir gelmez zabıt tuttuk. Adli Tıp ve kolluk güçlerine usulen gönderdik. Emniyet de bu soruşturmayla ilgili olarak fezleke hazırlayacak. Adli Tıp’ın da kendi yapacağı işlemler var. Bunlar vakit alıyor” dedi. 

Bu işlemlerin vakit aldığını anlatan Çolakkadı, “belgenin 25 gün önce kendilerine ulaştığı” yönündeki iddiaların doğru olmadığını ve bunların kendilerini rahatsız ettiğini dile getirdi.

BELGE BURADA BEKLETİLMEDİ
Belgeyi basına kimin verdiğini bilmediklerini, belgeyi savcılığa postalayan kişinin bunu basına vermiş olabileceğini belirten Çolakkadı şunları söyledi: “Bir kişinin elinde değildir bu belge. Kimin verdiğini bilemiyoruz. Gizli soruşturma belgelerini basına verenleri ortaya çıkaracak olan biz değiliz, ilgili savcılıktır. Veya şüpheliler kimse, onlarla ilgilenen savcılıktır. Bu CMK 250. maddedeki suç değil. 

O zaman şunu istiyoruz: Türkiye’de savcılar var, kim ne diyorsa, kim veriyorsa, bunu ihbarcı mı veriyor, bu ortaya çıkarılmalıdır. Ortaya çıkarılmalıdır ki bizler de eleştirilmeyelim. Kimse veren, üst düzey biri de olabilir. Ortaya çıkarılmalıdır. Bu tartışmadan bizim soruşturmamız zarar görüyor. Bizim amacımız gerçeği ortaya çıkarmak. Savcılığın başka bir amacı kesinlikle düşünülemez.”

ÇAĞRILAN ASKER VAR MI?

Basın mensuplarının “Genelkurmay’a ne gönderildi?” sorusuna Çolakkadı, “Mutlaka yazışmalar oluyor. Birbirlerinden belge alıp veriyorlar. Direkt savcı arkadaşlar yazıyor. Ben yazmıyorum. Ne istiyorlarsa karşılıklı gönderiyorlar. Onların içeriğini bilmiyorum” diye yanıt verdi. “Askeri savcılıkla belge alışverişi oluyor mu?” sorusu üzerine de Çolakkadı şöyle konuştu: “Bunu soruşturmayı yapan savcılar biliyor. Ben soruşturma hakkında karar veremiyorum. Anlatmak istediğim bu işte basının verdiği zarardır. Belge bizim burada bekletilmemiştir. 

Bunu söylüyorum. Bu belgeyi basına kim verdiyse içeriğiyle ilgili yetkili kişiler gerektiğinde bilgi verir zaten. Bu bilgiyi kim veriyorsa soruşturulsun.”“Çağrılan asker var mı?” sorusunu Çolakkadı, “Sorularınıza cevap vermiyorum. Ama buna rağmen üzerimizde bir yük kalıyor” şeklinde yanıt verdi.

TANER YENER, HALUK ATALAY İstanbul DHA