Yeni Yazısı > İlker Yasin Solmaz - 06.02.2011

İlker Yasin Solmaz
06 Şubat 2011

Sevgili kardeşim,

Seninle hiç tanışmadık. Toprağı bol olsun, eşin Defne ile de bir kez tokalaştık. Bir programdan o çıkarken ben giriyordum. Öyle oldu karşılaşmamız. Ama yıllarca evimizin deli dolu kızıydı Defne. Enerjisiyle, hayatı ‘ti’ye alan tarzıyla hep beğenimizi kazandı. Seni ise ilk kez bir gazeteye birlikte verdiğiniz bir röportajla tanıdım. İstanbul’dan ayrılışınızı, Assos’ta kendinize kurduğunuz dünyayı anlatmıştınız. Fotoğraflarınız daha çok şey anlatıyordu. Aranızdaki sevgi bağının nasıl güçlü olduğunu gördüm o fotoğraflarda. 24 yıllık gazeteciyim, hangi fotoğrafların poz, hangilerinin gerçek olduğunu anlarım. Sizinki gerçekti, çok gerçekti...

***

[[HAFTAYA]]

Eşinin ölüm haberini aldığında nasıl bir acı hissettiğini en iyi sen bilirsin. Bizimkisi tahminden öteye gitmez. O acıdan daha büyük bir acıyla karşı karşıya bırakıyorlar seni şimdi. Ölülerle beslenen akbabalar, seni, karına duyduğun o eşsiz aşkı sorgulamaya çalışıyorlar. Aldırma sen onlara. Eşine hayattayken de, öldüğünde de sahip çıkışın örnek olacaktır birçok kişiye. Sen sevdin kardeşim, sevdin işte ötesi yok bunun. Seni mutsuzluğa çekmek ister bunlar, sevgisizliğe çekmek ister. Çünkü mutsuzdurlar, sevgisizdirler. İsterler ki; kendi seviyelerinde eşitlensin herkes. Kimse sevmesin, herkes mutsuz olsun...

***

Seni ve evladını en çok yaralayan o yazının sahibi var ya; onu anlatayım biraz sana. Yıllar önce, bir ‘sweetheart’ı anlattı bana onu. “Sen bakma onun sevgiyle ilgili yazılar yazdığına” dedi, “O kimseyi sevmez, sadece kendini sever. Aslında o birbirini sevenleri de sevmez...” Başka söze yer bırakmıyor değil mi? Kendinden başka hiç kimseyi sevmeyen, bir zamanlar en yakın dostları olan kişiler tarafından ‘zalim’ ilan edilen o insanın yazdıkları çok da etkilemesin seni.

***

Biz seni; eşine duyduğu aşkı, sağlığında da, tabutu ve mezarı başında da gösteren, gözyaşlarını göstermekten çekinmeyen erkek olarak hatırlamaya devam etmek istiyoruz. Seni dolduruşa getirmek isteyecekler, eşin hakkında kötü konuşmanı isteyecekler. Öyle dolduracaklar ki seni; kendini tutamaz hale geleceksin. Ama yapma sevgili kardeşim, konuşma sakın. Hep böyle kal sen. Soyadın gibi solmasın kalbindeki aşk. Evladın da büyüdüğünde anlatabilsin annesiyle babasının arasındaki bu büyük aşkı.

***

Sevgili kardeşim,

Sana sabır diliyorum. Hem eşinin acısına, hem de akbabalara dayanabilmek için. Evladının sana ihtiyacı var. Kendine, bundan sonra kuracağın yaşamda en çok ihtiyaç duyacağın şey ‘sabır’ olacak. Tekrar başın sağolsun kardeşim...