İki kadın ve kandırılan erkekler

Biri sevgilisinin 25 bin lirasını çekti, diğeri evin tapusunu aldı

İki kadın ve kandırılan erkekler

İzmir Adliyesi'nde açılan iki dava, erkeklerin sevgili ya da arkadaş oldukları kadınlar tarafından nasıl kandırıldıklarını ortaya koydu. Birlikte olduğu ve evleneceğini söylediği erkek arkadaşının kredi kartlarından 25 bin lira harcayan kadın ortadan kaybolurken, erkeğin açtığı alacak davası, yerel mahkeme ve Yargıtay tarafından reddedildi. Devam eden diğer dava ise ‘evlilik garantisi’ olarak sevgilisinin evinin tapusunu üzerine yaptıran genç kız evlenmekten vazgeçtiği için, tapunun iadesi için açıldı.

İzmirli işadamı A.E., üç yıl arkadaşlık yaptığı sevgilisi D.S. ile duygusal yönden arkadaşlıkları ilerleyince kredi kartını alışveriş yapması için verdi. D.S., alışveriş ve nakit çekim yaptığı kartlarlarla yaklaşık 25 bin TL borç yaptı. Biriken borç ödenmeyince A.E., sevgilisi D.S.'ye önce noter kanalıyla ihtar gönderdi, ardından Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu. D.S., bu olayların ardından kendisine ait işyerini devredip, aracını satıp adresini değiştirdi ve ortadan kayboldu.

İşadamı A.E., avukatı aracılığıyla alacağı olan parayı tahsil etmek için 2006 yılında 3'üncü Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtı. A.E.'nin avukatı dosyaya delilleri sundu, D.S.'nin babasından kalan arsasına ‘tedbir’ konulmasını istedi. Bilirkişinin yaptığı inceleme sonunda davalı D.S.'nin, kendisine ait lokantadan pos cihazından 23 bin 600 TL nakit kullanım amaçlı işlem gerçekleştirdiği, davacının bankalara itirazı üzerine 9 bin 700 TL'nin davacının kartına iade edildiği, 13 bin 900 TL'lik kısmının ise davacıya ödenmesi gerektiğini belirtti. Hakim Nihat Ayyıldız ise gerekçeli kararında şöyle dedi:

“Dava, davacının davalı ile duygusal arkadaşlığının başlaması sonucu, davalıya verdiği kredi kartından davalının kullanmış olduğu kredi borcunun geri istenmesi davasıdır. Toplanan delil, yargı denetimine açık hüküm kurmaya yeterli bilirkişi kurulu raporu gereği, sadece davalının pos makinesinin kullanılması, bu miktar paranın davalı tarafından alındığını göstermemektedir. Davacının davalı ile gönül ilişkisine girip birlikte olmaya başlaması üzerine, kredi kartını kullanması için vermiştir. Davalının kredi kartını kullanması halinde doğacak borcun, Borçlar Yasası'nda belirtilen eksik borç niteliğinde bulunduğu, ancak davalının ödemesi halinde geçerli olduğu, ödenmemesi durumunda istenebilir alacaklardan bulunmadığından, oluşan vicdani kanaat doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.”

Davacı işadamı A.E., karara itiraz edip temyiz başvurusunda bulundu. Dosyayı inceleyen Yargıtay 13'üncü Hukuk Dairesi yerel mahkemenin verdiği kararı onadı.

Devamı 2.sayfada...

DİĞER DAVA BU YIL

Diğer dava da aynı mahkemede bu yıl açıldı. Bir ilaç şirketinde çalışan M.E.D., üç yıl arkadaşlık yaptığı A.E. ile evlenmeye karar verdi. Gencin babası, oğluna evlendikten sonra oturmaları için 70 bin TL değerinde bir ev satın aldı. M.E.D.'nin sevgilisi A.E. ‘Nasıl olsa evleneceğiz’ diye evlilik güvencesi olarak dairenin tapusunu kendi üzerine yapılmasını istedi. M.E.D. de ileride birlikte oturacakları evi, formalite gereği değerinin altında 20 bin TL'ye satmış gibi tapusunu A.E.'nin üzerine geçirdi. Hatay semtindeki bu eve gerekli tüm beyaz eşya ve mobilyalar konuldu.

Evin tapusunu aldıktan bir hafta sonra A.E., evlenmekten vazgeçtiğini belirtip ortadan kayboldu. M.E.D., evini geri almak için avukatı aracılığıyla 3'üncü Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ‘Mulayaka hali ve gabin nedeniyle (Kandırmak)’ gerekçe gösterip dava açtı. İlk duruşmada, M.E.D.'nin tanıkları dinlendi. Tanıklar, “Kendisini uyardık, bizi dinlemedi. A.E. ayrılığının ardından M.E.D'yi, ‘Benimle uğraşmayın, sizi mahvederim’ diye tehdit etti. A.E., M.E.D.'nin kredi kartlarını bile kullandı. Borcunu M.E.D.'nin babası ödedi” dedi.

Duruşma gelmeyen tanıkların dinlenmesi ve delillerin toplanması için ertelendi.

Bahri KARATAŞ/İZMİR, (DHA)

2