İçimdeki koca kadın sizin içinizdeki çocuğa neler neler anlatacak
06 Mart 2017

Yıllar önce, henüz çıtır bir gazeteciyken bir yazımda biraz biraz ironik olması için biraz da dikkat çekmesi için “kadınların son kullanma tarihi 25 yaştır’ diye bir cümle kurmuştum. Neyse ki o zamanlar sosyal medya yoktu, pek kimse topa tutmadı beni; arada kaynadı gitti!
 
Bu yıl meslek hayatımdaki 25. yılım. Bırakın kadın olmayı, çalışan biri olarak da bitmiş olmam lazım kendi yazdığıma göre...
 
Oysa nerden bilirdim pek çok şeyin yıllar sonra başlayacağını!

Neyse ki hayatta en değerli şeyler, geçen yıllar ve o yılların bize kattıklarıymış. Şimdi gönül rahatlığı ile diyebilirim ki, bir kadının üretim tarihi 25’de başlıyormuş!!!
 

Nereden nereye


Bu son 25 senemde kendi deyimimle Hollywood filmi gibi başlayıp biraz Türk filmine dönen bir hayatım oldu. Herkes gibi büyüdükçe ben de hiç tahmin etmediğim acıları sıkıntıları, üzüntüleri yaşadım. Ve tabii ki sizin de bildiğiniz gibi bunlar hep üst üste geldi.
 
Küçükken 40’larımda kendimi rahat bir yaşam sürecekmiş sanırken tam tersi oldu ve ben hayatım boyunca yapmak zorunda olmadığım pek çok şeyi mecburen yapmak, hatta daha fazlasını yapmak durumunda kaldım.
 
Yıllardır yaptığım gazetecilik ve editörlük mesleğimi geliştirdim, sosyal medyaya adapte ettim.  Telaffuz bile edemediğim pek çok kısaltmanın ne olduğunu öğrendim!
 
Yeme tarzımı değiştirdim.
 
Spora başladım ve baya kaslı falan oldum kendi çapımda. Hatta o kadar gaza gelmişim ki belde 2 fıtık patlatmışım...
 
 2 metre boyunda bir oğlan yetiştirdim. Resmen onu besleyebilmek için yemedim yedirdim. Bu laf doğruymuş sevgili okurlar. Yaptığım 10 köfteyi pişirirken, “Oğlum kaç köfte yersin” diye sorduğumda, “Aa hepsini yerim ben, sorun diil” cevabını alınca tabi ki bütün köfteleri çocuğunuza veriyor ve siz salatayla baş başa kalıyorsunuz!
 

İçimde sadece kadın var


Velhasıl moralimi, umudumu, enerjimi hiç yitirmeden bu yaşıma geldim. İçimde de çocuk mocuk yok. Bayağı bildiğiniz kırgın, kızgın ama pozitif koca bir kadın var.
 
Kimi zaman birilerinin suratına çakmak isteyen ama bunun yerine “bundan he ders alabilirim?” diye soran, haset etmeyip “ben bir yerde eksik yaptım’ diyen, yaşadıklarını paylaşmayı seven biri var.
 
İşte bu yüzden de bu haftadan itibaren beni burada okuyabileceksiniz.
 
Öğrendiklerimi, yaşadıklarımı, yaramazlıklarımı, duyduklarımı sizlerle paylaşacağım. Çok uzatmam biliyorum devir izleme devri ama beraber eğleneceğimize de inanıyorum.