İç ve dış talep arasındaki fark!
22 Nisan 2011

Amerika’nın notunun görünümün negatife düşürüldüğü günün sonrasında Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen ile Antalya yolundaydık. Hem uçakta dünya ve Türkiye ekonomisini konuştuk hem de konferans sırasında paylaştıklarını not ettik.

İçinde bulunduğumuz dönemi ve 2011 yılının sonrasını anlamak açısından önemli saptamalarda bulundu. ABD’nin not değişimini, ‘Etkisini çıkış stratejisinin öne alınmasında görmemiz mümkün. Ama Obama’nın bunu yapacağını sanmıyorum’ diyerek değerlendirdi.

Dünyayı etkileyen faktörler

Ergun Özen, ardından dünya ekonomisini etkileyen 5 önemli trende dikkat çekti:

1. Dünyada büyüme rakamları iyi gidiyor.

[[HAFTAYA]]

2. Petrol fiyatları 80 dolardan 120 dolara çıktı.

3. Çin’de enflasyon tehdidi ciddi bir şekilde kendini göstermeye başladı.

4. ABD bütçe açıklarının tehdidi ortaya çıktı. Amerika kendini rahatlamış hissediyor ama bütçe açıklarına bakmıyor.

5. Bütün bunların üstüne hiç beklenmedik bir şekilde Japonya’da büyük bir deprem oldu.

Faizlerde ikili görüntü var

Ergun Özen’e göre; bu faktörler nedeniyle IMF dahil bütün kurumlar büyüme oranlarını aşağıya çekti. Dünya ortalaması yüzde 5’ten yüzde 4.4’e, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 7.3’ten yüzde 6.5’e, gelişmişlerde ise yüzde 3’den yüzde 2.4’e düşürüldü. Krizden çıkış amacıyla başlatılan para basma süreci gelişmiş ülkelerde devam ediyor.

Artan para nedeniyle faizlerdeki düşük oranlar korunuyor. Gelişmiş ülkelerdeki düşük faiz uygulaması devam ederken, gelişmekte olan ülkelerin önemli bölümü faiz artışına başladı. Avrupa Merkez Bankası’nın küçük bir artırımı dışında gelişmiş ülkelerde bir süre daha olmayacak gibi görünüyor.

Türkiye’nin önündeki riskler

Türkiye’de ise cari açık sorun olmaya devam ediyor. En önemli etken ise enerji faturası... Şubat 2010-Şubat 2011 dönemindeki 54.8 milyar dolarlık cari açığın 34.7 milyar doları ‘net enerji’ açığından oluşuyor. Bir başka tehlike ise cari açığın yüzde 97 oranla ‘sıcak parayla’ (Kısa vadeli banka borçlanması, yabancıların bono ve hisse senedi yatırımları gibi) finanse edilmesi. Öne çıkmayan sorunlar arasında ‘iç ve dış talebin büyümeye katkısı’ arasındaki farkın açılması var. Üstelik iç talepteki artış ilk çeyrekte de devam ediyor. Bu trend doğrultusunda ilk çeyrekteki büyüme yüzde 8.9 oranında çıkabilir.

Yıl sonunda neler olabilir?

Ergun Özen’in yıl sonuna yönelik tahminlerini de şöyle özetlemek mümkün:

- Bu hızlı büyüme oranı ile devam edemeyiz, yılın devamında kısmi soğuma olur ve yılı yüzde 5.6-6 aralığında kapatırız.

- Enflasyon iyi gidiyor. Son ayda en dip nokta olan yüzde 4 düzeyini gördük. Dünyadaki enflasyon artış eğilimi Türkiye’yi de etkiler ve yıl sonunda yüzde 7 görülebilir.

- Bu tablo içinde Merkez Bankası politika faiz oranı tahminimiz yüzde 7’ler düzeyinde, bono faiz tahmini ise yüzde 10’dur.

 - Doların yıl sonunu 1.57, euro’nun ise 2.16 düzeyinde kapatacağını öngörüyoruz.

Bankalar Birliği seçimlerinin ardından

Bankalar Birliği Başkanlığı seçiminden bir gün önce farklı tablo vardı. Garanti Bankası’nın genel müdürü Ergun Özen’in başkanlığı kesin gibiydi. Beklentiler, Ergun Özen’in genel müdür adayı olması durumunda, özel bankalardan başkan adayı çıkmayacağı yolundaydı.

Güçlü bir adayın olmaması halinde, orta ölçekli bankalardan 2 aday çıkacağı bekleniyordu. Böyle bir durumda ise başkanlık kamu bankalarından birinin genel müdürüne gidebilirdi.

Genel kurul yapıldı ve Halkbank Genel Müdürü Hüseyin Aydın’ın seçildiği açıklandı. Bu durumda birkaç olasılık var: Birincisi, özel sektör arasında anlaşmazlık çıktı, aday gösteremediler. İkincisi, Halkbank Genel Müdürü üzerinde anlaşma sağlandı. Üçüncüsü ise Ankara’dan ‘kamu’ konusunda bir rica geldi.