İç politikanın yarattığı körlük
28 Haziran 2014

Türkiye başını kuma gömmüş durumda. Dar bir iç politika gündeminin çevresinde savrulup duruyoruz. Bu durum bir tür körleşmeye neden oluyor ve yanıbaşımızda olup bitenleri bile kavramamıza imkan vermiyor.

[[HAFTAYA]]

Oysa dünya her yönüyle yeniden şekilleniyor. Eski dünyanın büyük güçleriyle bu dönemin iddialı ülkeleri kıyasıya mücadele ediyor. Rekabet, bilim ve teknoloji ekseninde oluşuyor. Çatışmalar ise enerji darboğazı, su ve gıda kıtlığı sebebiyle büyüyor. Mehmet Ali Yalçındağ’ın davetiyle Yandex toplantısı için Saint Petersburg’a giderken uçakta The Economist, Time, Le Monde ve Süddeutsche Zeitung’a göz attım. Şu notları çıkardım: - Ukrayna krizi Washington ve Moskova açısından yeni bir safhaya girdi. Amerika, Rusya’ya uyguladığı ambargoyu ağırlaştırmak için yeni adımlar atma kararı aldı. Ancak Ruslarla iyi ekonomik ilişkileri olan Avrupalı müttefikleri buna çok sıcak bakmıyor. Almanya ve Fransa çıkarlarının zarar göreceğinden endişeli. - Irak Başbakanı Nuri El Maliki, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve diğer dünya liderlerinin “Farklı mezheplerden siyasetçilere hükümet kapılarını aç” şeklindeki önerisini geri çevirdi. Maliki’nin bu tercihi çatışmaların devam edeceğini gösteriyor. Irak’ın en büyük petrol kuyularından Beiji’yi büyük oranda ele geçiren IŞİD bu kez gözünü Fırat Nehri üzerindeki ülkenin en stratejik barajı Haditha’ya çevirdi. - İran yönetimi Irak’ta yükselişe geçen IŞİD’in Necef ve Bağdat’a yürümesinden ve müttefiki Nuri El Maliki’yi düşürebilecek olmasından kaygılı. Bu nedenle İran komşusuna insansız hava araçları ve çok sayıda asker gönderiyor. Amerikan istihbarat raporlarına göre her biri 70 bin ton yük taşıyabilen İran’ın askeri kargo uçakları Bağdat’a mühimmat taşıyor. - Avrupa’nın nasıl şekilleneceği Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor. İskoçya eylül ayında Birleşik Krallık’tan ayrılıp ayrılmayacağını referanduma götürecek. Kritik bir halk oylaması daha var. İngiltere Başbakanı David Cameron, mensubu olduğu Muhafazakar Parti’nin seçimleri kazanması halinde, ülkesinin Avrupa Birliği’nden çıkmak için 2017 yılında karar vereceğini ilan etti. Diyeceğim şu, ayrılık rüzgarları sadece Irak ve Suriye’de esmiyor. Avrupa’da da benzer şeyler oluyor, tek farkı orada silahların konuşmaması.

***

Birleşik Arap Emirlikleri kökenli Etihad, Avrupa’nın en büyük şirketlerinden Alitalia’nın (İtalyan Havayolları) yüzde 49 hissesini satın almak için 500 milyon dolarlık teklif getirdi. Etihad THY’nin de ciddi rakipleri arasında yer aldığı için bu süreç dikkatle izlenmeli. Hele İstanbul’un Avrupa’nın en büyük havacılık merkezi haline gelmek için hamle yaptığı şu ortamda. Etihad’ın büyümesinden rahatsız olan Lufthansa gibi havayolları da var. Lufthansa, devlet kontrolündeki Arap şirketlerinin Avrupa’da haksız rekabet yarattığını savunuyor. Etihad’ın Alitalia’yı ele geçirmemesi için Almanlar muhtemelen Avrupa Komisyonu’nu devreye sokacak.