'Hiçbir kadının peşinde koşmam'

Hüseyin Karadayı Türkiye'nin en ünlü DJ'lerinden. Bir pop şarkıcısının bile zor tutunduğu müzik piyasasında yıllardır adından söz ettiriyor

'Hiçbir kadının peşinde koşmam'

 

Eylem Keskin-Posta / RÖPORTAJ

* Küçükken ne olmak isterdiniz? DJ’lik çocukluk hayaliniz miydi?

Bu benim yaşam tarzım. Küçük yaştan beri müzikle iç içe oldum. Babam küçük yaşlarda şarkı söylermiş. Sonra matematik-fizik profesörü olmuş. Onun yapmak istedikleri benden çıktı. Ortaokuldan itibaren orkestrada davul çalmaya başladım.

* Müziğe de ilk adımı atmış oldunuz?

Elektronikle ilgili gelişmeler çok dikkatimi çekiyordu. Bunu müzikal düşüncelerimle birleştirmeye başladım. Bilgisayarlarla yaptığım müzik çalışmalarını 1993’te Power FM’e dinlettim. Power FM’den çok güzel bir iş teklifi geldi. “Gel radyonun bütün cıngıllarını, prodüksiyonlarını sen yap” dediler. Böylece 9 yıllık bir radyo prodüktörlüğü tecrübem oldu. Burada kendimi geliştirdim. Birçok sanatçıyı tanıdım, çevre edindim. Remiks çalışmalarıma da başlamış oldum.

*Peki ya DJ’lik...

1995 yılında ilk defa DJ’lik yapmaya başladım. Hem radyo hem kulüp DJ’liği yapıyordum. Devamlı üretiyordum. Bunu insanlarla paylaşmak için kulüp Dj’liğine başladım. Yaptığım prodüksiyonları da çalıyordum, beğeniliyordu.

* Nasıl tanınmaya başladınız?

İlk resmi remiksimi 2001’de yaptım. ‘Sürünüyorum’ parçasına yaptığım remiks hem çok beğenildi hem de çok popüler oldu. Aldığım elektrikle bu işi yapmaya devam etme kararı aldım. 2004’te Harem Grubu’na iki parça hazırladım. Türkiye’de çok ses getirdi. Bu da beni motive etti.

* Kulüplerde DJ’lik yapmak size ne kazandırdı?

İnsan psikolojisini, nabzını çok iyi öğreniyorsunuz. Kim, neden hoşlanır biliyorsunuz. 2-3 saat müzik nasıl yapılır, insanlar nasıl o kulüpte tutulur, dans ettirilir, eğlendirilir tecrübe ediyorsunuz. Böylece çok iyi deneyim kazanıyorsunuz.

* Albüm çalışması yapmaya nasıl karar verdiniz?

Edindiğim müzikal birikimle 9 yıllık radyo tecrübemi birleştirdim. Bunları bir albümde toplamam gerektiğini düşündüm ve 2005’te ilk albümüm ‘My Imagination’ı çıkardım. Çok başarılı oldu. Avrupa’da pek çok dans pistine girdi.

*Türkiye için yeni bir şey daha...

Aynen öyle. İnsanlar uzaylıymışsınız gibi bakıyor. Bir de Türkler bu müziği bir Türk’ün yaptığına inanamıyor. Birinci ve ikinci albümümde bunu yaşadım. 2005’te ilk defa Türk bir DJ’in yaptığı parça yabancı radyolarda çaldı. Ardından ‘Miracles’ albümümü yaptım. Birincisinden kat kat daha fazla iş yaptı. Sağlam bir rüzgar estirdim. İnsanlar gerçekten benim Türk olmadığıma inandılar.

 

* Kabinden çıkıp kendinizi göstermeye nasıl karar verdiniz?

Hep arka planda kalıyordum. Biraz daha öne çıkmam gerektiğini düşündüm. Konserlere ve performanslara katıldım. ‘Hüseyin Karadayı’ partileri ve organizasyonları yaptım. Ekip çalışmasına başladım. Üçüncü albümümü çıkardım. Tamamen Türkçe şarkılara konsantre oldum. Gerçekten çok iyi tepkiler aldım. ‘Yalan’ ve ‘Yaz Yaz Yaz’ o yazın trend parçaları oldu. İnsanlar beni daha da tanımış oldular. Dördüncü albümde de türkülere yer verdim. Müziklerimi dünyanın anlayacağı bir lisanda yapıyordum. Konserlerim daha da şekillendi.

* Türkiye’de bu işin öncüsü olduğunuzu düşünüyor musunuz?

Evet, son 5 yılda DJ dendiğinde bu işin öncüsü olduğumu düşünüyorum. İki şarkılık biri olmadım. Son olarak da ‘Fresh’ albümümü yaptım. İnsanlara keyif verebilmeyi amaçladım. Ayrıca DJ prodüktör kavramını Türk halkıyla tanıştırdım, hatta artık oturttum. Albüm kapağımdan şarkı seçimine kadar tüm detayları düşünüyorum, bir pop müzik sanatçısı gibi çalışıyorum.

*DJ olmak için ne tür özelliklere sahip olunmalı?

İlk önce çok iyi bir müzik bilginiz olmalı, kulağınız olmalı. DJ şarkılar arasında iyi geçiş yapmalı. Kötü geçiş yaptığı zaman insanların tepkisini alabilir. Bir anda gürültü olur. Nabzı ölçebilmeli. Önemli olan dinleyenlere maksimum derecede keyif vermektir. Gelişmeniz için yeni şarkıları arada sunmanız gerekir.

* Bir iddianız vardır eminim...

Benim konserlerim 2.5 saat sürer ve dinleyici 4-5 bin kişiyi geçer. Bu kadar insanı iki saat ayakta tutabilmek dört saat çalmaktan daha zordur. Konserlerim başlangıçtan bitiş saatine kadar dolu olur ve herkes dans eder.

*Siz de dans ediyor musunuz?

Müziği dinleyerek hareket ediyorum. Dans da ediyorum.

* Şarkı listenizi nasıl hazırlıyorsunuz? Ortama göre mi?

Bu bir özellik ve deneyim. İnsanların hareketlerini, ellerinin kıpırdamalarını sürekli takip ederim, her şeyi anlıyorum. Onlar da bana baktığı için ne söylediklerini bilirim. 2 saat boyunca onlarla iletişimde olurum. Kafamda hep onları maksimum düzeyde eğlendirmek olduğu için iletişim otomatikman oluyor. Onların istediklerini ben zaten veriyorum. Benim için ortam fark etmiyor. Çünkü ben ortamı belirliyorum ve nabzı tutturuyorum.

* DJ kabinine girdiğinizde neler hissediyorsunuz?

Heyecan. Yeter ki teknik bir aksilik olmasın, tek istediğim o. Sahne ve atmosfer güzel olduktan sonra bir an önce çalmaya başlamak istiyorum.

* Gece çalışıyorsunuz ama gece hayatını seviyor musunuz?

Gece hayatıyla pek aram yok. Arkadaşlarım çağırırsa çıkıyorum. Ben düzenli beslenmeye, düzenli uyumaya çalışıyorum. Ürettiğiniz parçalarla, yaptığınız albümlerle konuşuluyorsunuz, bu da bana yetiyor.

* Kadınlarla aranız nasıl?

İyidir, kadınlarla aram iyidir.

*Sizi beğenen kadınlar sayıca çoktur eminim....

Olmuyor desem komik olur. Birçoğu ekrandan çok daha iyi göründüğümü söylüyor. Tabii kadınların söylediklerini dinliyorum ama benim için her zaman sanatım, sergilediğim performans önemli. Hiçbir zaman bunu sahnede kullanayım, kadınlardan gelen notları biriktireyim gibi bir düşüncem olmadı.

 

 

* Ne tür notlar geliyor?

‘Senden çok hoşlanıyorum’, ‘Kurban olayım sana’, ‘Dudaklarını yerim’ gibi şeyler. Böyle şeyler oluyor ama normal diye düşünüyorum. Herhalde hayranı olan tek DJ benim. Facebook’taki sitemizde 20 bin kişiye ulaştık, güzel bir şey tabii.

*Hayranlarınız merak eder, sevgiliniz var mı?

Şu anda yok. Kısa ilişkilerim oluyor. Ama iş yoğunluğumdan dolayı sağlıklı bir şekilde yürütemiyorum. Çünkü bir ilişkiye başladığınız zaman emek vermeniz gerekiyor. Ben de bu zamanı işime ayırıyorum. Sorunlar işte buradan çıkıyor. Genelde kız arkadaşlarım bana “Sen işine aşıksın” diyorlar. Hep aynı sorunlardan pürüz çıkıyor. Devamlı ürettiğim için bir kafeye gitmek bana cazip gelmiyor. Onun yerine başladığım şarkıyı bitirmek istiyorum. Bu yüzden ilişkilerim de bitiyor.

* Belki de gerçekten aşık olmamışsınızdır. Olsaydınız ne yapar eder vakit bulurdunuz gibi geliyor bana...

Hayır, kendimi kontrol edebiliyorum. Aslında aşk çok enteresan bir şey. Kontrol etme yeteneğinizi kaybedebilirsiniz. Açıkçası şu ara bir ilişkim olmasını istemiyorum. Benim konserlerimde gerçekten güzel ve büyülü bir ortam oluyor. O büyülü ortamı hissettikten sonra başka bir şey sizi kesmiyor.

* Onun yeri ayrı aşkın yeri ayrı...

Tabii ki. İnsan aşkı yaşamak ister. Ama karşınıza çıkması lazım. O kişinin gerçekten bir şans olduğunu düşünüyorum.

* Peki nasıl bir aşıksınız?

Biraz romantik, biraz çılgın.

* Ne tür çılgınlıklar?

Bir kadına aşık oldunuz diyelim... Onu etkilemek için ne yaparsınız? Hiçbir şey yapmam. Naturel olurum. He zaman doğallıktan yanayım. Çok zor bir kadına rastlarsam gül göndermek gibi sürprizler yaparım. Ama doğallıktan yanayım.

* Aşkınızı ilan eder misiniz hemen?

Hoşlandıysam, karşımdakinin de benden hoşlandığını hissedersem bir yemek ortamı ayarlanır, sohbet edilir, gözlere bakılır. Bakışmalar benim için çok önemli. Ben her şeyi bakıştan anlarım. Ekstra bir şey yapmak gereği duymam. Karşı taraftan elektrik gelmezse o zaten aşk olmuyor. Bir sene peşinden koşup onu elde etmek bana çocuksu geliyor. O tür eforları işime sarfediyorum. Bu yüzden belki de aşkı yaşayamıyorum.

* Yeni çalışmalarınız var mı?

Hiçbir zaman plansız yaşamam. Her zaman planlarım vardır. Yurtdışındaki DJ prodüktör arkadaşlarımla projelerimizi hızlandırdık. Single çalışmalarımız devam ediyor. ‘Geri Dön’ parçasına bir remiks albüm yapıyorum. Yine yurtdışından ünlü DJ’ler şarkıya kendi versiyonlarını yapacak. Bayramla birlikte Tüm Türkiye’yi ve Avrupa’yı kapsayan konserler dizimiz başlıyor.

4