Hermes alırsanız iyi saklayın!
12 Aralık 2009

Ünlü Fransız markası Hermes Türkiye’de mağaza açtı. Mağaza daha açılmadan açılışa kimlerin katılacağıa, İstanbul’da hangi çantaların satılacağı konuşulmaya başlamıştı. Böyle olunca sadece kullanıcıları değil, herkes markayı tanıdı ve en meşhur çantasının Birkin modeli olduğunu öğrendi.

Kısaca bahsetmek gerekirse: Birkin çanta adını şarkıcı Jane Birkin’den alıyor.

Önceleri en popüler model, Grace Kelly çok kullandığı için Kelly adını alan çantaydı.

80’li yılların başında Jane Birkin, Hermes’in yöneticisi ve sahibi Jean-Louis Dumas’a Kelly çantanın günlük kullanım için pratik olmadığından yakınınca beraber yeni bir model tasarladılar. Bu çanta da Birkin adını alıp Jane Birkin’in ününün önüne geçti.

Hermes bir prestij objesine dönüşünce eski ürünleri de değerli oldu. Durumun farkında varan firma 12 senedir yılda iki tane açık arttırma düzenleyerek elde ettiği gelirlerden bağış yapıyor. Üç sene önce Jane Birkin’in açık arttırmaya verdiği Birkin çantası şimdiye kadar en yüksek fiyata satılmış çanta olarak dünya rekoru kırdı. 74 bin Euro’ya alıcı buldu! O zamandan beri hala bu fiyatı geçebilmiş, daha büyük bir bedele satılmış bir çanta yok.

 

Geçtiğimiz günlerde bir yenisi gerçekleştirilen satışta Naomi Campbell’in yeşil timsah derisi Birkin çantası satışa çıkmıştı. Rekora yaklaşamasa da, Naomi Campbell’in kullandığı bu çanta 21.000 Euro’ya satılarak Hermes’in yıllar içinde ne kadar kıymet kazanabildiğini bir kez daha kanıtladı. Tabii sahibinin de çanta gibi bir ünü varsa...

Audrey Hepburn’den 300 bin Euro

 

İşin içine yardım girince bazı şeylerin bedeli katlanarak büyüyor. Hele de koleksiyonerler hayırsever olunca. İşte böyle bir satış Paris’teki Hermes vintage açık arttırmasından hemen sonra Londra’da Audrey Hepburn adına düzenlendi. Gardırobunun bir kısmı için... Audrey Hepburn’ün 1950-1960 yılları arasında giydiği 38 elbise, şapkalar, kemerler ve çantalar açık arttırmada toplamı 300 bin Euro’yu bulan bir satış rakamına ulaştı. Bu satıştan elde edilen gelirse ‘Audrey Hepburn Çocukları’ derneğine bağışlandı. Stiliyle dönemine, arkasından gelen kişilere ve tasarımcılara ilham kaynağı olmuş ve damgasını vurmuş bir ikonun ölümünden 16 yıl sonra hala böyle ilgi toplayabiliyor olması hiç de şaşırtıcı değil aslında.

Zengin Sindrella için ayakkabı

Bu sezon ayakkabılarda en pahalı ve popüler olanlar ışıltılı ve parıltılı.

Örneğin Christian Louboutin’in taşlı ayakkabıları: 1.500 Euro’dan başlayıp 3.000 Euro’ya kadar değişen fiyatları var. Ben, bu serinin en pahalılarının Louboutin’ler olduğunu zannederken Brian Atwood’un gökkuşağı renginde kristal kaplı ayakkabısıyla karşılaştım.

Paris’in en atipik mağazası Colette’in vitrininde asılı duran ayakkabı mağazada satılacak olan tek çiftti. 37 numarasını denemek istedim. Tabii o sırada fiyattan ve kaç çift olduğundan hiç haberim yok. Satıcı kız “Mağazada bu ayakkabıdan tek çift var. O da 37 numara ama satıştan önce bir hafta boyunca vitrinde sergilenecek. Denetemeyiz” dedi. Sonra da ekledi “Zaten ayakkabı 6.750 Euro!”

 

Brian Atwood uzun yıllar Versace için çalışmış bir tasarımcı. 2001 yılından beri kendi adına kurduğu markasıyla kadın ayakkabıları yapıyor. Tasarımları şık, seksi ve popüler. Müşterileri arasında Nicole Kidman, Madonna ve Gwyneth Paltrow var. Ama bu saydığım sebeplerin hangisi bir çift ayakkabı için yaklaşık 7 bin Euro etiket koymaya sebep bilmiyorum.

Muhtemelen satıcı kız da benim gibi düşünüyor olacak ki ayakkabıyı denemek isteyen müşteriye önce fiyat söylüyor. Ve hatta mağazada bu ayakkabıdan tek çift olmasının sebebi de büyük ihtimalle aynı.

Bu aslında bir pazarlama stratejisi ama bana kalırsa çok yanlış bir teknik.

Aynı ayakkabı Amerikan moda dergilerinde 4.500 Dolar olarak tanıtılıyor. Mağazalardaysa neredeyse iki katı fiyata satışta. Kendi adıma söyleyebilirim ki bundan sonra Brian Atwood etiketli bir ayakkabı görüp beğensem dahi denemek, yanına yaklaşmak aklımın ucundan geçmeyecek. Her kadın Sindrella gibi hissetmek isteyebilir. Ama tabii yeterince zenginse... Yoksa kim almayacağı bir şeyle vakit kaybetmek ister ki?