Hepimiz 'sözde terörist' olabiliriz

Gazeteci İsmail Saymaz'ın 6. kitabı 'Sözde Terörist' raflardaki yerini aldı

Hepimiz 'sözde terörist' olabiliriz

Saymaz bu kitabında 30 ayrı dava dosyasına inceliyor. Engin Çeber'in işkence edilerek öldürüldüğü koğuşun fotoğrafını kapağa taşıyarak başlayan kitap, annesiyle beraber volta atan iki yaşındaki Şana’nın hikâyesiyle başlıyor.

Saymaz, Türkiye'de son yedi yılda 'terör suçu'nun, iktidar bloğuna karşı her eylemi, her muhalif kimliği içine alacak şekilde genişletildiğine değiniyor. İsmail Saymaz kitabının giriş kısmında şöyle diyor:

“Polis fezlekeleri adeta yasaların yerine geçerken; özel yetkili mahkemeler, 'düşman' ilan edilen kesimlere karşı özel bir mekanizma olarak kullanılıyor. Çoğulcu demokrasiyi, örgütlü toplumu, özgür bireyi ve eleştirel aklı hedef alan "devlet terörü" eliyle, yasal hakları kullanmak bile terör suçu sayılıyor. Sonuç olarak ÖYM'lerde yargılanan sekiz bini tutuklu yetmiş bin sanıkla Türkiye, 12 Eylül mahkemelerinin rekorunu bile geride bıraktı.”

Taş atan çocuk Berivan’ın mektubu, "parasız eğitim" pankartı açan Berna ve Ferhat'ı, oğlunu andığı için yargılanan Ayşe Karakaya'yı, katılmadığı cinayetten müebbet alan yazar Doğan Akhanlı'yı, İbrahim Tatlıses'i vurdurmakla suçlanan avukatı, askeri casusluk örgütünün lideri denilen bir genç kadının hikâyesini okurken  ‘Hepimiz sözde teröristi’ olabiliriz’ diyebilirsiniz.