Güneşe çıkmadan hemen önce 50 faktör sürmeyin!

D vitamini eksikliği çağın sorunu. Anne sütü gibi eşsiz ama anne sütünde yetersiz olan tek vitamin aynı zamanda. Uzmanların “mucizevi” diye nitelendirdiği D vitamininden maksimum faydayı sağlayabilmek için her gün en az 15 dakika güneş ışığından faydalanmak şart

Güneşe çıkmadan hemen önce 50 faktör sürmeyin!

Bebeklikten itibaren hayatımızın her döneminde önem taşıyan D vitamini kemik gelişiminden bağışıklık sisteminin güçlenmesine, diş gelişiminden kanserden korunmaya dek çok büyük rol oynuyor. Hatta yapılan son araştırmalar faydalarının sanılandan çok daha fazla olduğunu ortaya koyuyor.
 
Acıbadem Etiler Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Anıl Yeşildal, hamilelikten itibaren D vitamini deposunun doldurulması gerektiğini belirtiyor.
 
BALIK, TEREYAĞI, YUMURTA YETMİYOR

Yazın gelişiyle güneş pırıl pırıl yüzünü göstermeye başladı. Doğayla birlikte pek çok kişi için canlılık vadeden yaz ayları, sağlığımız açısından da eşsiz bir vitamin kaynağını sunuyor insanlara. Türkiye’de yaşayanlar bu konuda son derece şanslı. Yaz aylarında en çok da güneşte bulunan “mucizevi” D vitamininden bolca faydalanma imkanına sahip oluyorlar.

Acıbadem Etiler Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Anıl Yeşildal süt, yumurta, tereyağı, balıklardan özellikle somon, uskumru, mantar, ülkemizde çok yaygın bulunmasa da istridyenin en zengin D vitamini kaynakları olduğunu belirtirken önemli bir noktanın altını çiziyor:

“D vitamininden zengin de olsa sadece besinleri tüketmek yoluyla D vitamini ihtiyacı karşılanmaz. Vücudumuzun D vitamininden maksimum faydayı sağlayabilmesi için güneş ışığı şart. Güneşteki ultraviyole ışınları, besinler yoluyla vücudumuza giren D vitaminini öncü maddelerini derinin altında aktifliyor ve olabildiğince işlevsel hale getiriyor!” Ancak günümüzde kapalı alanlarda zaman geçirme sürelerinin arttığı göz önüne alındığında güneş ışığından faydalanma süresi de azalıyor. D vitamini ihtiyacı bebek henüz anne karnındayken başlıyor. Bu nedenle hamilelikte mutlaka güneş ışınlarından bol bol istifade etmek gerekiyor hatta kışın bile. Evin güneş almasına dikkat edilmeli, perdeler ve pencereler en azından 15 dakika açılmalı çünkü güneş ışınlarının kişiye pencerenin ardından değil, direkt gelmesi önemli. Dr. Yeşildal “Her gün en az 15-20 dakika kollarımız, bacaklarımız açık şekilde güneşten direkt istifade etmemiz gerekiyor. Hatta kışın bile çocuğu gün ışığından mahrum etmemeli. Yüz bölgesinden güneşten istifade etmesi sağlanmalı. D vitamini eksikliği raşitizmden enfeksiyonlara sık yakalanmaya, hatta ileri yaşlarda kansere bile yol açabiliyor” diyor.
 
KEMİK GELİŞİMİNDEN KANSERDEN KORUNMAYA DEK FAYDALI

D vitamini kemik ve diş gelişiminde en önemli faktörlerden biri. Anne sütü gibi de eşsiz bir vitamin. Anne sütünün içermediği tek vitamin de yine o ne yazık ki. Bu nedenle anne sütü ile beslenen bebeğe 1 yaşına kadar D vitamini takviyesi yapılması zorunlu. Dr. Anıl Yeşildal “bıngıldağı ufak, bıngıldağı kapalı” gibi gerekçelerle 1 yaşından önce de bu “mucizevi” vitaminin kesilebildiğini belirterek “Burada esas olan baş çevresi büyümesidir. Baş çevresi büyümesi normal sınırlarda, normal eğrilerde gittiği sürece bıngıldağa bakarak D vitaminini kesmek aslında cinayete eşdeğerdir. Üstelik 1 yaşından sonra da D vitamini verilmeye devam etmeli. Çünkü çocuk yürümeye başlıyor ve bütün ağırlığı ayakların, bacakların üzerine biniyor. Dişleri arka arkaya çıkıyor. Onların da kalsiyuma, D vitaminine ihtiyacı var. Kemik ve diş gelişiminde D vitamini son derece önemli rol oynuyor. Ben 2 buçuk 3 yaşına kadar kullanılmasını öneriyorum” diyor.

Son yıllarda yapılan çalışmalarda D vitamininin bağışıklık sistemi üzerine olumlu etkileri, kansere karşı koruyuculuğu göz önüne alındığında erişkinlerin de mutlaka D vitamininden bolca faydalanması gerekiyor. Erişkinlerde çok ciddi anlamda D vitamini eksikliği olabildiğini, oysa D vitamininin sağlıklı birey olmak, kansere karşı korunmak, daha az enfeksiyon hastalıklarına yakalanmak açısından çok büyük rol oynadığını belirten Dr. Yeşildal, check-up’ların içine de tıpkı tiroid hormonu, kan sayımı gibi D vitamini ölçümünün de eklenmesi, erişkinlerin D vitamini içeren besinlerden bolca tüketmesi, yılda 2-3 kez de D vitamini takviyeleri alması gerektiğini söylüyor.
 
BEBEĞE FAZLA D VİTAMİNİ TAKVİYESİ ZARARLI

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Anıl Yeşildal, çocuklara kışın günde 800 ünite yani altı damla, yazın da 400 ünite yani 3 damla D vitamini verilmesini öneriyor.

Bazı annelerin D vitaminini tamamen kesebildiği gibi bazı annelerin de tam tersine “bebeğimin dişi çıkmadı, yürüyemiyor” gibi gerekçelerle 1 ampul D vitaminini kırıp bebeklerine içirebildiğini belirten Dr. Yeşildal “Bir ampul D vitamini içinde 300 bin ünite var. Yani bir çocuğun günlük ihtiyacının kışın 800 ünite olduğunu düşünürsek günlük ihtiyacın yaklaşık 400 katı daha fazla D vitaminini bir seferde çocuğa vermiş oluyoruz. Bu ne dişin çıkmasını sağlıyor, ne de yürümeyen çocuğu kaldırıp yürütüyor! Ama böbreklerinde nefrokalsinozis adını verdiğimiz tamamen taşlaşma gibi hastalığa yol açabiliyor! Ezbere yüksek doz D vitamini vermek, hiç vermemekten daha büyük yanlış” diyor.
 
GÜNEŞE ÇIKMADAN HEMEN ÖNCE 50 FAKTÖR SÜRMEMELİ

Güneşe çıkmadan önce yüksek koruma faktörlü güneş kremleri sürmek konusunda cildiye uzmanları ile çocuk doktorları arasında farklı fikirler var.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Anıl Yeşildal “İlk 5 ila 15 dakika bizim vücutta D vitamini sentezini başlatmamız için yeterli. Yüksek faktörlü güneş kremlerini güneşe çıkmadan önce evde sürmek güneşten faydalanmayı engelliyor. Evde düz bir nemlendirici krem sürüp 5-10 dakika dışarıda dolaştıktan sonra yüksek faktörlü kremi sürüp bir süre gölgede oturulabilir. Böylece hem güneş ışığından faydalanmış hem de zararlarından kurtulmuş olabiliriz” diyor.