Gözyaşlarını bitti sanmıştık
19 Ekim 2010

Türkiye’de en büyük “tecavüz” mağduru demokrasidir.

 ***

Demokrasiye sadece “darbe” yaparak tecavüz edilmez...

***

Misal 28 Şubat’ı yapan paşalar ne ise Necmettin Erbakan da odur!

Her ikisi de faklı yöntemlerle demokrasinin ırzına geçmiş ve Türkiye’yi o karanlık tünelin içine sokmuştur.

[[HAFTAYA]]

***

Bugün Türkiye’de “darbeci”lerin hesap vermeye başladığını görüyoruz...

Hiç şüpheniz olmasın bir gün sıra 28 Şubatçılara da gelecektir!

***

Peki, Erbakan ve Erbakan gibiler?

*** 

Adı demokrasimizin “faili meçhuller” listesinde eriyip gidebilir...

Ama Erbakan’ın kaybettiği o “trilyon”un hesabını kim verecek?

***

Bir insan nasıl olur da hapis cezası çekemeyecek kadar “yaşlı” ve “hasta” ama siyaset yapabilecek kadar “sağlıklı” ve “genç” olabilir?

***

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün insani bir refleksle Erbakan’ı affetmiş olması anlaşılabilir.

Ama bugün ortada bir gerçek var ki: Başta cumhurbaşkanımız olmak üzere hepimiz kandırıldık!

***

Erbakan’ın siyasete geri dönmesi beni zerre kadar ilgilendirmiyor...

Numan Kurtulmuş ve arkadaşlarını alaşağı edip, yedi sülalesini partinin başına getirmesi de umurumda değil...

***

Hem şimdiden konuşup Erbakan’ın önümüzdeki seçimlerde karşılaşacağı acı sürpriz tadını kaçırmayı da hiç istemem!

***

Ama o “kayıp trilyon” öğretmen Ayşe’nin, doktor Murat’ın, bakkal Naci’nin alın teriydi...

Hesabını verene kadar iki elimiz yakasındadır...

Bu tarafta olmazsa öteki tarafta!