Gönülçelen gönlümü çeldi!
31 Ekim 2010

Önceki gece Hanımın Çiftliği (Kanal D) yayınlanmayınca yerine koyulan film de öyle ahım şahım bir şey çıkmayınca ister istemez Gönülçelen’e (atv) takıldım biraz...
Bir süredir kaçak/göçek izliyordum diziyi. Kopmuştum hani. Neyse ki, ısınmak zor olmadı. Geçen bölüm gözüme çarpan Eyşan’ın evine taşınma meselesinden bu yana yazılacak en iyi konuyu yerinde tespit etmiş oldum... Meseleden haberdar bir okurum daha önce uyarmıştı. Dizide Murat hocamızı oynayan Cansel Elçin uzun zaman sonra yine piyano başındaydı...

[[HAFTAYA]]

Murat hocanın çıkardığı kompozisyon, ünlü besteci Chopin’e ait ve icrası çok güç olarak bilinen “Fantaisie Impromptu” adlı eserdi o akşam... Cansel Elçin, Rahmetli Barış Manço’nun 7’den 77’ye isimli programında ünlenen piyanist Mine Mucur’dan ders alarak toplam 6 günde çıkarmış o sahneyi. Kısacası el dublörü filan kullanmamış... Elbette kendisinden bir Fazıl Say çıkmasını beklemiyoruz ama bir oyuncu için, hakkını vererek çizdiği bu performans yeterince alkış nedeni. Üstelik de ayakta olacak cinsten!

BİR KANALDA BİR BANU GÜVEN

Gülay Özdem tam da yeni bir Banu Güven vakası olmuştu ki adres değiştirdi. Daha doğrusu NTV gece haberlerini sunan genç arkadaşın gidişine aylar önce karar vermişti kanal yönetimi... Neyse ki, ekranda soğuk ama karizmatik duran spiker eğilimi ağır bastığı için hiç işsizlik yaşamadan yeni kanalı Habertürk TV’ye geçti... Kendi adıma, stajyerlik zamanlarından tanıdığım bu genç kardeşimin meslekte iyi bir yere geleceğini düşünüyorum. Yeter ki özgün havasını bulsun. Bir kanalda iki Banu olmuyordu, bir kanalda Banu; diğerinde Gülay olsun bari!

Yanlış saate koydunuz...

Bay Tahmin cuma gecelerinin tartışmasız tek eğlence programı. Geçen sezon TV8’de yayınlandığı saatlerde hakikaten tek geçiyordum programı... Ama bu yıl Bay Tahmin’in çılgın ikilisini çok geç saate attı kanal yönetimi. Önceki gece program başladığında neredeyse ikiye geliyordu saatler...
Bana göre o yayın saatiyle harcanan bir hali var programın. Prime time diliminin göbeğine konsa bir sürü benim diyen programı ikiyle çarpar vallahi... Neyse, dileğimiz Bay Tahmin’den geç saat nedeniyle uzaklaşmamamız. Sadece benim değil, bir sürü gece kuşunun da dileği bu...

Magazin’e röportaj veren Sarp Apak, Güven karakterini canlandırdığı Kavak Yelleri’nde önümüzdeki bölümlerde sürpriz gelişmeler olacağını filan söyledi... “En büyük sürpriz ne olabilir?” diye düşündüm o an. Artık resmen kabak tadı veren Efe ile Aslı’nın birbirini görmesi olamaz herhalde. Çünkü o hattan çoktan çıktık biz...
Önce iki insanın sonra bütün bir dizi ahalisinin Efe’yle temas etmemesi için bütün kombinasyonlar denendi. Yani Efe’nin birinin karşısına çıkıp cee demesi hiç sürpriz olamaz. Olsa da kimse takmaz...
Bu durumda tek bir sürpriz kalıyor izleyiciye. Bütün dizi ekibinin toplu bir hipnoz seansından uyanarak aslında Efe’nin hiç dönmediğini, gördüklerinin uzun bir kabus olmasına ayması. Bak bu sürpriz olur sahi; olsun mu?

Bu kadarı da Unutulmaz!

Unutulmaz’a (atv) hakkını verelim. Geçen sezonun aksine çok geç saatte yayınlanmasına rağmen iki hafta içinde reytinglerini toparlayarak iyi bir ivme yakaladı...
Ancak, Çocuklar Duymasın’ın uzun özetinden dolayı başlama saati 23.00’e kayan dizinin kemik izleyicisi bu durumdan bir hayli şikayetçi. Kendi adıma ben de öyle... Bir kanalı tüm bir sezon sırtında taşıyan dizilerin, bir şekilde üvey evlat muamelesi görmesi canımı sıkıyor...
Bu köşede sıklıkla yersem de Unutulmaz, elin tersiyle itilecek bir iş olmadığını çoktan kanıtladı. Sezar’ın hakkını Sezar’a verip yayın saatini makul rakamlara çeksek iyi olur diyorum yetkililere...

Rütbe birliğe göre değişiyor

Önceki gün Güneydoğu’dan Öyküler: Önce Vatan (Show TV) dizisinde gördüğüm askeri bir aksaklığa dikkat çekmiştim...
Dizinin öyküsünü kaleme alan ve benim de daha önce öykülerini kitaptan okumaya bayıldığım Hakan Evrensel’den bir açıklama geldi...
Evrensel, senaryo ekibinin içinde kendisinin de olduğunu ifade ederek, yedek subaylıkta rütbe ve yemin ilişkisinin çeşitli şartlarda değiştiğini öne sürüyor...
Bilgilendirmek açısından Evrensel’in ilgili açıklamasını paylaşıyorum sizinle; “Kura çekme törenlerinin rütbe taktıktan sonra veya önce gerçekleşmesi; içinde bulunulan eğitim-öğretim yılı programına, sınıf okulunun şartlarına vb. göre değişiklik gösterebilmektedir...
Bazı sınıf okullarında yedek subay olmaya hak kazanmış adayların kura çekme törenleri, Asteğmen rütbelerini taktıktan sonra da yapılabilmektedir... Dizide konu edilen Samsun Sahra Sıhhiye Okulu Komutanlığı’nda da; eğitim-öğretim döneminin şartları uygun olduğu takdirde, kura çekme törenleri, Asteğmen rütbesi takıldıktan sonra yapılabilmektedir.”
Anladığım kadarıyla iş benim başıma geldiği cinsten değilmiş. Ya da tespitim doğru ama durum da başlı başına yanlış değilmiş!