Gerçek kripto Meclis tatillerinde mi gizli?

Gerçek kripto Meclis tatillerinde mi gizli?

Akşam gazetesinden Çiğdem Toker'in haberine göre, 6 ay önce CMK'nın 250. maddesinde 'tek kelimelik' değişiklik yapılmasaydı 'kozmik oda' baskını tartışmalı hale gelecek, 8 askerin sivil mahkemede yargılanması zorlaşacaktı.

TARİH: 26 Haziran 2009, Saat: 00.59.
YER: TBMM Genel Kurulu.
KONU: Kısa bir süre sonra 5918 numarasını alacak olan 'TCK ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı.'

AKP milletvekilleri Bekir Bozdağ ile Mustafa Elitaş tasarıda olmayan bir düzenleme için 'yeni madde ihdası' önergesi veriyor. Madde eski. Ne var ki, ülkeyi ayağa kaldıracak  sistem değişikliği doğurması için, tek bir sözcük değişikliği yeterli.
Vekiller, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 250. maddesindeki 'hali dahil' ifadesinin 'halinde'ye dönüşmesini talep ediyor.
Oylama yapılıyor, eller kalkıyor.
Altı ay sonra gündemi altüst edecek 'kozmik oda' aramasının hukuki zemini güçlendiriliyor.

KAFA KARIŞIKLIĞI OLMASIN

Evet; Seferberlik Bölge Başkanlığı araması, CMK'nın 'devlet sırrı'nı düzenleyen 125. maddesine göre gerçekleşiyor. Ama bu; aramanın, tek kelimeyle değiştirilen maddeden de hukuki dayanak aldığı gerçeğini değiştirmiyor. 

Çünkü maddenin yeni hali, suçun askeri mahalde işlenmesi durumundaki yetkiyi, askeri mahkemeden alıp sivil mahkemeye veriyor.
Fikrini sorduğumuz kıdemli hukukçular, sivil hakim ve savcıların; bir askeri mahal olan 'kozmik oda'da bu değişiklik sayesinde arama yapabildiği görüşünde: 'Tek başına CMK madde 125, sivil hakim ve savcıların kozmik odaya bu kadar rahat girmesini sağlasaydı, bugüne kadar neden hiç girilmedi? Eğer kozmik oda araması, madde 250 değişikliği yapılmadan gerçekleşseydi, (askeri mahaldi, değildi, askeri suçtu) tartışma ve tereddütleri bitmezdi. Madde 250, bu tereddütleri ortadan kaldırdı' diyorlar.

Nitekim, 27 Haziran tarihli AKŞAM'da Ebru Toktar Çekiç imzasıyla yayımlanan manşet haberde Askeri Yargıtay Onursal Üyesi emekli Hava Hakim Albay Avukat Fahir Kayacan'ın yorumu şöyledir:

'Yürürlükteki düzenlemeye göre, suç askeri mahalde işlenmişse veya askerlik göreviyle ilintili işlenmişse, askeri suç olmasa dahi mercii askeri mahkemelerdir. Bu düzenleme bu durumu ortadan kaldırıyor. Suç askeri mahalde işlenmiş veya askerlik göreviyle ilintili olarak işlenmiş olsa dahi yargılama sivil mahkemelerde yapılacak.'

Yapılan bu gece yarısı değişikliği o sıralarda daha çok Ergenekon sanıklarının sivil mahkemede yargılanmasını mümkün kılması yönünden tartışılıyor. Ancak bugünkü gelişmeler ışığında, CMK 125 ile CMK 250 birlikte okunduğunda,  karşımıza 'kozmik oda' aramasının hukuki zemini çıkıyor.

İKİ TATİL DE RASTLANTI OLABİLİR Mİ?

5918 sayılı yasa TBMM'nin yaz tatiline girmeden önce çıkardığı son yasaydı.
26 Haziran gece yarısı, Meclis'te tek kelimelik değişiklik yapıldı.
30 Haziran Salı günü 'aç-kapa' yapan Meclis tatile girdi.
Aynı gün MGK toplandı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün davetiyle Başbakan Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un katılımıyla 'üçlü zirve' yapıldı.
Başbuğ'un bu toplantıda yasanın 'ordunun masuniyetini (dokunulmazlığını) zedeleyeceği, ihbar furyasıyla karargahların basılabileceği' kaygısını dile getirdiği basına yansıdı.

TEREDDÜDÜ GİDERECEK İVEDİ DÜZENLEME YAPIN

Gül, yasayı 8 Temmuz'da onayladı. Ama önemli bir not düştü.
Başbuğ'un 'üçlü zirve'deki kaygılarının tezahürü olan bu not, Köşk'ün web sitesinde şöyle yayımlandı:
'Bu düzenlemenin uygulanmasında, askerlik hizmeti bakımından disipline ve hukuk” güvencelere ilişkin olarak ortaya çıkması muhtemel tereddütleri giderecek yasal düzenlemelerin de yapılmasında fayda görülmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımız, belirtilen hususlarda gerekli yasal düzenlemenin ivedilikle yapılmasının uygun olacağını belirtmişlerdir.'
Yasa Resmi Gazete'de 9 Temmuz'da yayımlandı. Aynı gün Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, kameralar önünde, Meclis tatili biter bitmez, Gül'ün 'ivedilikle' diye not düştüğü düzenlemelerin yapılacağını taahhüt etti.
Meclis 1 Ekim'de açıldı. 25 Aralık'a dek çalıştı. Bu süre zarfında onlarca kanun çıkarıldı.
Çıkarılan kanunlar arasında, 'askeri suç' kavramına açıklık getirecek o 'ivedi' düzenleme yer almadı.
25 Aralık, Meclis'in 11 günlük yılbaşı tatili öncesindeki son çalışma günüydü.
Siyasete yasama platformunda ara verildiği günün akşamı, 'kozmik oda araması' başladı.
Durumun şaka kaldırır hali yok ama sormak zorunlu:
Gerçek kripto yoksa bu tatillerde mi gizli?
Değilse, kozmik oda yasası ile kozmik oda aramasına rast gelen iki Meclis tatili çok ilginç rastlantı değil mi?

ANASAYA MAHKEMESİ İPTAL EDERSE

'Kozmik oda' aramasında, hatırda tutulması gereken bir başka önemli unsur da CMK m. 250 değişikliğinin Anayasa Mahkemesi'ne götürülmüş olması.
CHP'nin yasa çıktıktan kısa bir süre sonra temmuz ayında Yüksek Mahkeme'ye taşıdığı yasa, halen 'gündem'e alınmış değil...
Ola ki Anayasa Mahkemesi, başvuruyu bugün gündeme aldı ve yürürlüğün durdurulması ve iptal taleplerini kabul etti.
Ne olur?

CMK 250'NCİ MADDEDE YAPILAN DEĞİŞİKLİK NEYDİ?

Kamuoyuna 'Gece yarısı operasyonu' olarak yansıyan CMK'daki değişiklik, sivil yargının görevine giren suçlara ilişkin yargılamanın askeri mahelde veya asker kişiler tarafından askerlik göreviyle ilgili olarak işlenip, işlenmediğine bakılmaksızın sivil mahkemelerde yapılmasına olanak tanımıştı. CMK'nin 250'nci maddesinin üçüncü fıkrasında gerçekleştirilen tek kelimelik değişiklikle, asker kişilerin sivil yargıda yargılanmalarının yolu açılmıştı.
Buna göre bu maddedeki “Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’ın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler ile savaş ve sıkıyönetim hali dahil askeri mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklıdır' cümlesindeki “hali dahil' ifadesi yerine “halinde' ifadesi konuldu. Yani görünüşte birkaç harflik bir değişiklik yapıldı. Ancak bu küçük görünen değişikliğin kapsamı, önergenin gerekçesinde şöyle açıklandı:
'Asker kişilerin barış zamanında, 250. madde uyarınca kurulan ağır ceza mahkemelerinin yargı yetkisine giren bir suçu işlemeleri halinde, bu mahkemeler tarafından yargılanması amacıyla bu değişiklik önergesi verilmiştir. Buna karşılık, savaş ve sıkıyönetim halinde işlenen suçlarda ise asker” mahkemelerin yargı yetkisi korunmaktadır.'