Genelkurmay'dan "kobay asker" açıklaması

Genelkurmay Başkanlığı, "GATA'da kobay asker" iddiasına ilişkin açıklama yaptı

Genelkurmay'dan

Genelkurmay Başkanlığı, "GATA’da kobay asker" iddiasına ilişkin haberin çıktığı gün ivedilikle araştırma başlatıldığını bildirerek, hastaya yapılan tüm tıbbi işlemlerin rutin tedavi prensipleri dahilinde yapıldığını, klinikte herhangi bir deneysel tedavi yapılması ve buna bağlı olarak altı askerin hayatını kaybetmesi iddialarının ise gerçek dışı olduğunu kaydetti.

Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yer alan açıklamada, Taraf Gazetesinde "Er Fevzi Alabay’ın askerdeyken tedavi için sevk edildiği İstanbul GATA’da kobay olarak kullanıldığı, yine aynı amaçla kullanılan 6 askerin hayatını kaybettiği" iddialarına ilişkin haberin yer almasının ardından hemen araştırma başlatıldığı bildirildi.

Açıklamada, yapılan araştırma sonucu, Fevzi Alabay’ın 11 Şubatta İstanbul GATA Haydarpaşa Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon servisine her iki el parmaklarında ağrı ve şişlik, her iki bileğinde ağrı şikayeti ile başvurduğunun ve aynı gün yapılan muayenesi neticesinde yatışının yapıldığının belirlendiğini bildirildi.

Hastanın muayenesinde her iki elinde kompleks bölgesel ağrı sendromu tanısı konularak ilaç tedavisi ve fizik tedavi uygulamalarına başlandığı vurgulanan açıklamada, "Tedavisi esnasında kullanımı bilimsel olarak kabul görmüş ve rutin uygulamada tüm fizik tedavi ve rehabilitasyon kliniklerince yıllardır yaygın olarak kullanılan tedavi ve ağrıyı giderme amaçlı hastanın her iki eline de elektroterapi uygulanmıştır" ifadelerine yer verildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Tedavi sürecinde gerek sözlü gerekse yazılı olarak sürekli bilgilendirilen ve her aşamada onayı alınan hastanın bu tedavi sürecinde rızası dışında herhangi bir tedaviye veya deneye zorlanması ve tedavi esnasında baygınlık geçirmesi söz konusu değildir. Ayrıca uygulanan rutin tedaviye ilişkin dirençli bir klinik seyri görülen hastaya yardımcı olabilmek maksadıyla durumu ile ilgili Kalp Damar Cerrahisi, Göğüs Cerrahisi, Ortopedi, Nöroloji, Psikiyatri Kliniklerinden konsültasyon alınarak tıbbi durumu bu kliniklerin katıldığı bilimsel konseyde tartışılmıştır. Yine bu süreçte hastanın yattığı er-erbaş koğuşunda yatan diğer askerler tarafından hastanın doktor ve hemşireler olmadığı zamanlar ellerini normal kullandığının beyan edilmesi üzerine kendisinin fark etmediği zamanlarda yapılan gözlemler neticesinde ellerini rahatlıkla kullanabildiği görülmüştür. Bu durum üzerine tekrar alınan psikiyatri konsültasyonu sonucu hastanın Disosiyatif (konversiyon) bozukluk tanısı ile Psikiyatri Kliniğine nakli yapılmıştır."

Fizik tedavi ve rehabilitasyon kliniğinde kapalı odanın bulunmadığı bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Hastanın iddia ettiğinin aksine kendisine beyin veya kafası ile ilgili herhangi bir elektrik-elektromanyetik uygulama ve deneysel ilaç tedavisi yapılmamıştır. Ayrıca hastanın görüntüleri asla kayda alınmamıştır. Yine bu klinikte herhangi bir deneysel tedavi yapılması ve buna bağlı olarak altı (6) askerin hayatını kaybetmesi, bu askerlerin cenazelerinin gece gizlice nakledilmesi iddiaları ise gerçek dışıdır. Yine hasta fizik tedavi ve rehabilitasyon kliniğinde yatarken kendisini ziyarete gelen babasına ilgili öğretim üyesi tarafından yarım saati aşan bir sürede bilgi verilmiştir. Yine aynı görüşmede İstanbul’da kalacak yeri olmadığını beyan eden hastanın babası hastanede kalmak istemiş, günlük aktivitelerini bağımsız olarak sürdürebilen hastanın refakatçiye ihtiyaç duymaması nedeni ile hasta babasına bu isteğinin karşılanamayacağı nazikçe ifade edilmiştir.

Ayrıca hasta, Psikiyatri Kliniğinde yatarken fizik tedavi ve rehabilitasyon kliniğine gelerek tüm doktor ve hemşirelere ellerinin düzeldiğini ifade ederek kendisine yapılan yardım ve tedavi için teşekkür etmiştir.

Müteakiben 6 Nisan tarihinden itibaren hasta Psikiyatri kliniğinde Disosiyatif (konversiyon) bozukluk, tanısı ile yapılan tedaviler sonucunda uygulanan tedaviye cevap vermesi ve şikayetlerinde kısmi azalma olması üzerine ilaç tedavisine devam edilmesi ve Sonunda Muayene Kaydı (SMK) ile bir ay hava değişimi kararı alınarak 15 Nisan 2011 tarihinde taburcu edilmiştir. Hastaya yapılan tüm tıbbi işlemler rutin tedavi prensipleri dahilinde yapılmıştır."

Taraf Gazetesi’ndeki haberde, "askerlik hizmeti sırasında sevk edilen Er Fevzi Alabay’ın tedavi için gittiği İstanbul GATA’da rızası olmadığı halde üzerinde çeşitli ilaçlar denendiği ve kobay olarak kullanıldığı, bu nedenle sağ tarafının felç olduğu, okur yazar olmadığı için önüne gelen evrakları anlamadan imzaladığı, kapalı bir odada dört gün tutularak elektrik verildiği ve bu nedenle yatalak bir insan haline geldiği ve deneyler sırasında hayatını kaybeden altı askerin cenazelerinin de gece gizlilik içinde hastaneden nakledildiğine yönelik iddia ve suçlamalara yer verilmişti. Yine aynı haberde, bu kişinin babası olan Sinan Alabay’ın oğlunun rahatsızlığı nedeni ile İstanbul’a gittiğinde hastanedeki komutanların oğlu ile görüşmesine izin vermediklerine ilişkin iddiaları da yer almıştı.