Geleceğine yolculuk yapanlar

Geleceğine yolculuk yapanlar

Geleceğinizle ilgili bir şeyler öğrenmek ister misiniz?’ sorusunun cevabı hepimiz için “Evet” olacaktır. Çoğumuz geçmiş yaşam yani regrasyon terapisiyle ilgili bir şeyler az çok biliyor, ama ya ‘progresyon’ yani gelecek yaşam terapisiyle ilgili? Geçmiş yaşam terapisi kadar yaygın olmasa da gelecek yaşam yani ‘progresyon’ terapisi de son zamanlarda hayatlarını yeni ve olumlu bir perspektiften görmek isteyenler için farklı bir alternatif. Bu terapide kişinin potansiyel gelecek yaşamından ya da yaşamlarından ulaşılan olumlu bilgiler, şimdiki durumuna yardımcı olmak için kullanılıyor. Türkiye’de her biri farklı metodlarla bu terapiyi uygulayan üç önemli isim yöntemi Yeni Aktüel Dergisi’ne anlattı...

80’li yıllardan gelecek vizyonları

Progresyon (gelecek yaşam) terapisi konusunda ilk çalışmalardan birini, araştırmalarına 1960’ta geçmiş yaşam terapisiyle başlayan psikolog Dr. Helen Wambach yapmış. Ancak daha sonraki yıllarda hipnozla yapmaya başladığı progresyon çalışmalarının amacı farklı. Wambach’ın, 1983-1985 yılları arasında Dr. Chet Snow’la birlikte yaptığı terapiler de dahil olmak üzere 2 bin 500 kişi üzerinde yürüttüğü bu araştırmalar özellikle 2100-2400 yılları arasındaki tarihlere odaklanmış. Bu deneklerin çok az bir kısmı bahsedilen yıllarda yaşadıklarını görse de araştırmalardan elde edilen bulgulara göre hipnoz sırasında görülen vizyonlar arasında iklim kaymaları, dünya çapında meydana gelecek depremler, Pasifik çevresinde volkanik patlamalar hatta Japonya’nın ve ABD’nin batı sahillerinin büyük bölümünün suya gömülmesi var.

Dört farklı yaşam biçimi olacak...

1- Daha çok ılıman bölgelere dağılmış olan, ormanlık bir çevrede yaşayan spiritüel topluluklar.

2- Yüksek teknolojiyle donatılmış ancak zorlu dış koşullar sebebiyle kubbemsi yapılara ve diğer yapay korumalara bağlı olan şehirler.

3- Teknolojiden vazgeçmiş, doğayla barışık, basit bir yaşam biçimine sahip izole, rustik yerleşimler.

4- Mars gibi yakın gezegenlerde korunaklı koloniler kuran gruplar.

Eric Alexander (Terapist): 'Gelecek çok kolay değiştirilebilir'

Bilgi Paylaşım Derneği’nde bireysel seanslar gerçekleştiren, ‘2012’de gelecek olan yeni enerjiler’le birlikte oluşacak değişimler ve bu değişimlere nasıl kolay uyum sağlanabileceğiyle ilgili seminerler düzenleyen Yunan asıllı Eric Alexander, dünyanın çeşitli ülkelerinde regresyon ve progresyon terapileri yapıyor. Diğer boyutlardan gelen enerjileri, kanal olarak bu boyuta getirdiğini söyleyen Alexander, progresyon seanslarını genellikle kişileri bir yıl sonrasına götürerek yapıyor.

Uyguladığınız progresyon terapisinin içeriğini anlatır mısınız?

Biz, bütün zamanların aynı anda yaşandığını ve bazı şeyleri gelecekten de getirmiş olabileceğimizi anlatmaya çalışıyoruz. Genelde bir danışanımı gelecek yaşamına götürdüğüm zaman onun gelecekte sahip olduğu bilgiyi bugüne getirmeyi amaçlıyorum ki; şimdiki hayatına daha iyi sahip çıkabilsin. Eğer kişi geleceğinden hoşlanmıyorsa, bunu değiştirmek için çalışıyoruz. Çünkü geleceği değiştirebiliriz. Eğer biri geleceğini görüp “orada mutlu değilim” diyorsa “geriye dön bak ve neden mutlu olmadığını gör” diyorum. Eğer gelecekte neden mutlu olmadığımızı bilirsek bunu değiştirebiliriz. Her danışanımı en azından bir yıl sonrasına götürüp durumlarına bakıyorum. Eğer gördükleri hoşlarına gidiyorsa, bu noktaya gelmek için son 12 ayda yaptıklarını, hangi kararları verdiğini soruyorum. Bu, her şeyi daha iyi hale getirmesini sağlıyor.

Progresyon terapisini hipnozla mı yapıyorsunuz?

Gelecek ya da geçmiş yaşamları görmek için tamamen hipnotize olmanıza gerek yok. Tek yapmanız gereken rahatlamak, tabii ki gözleriniz kapalı olacak. 10 dakika sizi rahatlatmaya harcıyorum ve kendinizi akışa bırakmanız için farklı sorular sorarak enerjileri çağırıyorum. Sonra terapiye geçiyoruz.

Türkiye’de progresyon ve regresyon seanslarına ilgi nasıl?

Bu seansları pek çok ülkede yapıyorum ama Türkler konuyla ilgili çok daha rahat sorular soruyorlar. Çünkü zaten inanıyorlar. Bir Türk ya da Yunanlı’yla progresyon terapisi yapmak daha kolay ama bir İngiliz’in önce ikna olması gerekiyor. Çünkü mistisizm Orta Doğu ve Akdeniz kültürlerinde zaten var olan bir olgu.

Nermin Doğruoğlu (Terapist): Uzaylılarla karşılaşanlar oldu

1989’da Bulgaristan’dan göçmen olarak gelen Nermin Doğruoğlu’nun regresyon ve progresyon seanslarıyla tanışması sağlık konusunda araştırmalar yaparken olmuş.

Sizin progresyon terapisi yapmaya başlamanızın ilginç bir hikayesi var... Uzun süre masaj terapistliği ve reiki yaptım ancak bana çeşitli fiziksel sorunlarla gelen insanların tam anlamıyla iyileşemediğini görünce daha derinlere inmeye karar verdim. Özellikle kendisine reiki uyguladığım bir danışanım karaciğer hastasıydı ve en iyi doktorlara gitmesine rağmen iyileşemiyordu. Tüm bunların nedenlerini araştırmaya başladım. Psiko- kinesyoloji (bedenin nasıl sinyal verdiğiyle ilgili eğitim) başta olmak üzere pek çok eğitim aldım. En sonunda nefesle bu tekniği oluşturdum. Terapileri nefesle yapıyorum çünkü yaşam nefesle başlar, nefesle biter. Zaten hücre hafızasını da en iyi nefes temizliyor, arındırıyor.

Terapi sürecinde danışanlar neler yaşıyor?

Kişi olayları rüya gibi hem görüyor hem de hissediyor. Bilinci açık, hissetmediği ya da görmediği bir şeyi söylemiyor. Kişiler bazen kendi hayatlarında çözemedikleri olayları, anne ve babalarının hayatlarına giderek oradan da getirebiliyorlar. Progresyon terapisinde Venüs gezegenine gidenler, uzaylılarla karşılaşanlar var.

Güler Pınarbaşı (Terapist): Kendi ölümümü gördüm

3. Göz İletişim, Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri’ni kuran Güler Pınarbaşı, NLP (Beyin Dili Programı), NLH (Beyin Dili Hipnoterapi) konularında eğitmen ve uygulayıcı. Hipnoz ve regresyon konularında bireysel seanslar yapan Pınarbaşı, konuyla ilgili tecrübelerini anlattı: “Aslında benim ‘progresyon eğitimi’ başlığında aldığım bir eğitim yok. Ruhsal farkındalığı hipnoz eğitimimle harmanlayarak, üzerinde çalıştığım bir konu. Öncelikle bunu anlamak için algıları tamamen açmak ve hayata üçüncü gözden, farkındalık bilinciyle bakabilmek çok önemli. ‘Zamanda Yürümek’ diye bir terim kullanılır. ‘Zamanda Yürümek’, aynen asansörle aşağı inip yukarı çıkmak gibidir. Şimdi, şu an yaşadığımız andan çıkıp geçmişe ya da geleceğe gitmektir.” “Progresyon terapisinde bir nevi ölüme kadar gidiyorsun, yüzleşiyorsun, ölümden sonrasına geçiyorsun. Ben de gittim, hem de sonuna kadar. Ölümle yüzleştim ve orada bir kitap gördüm; hikayemin yazıldığı kitapmış. Önce okumak istedim sonra vazgeçtim; çünkü o kitabı yazan da zaten bendim. Ben bunu, bundan sonrasını farkında olarak yazabileceğim, bu hayattaki rolümü bilinçli oynayabileceğim şeklinde yorumladım.” “Hipnoz öğretmenimin hikayesi de ilginç... Uluslararası ünlü bir firmada üst düzey yöneticiymiş ve stresini yönetmek için bizim gibi hizmet veren bir danışmana gidiyormuş. O da böyle bir uygulamada kendi ölüm zamanı ve sonrasına geçmiş. Kalp krizinden acı içinde öldüğünü deneyimlemiş. Tabii ki hiç hoşuna gitmemiş. Ve o seanstan sonra gerçekliği değiştirme çalışması yapmış. Şimdi tüm dünyayı geziyor, NLP ve hipnoz eğitmenleri yetiştiriyor.”

Bu yazı 3 Nisan 2011 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır

2