'Gazeteciler yazdıklarından dolayı ceza görmemeli'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülsün Bilgehan, "Gazetecilerin yazdıklarından, fikirlerinden dolayı ceza görmemeleri gerekiyor. Türkiye'de bu yönde geçmişten beri çok fazla şey değişmediğini görüyoruz" dedi

'Gazeteciler yazdıklarından dolayı ceza görmemeli'

Bilgehan, Cumhuriyet Kadınları Derneği Giresun Şubesi tarafından Belediye Nikah Salonu’nda düzenlenen, "Medeni Yasanın 85. Yılında Türkiye’de Kadınlar Haklarının Neresindeler" konulu panele katıldı.

Geçmiş dönem ile bugünün kıyaslaması yapıldığında Türkiye’de büyük annelerin torunlarından daha ileride olduklarının görüldüğünü savunan Bilgehan, "Günümüzde Türkiye’de kadınlar çalışma hayatı başta olmak üzere birçok alanda o dönemdeki kadınlardan çok geridedir.

Ne yazık ki ülkemizde bir tek aile içi şiddet alanında ilerideyiz. Kadının en çok güven duyması gereken yer olan evinde, en çok sevdiği ve sevildiğini düşündüğü insan olan eşi tarafından şiddet görmesi aile içi şiddettir" diye konuştu.

Bilgehan, Türkiye’de 7 yılda kadına yönelik şiddetin yüzde bin 400 arttığını belirterek, şöyle devam etti: "Demek ki yasal düzenlemeler kağıt üzerinde kalıyor. Daha kararlı olmak, eşitliğe inanmak ve gücünü burada kullanmak gerekiyor.

Siyasette gücünü gazetecilere, basın özgürlüğüne, aydınlara, akademisyenlere, iş adamlarına karşı vergi dayatmasıyla hapishane korkusuyla telefon dinlemelerle bir korku toplumu yaratarak kullanmak iktidara yakışmıyor. Gazetecilerin yazdıklarından, fikirlerinden dolayı ceza görmemeleri gerekiyor. Türkiye’de bu yönde geçmişten beri çok fazla şey değişmediğini görüyoruz.

Biz hep ileriye gitmeyi hedef almış bir toplumuz. Özellikle kadınların bugünkü haklarını korumaları, geriye değil daha ileriye götürmeyi düşünmeleri gerekiyor."

'ERKEKLER HEMEN TAHRİK OLACAK VARLIKLAR MIDIR?'

Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Başkanı Şenal Sarıhan ise Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Çeker’in hafta içinde yaptığı, dekolte giyen kadınlarla ilgili açıklamalarına tepki gösterdi.

"Bu neyin yansımasıdır? Kadınlar cinsel bir meta mıdır ?" diyen Sarıhan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kadınların kaşını, yüzünü, elini görürseniz erkekler hemen tahrik olacak varlıklar mıdır? İnsanların insanlarla kadınla erkeğin arkadaşlığı, iş ortaklığı iş paylaşımı yok mudur? Gerçekten bir ilahiyatçı sadece bir din adamı değil bir bilim adamıdır.

Muhtemelen kendi kızı, karısı olan bir bilim adamı böyle konuşabiliyor. Bu asla bir hata değildir. Bu beynimizin arkasındakilerin öne doğru vurulmuş olmasıdır." Medeni Kanun’un doğuş şartlarının iyi algılanması gerektiğini ifade eden Sarıhan, kadınlardan kendilerine verilen hakları korumalarını istedi.

2