Yeni Yazısı > Gayrimüslimlere ne oldu? - 14.04.2011

Gayrimüslimlere ne oldu?
14 Nisan 2011

Nüfusunun önemli bir bölümü Müslüman olan ülkelerden Suriye, Lübnan, Mısır, İran, Irak parlamentolarına gidip bir bakarsanız farklı inançlardan milletvekilleri görürsünüz. Katolik, Ortodoks ya da Yahudi parlamenterler, Müslümanlarla bir arada aynı meclis çatısı altında görev yapar. Ortadoğu’nun yanı sıra Amerika, Rusya ve Fransa’da Müslüman vekiller var. Almanya’da Türk kökenliler parti başkanlığına kadar yükseldi. Türkiye’de ise bu alanda hiç bir ilerleme yaşanmıyor.

[[HAFTAYA]]

Evet, ülkemizdeki Müslüman olmayan toplulukların ibadethaneleri açık, dinlerini özgürce yaşayabiliyorlar ama herhangi bir Müslüman Türk vatandaşı gibi parlamentoda temsil haklarını kullanamıyorlar. İlan edilmiş bir sınırlama ya da yasak yok elbette ama bu süreç pratikte işlemiyor. Partiler gayrimüslimleri ya hiç aday göstermiyor ya da yasak savmak için seçilemeyecek sıralara yerleştiriyor. Azınlıklara mensup Türk vatandaşları da artık devletin diledikleri biriminde görev alabilmeli. Adı konulmamış bir ayrımcılık, Türkiye’nin bugünkü gelişmişlik görüntüsüne yakışmıyor. Osmanlı geçmişi ile övünen Türkiye, azınlıkların temsili konusunda neden bu kadar cesaretsiz?

Kılıçdaroğlu ne yapsın?

Bakıyorum yıllar boyunca “Bu CHP’den bir şey olmaz” diye yazıp çizenler, Kemal Kılıçdaroğlu yeni bir CHP yaratmak üzere kolları sıvayınca söylemediklerini bırakmadılar. Uzaydan milletvekili adayı transfer edemeyeceğine göre, Kılıçdaroğlu, bu ülkenin insanları arasından bir seçim yapacak. Uzun yıllar muhalefette kalmış bir partinin de açık söyleyeyim “En steril aday kim?” diye bakmak yerine, “Bu partiye kim daha çok yarar sağlar?” diyerek önceliğini belirlemesi normaldir.

Mehmet Haberal, Sinan Aygün ya da Mustafa Balbay gibi isimlerin partiye katkı sağlayacağına inanıyorsa Kılıçdaroğlu’nun bu denemeyi yapma hakkı vardır elbette. Başka türlü nasıl liderlik gösterebilir ki? Diğer taraftan Kılıçdaroğlu’nun ‘eski izleri sileceğim’ derken geçmişte partiye önemli katkılar sağlamış isimleri neredeyse tamamen yok sayması sandığa nasıl yansır, işte bundan pek emin değilim. Görüş ayrılıkları ve çatışmalar yaşanmış olsa da ‘hiç değilse Önder Sav bu listede olabilirdi’ diye düşünüyorum. Listelere giremeyenler arasında Fikri Sağlar gibi birikimli isimler de var. Elenen bazı siyasetçiler CHP’nin yenilenen vizyonuna katkı sağlayabilirdi.

Grip aşıları iade edildi

Kanaltürk televizyonunda önceki akşam, Tarık Toros’un hazırlayıp sunduğu, ekranların en iyi tartışma programlarından olan “Merkez Siyaset”e katıldım. Tarık Toros, izleyicinin karşısına her zaman doyurucu programlarla çıkıyor. İnsanları kavgaya tutuşturmadan, kaliteli televizyon yayıncılığı yapıyor. Ankara’da AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleşen programda Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ’a sorular sorduk. AK Parti’nin bugüne kadar elde ettiği seçim başarılarında -hiç kuşku yok ki- Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın büyük katkısı var. Başbakan’la fikir ayrılığına düştükleri domuz gribi aşısı konusunda bile oluşan krizi serinkanlılıkla yönetmeyi bilmişti. Programda Akdağ’a “Aşılar ne oldu?” diye sordum.

Çok büyük bölümünün üretici firmaya iade edildiğini ve bunun için ödeme yapılmadığını açıkladı. ‘Doktorların şikâyetleri’ konusuna dikkatle eğildiklerini söyleyen Bakan “buna karşın, birkaç bin muayenehane kapanacak diye bütün sağlık sistemini 50 yıl geriye götürmeyi kabul edemeyeceğini” ifade etti. Programda İbrahim Tatlıses’in Sağlık Bakanlığı’na ait ambulans uçakla Almanya’ya gönderilmesi konusu da açıldı. Bakan “filodaki uçak ve helikopterlerin -hiçbir ayrım gözetmeksizin- bütün vatandaşların kullanımına açık olduğunu, hangi durumlarda ihtiyaç duyulduğuna ise ilgili otoritelerin karar verdiğini” açıkladı.