Yeni Yazısı > Feriha'da değişen Türkçe... - 08.02.2011

Feriha'da değişen Türkçe...
08 Şubat 2011

Adını Feriha Koydum (Show TV) isimli dizide bir sürü mantık hatası var. Aslında haber değeri olmayan bir şey haline geldi mantık hataları... Her hafta 90 dakikalık dizi çekip de kusursuz bir sonuca ulaşan yok çünkü. Yine de bazı hatalar çok göze çarpıyor. Ya da kulağa... Mesela Feriha’nın annesi (Vahide Gördüm) dizinin ilk bölümlerinde şivesiz bir Türkçe ile konuşurken, sonraki bölümlerde gırtlaktan ve şiveli konuşan bir kadın haline geldi... Apartman görevlilerine vurgu yapmak için böyle bir değişime gidildiyse hakikaten gerek yoktu diyorum. İstanbul Türkçesini servis verdiği insanlardan çok daha iyi ve su gibi konuşan bir sürü apartman görevlisi var çünkü...

Öğretmen Kemal emekli oldu...

Öğretmen Kemal (Fox TV) önümüzdeki hafta son bölümüyle ekranda. Şu bir gerçek ki hiçbir bölümü gövdesinden doğduğu Arka Sıradakiler dizisinin performansına yetişememişti...

[[HAFTAYA]]

Hatta önceki gün izlediğim bölüm, hani liseli gençlerin kendi aralarında cep telefonuna kaydettikleri skeçler gibiydi... Bu haliyle çok yaşamaz derken ince bir reyting analizi de yaptım. İlk bölümlerinde çok izlenen ilk yirmi program arasına mutlaka giren dizi artık ilk elli program sınırındaydı... Kanallar iyi ya da kötü ortalama bir performans yakalayan dizileri yayından kaldırırken birkaç kez düşünüyor. Ama aşağıya doğru inen grafik bir dizi için idam fermanı demek... Hadi Kemal Öğretmen bir şekilde Arka Sıradakiler’e döner kurtulur. Peki ya öğrencilerinin durumu ne olacak? Yanıtı basit; tarih olacaklar. Maalesef!

ZAMAN KAPSÜLÜMÜ YİTİRDİM!

Benim kuşağın ilk gençlik yıllarında eşliğinde mutlaka bir kez dans etme ihtimali bulunan “Still Got The Blues” şarkısının sahibi Gary Moore önceki gün öldü... Ölüm haberini ilk aldığım an zihnimin içindeki dual pikap harekete geçip plağı çevirmeye başladı. Neredeyse 25 yıl öncesine gittim... Odasına kapanıp televizyon izlemek yerine kendini plaklar arasındaki küçük seyahatine gömen o genç adama göz kırpıp kaçtım... Şimdi sahipleri yitip gittiğinde bizi zaman tüneline sokacak şarkılar yapılmıyor artık. Gary Moore; o bir kısmı yanık yüzü ve aynı yanıklıktaki sesiyle aklımda olacak hep... Benim en sevdiğim zaman kapsüllerimden biri olarak!

O gençler olmasaydı kaçıracaktım

Cumartesi akşamı Canlı Para (Show TV) izlememi yeni nesil Kuşum Aydın havası taşıyan o iki yarışmacıya borçluyum... Cinsel tercihlerini hiç sakınmayan bir performansları vardı ekranda. Başlarda tuhaf bakarken sona doğru neşeleri ve cehaletleriyle dalga geçme hallerine bayıldım. Hatta Engin Altan Düzyatan da bir sunucu olarak ilk dakikalardaki temkinli halini sona doğru koy verdi, gördüm... Ama daha önemli bir şey var. O iki genç sayesinde bir sonraki turda yarışan yarışmacıların TV tarihinin en büyük ödüllerinden birini final sorusunda kaçırmasına tanıklık ettim... Soru bir hayli kazıktı. “Türkiye’deki büyükşehir sayısını” sordu Düzyatan. Yanlış yanıt veren yarışmacılar bir anda 800 bin TL’den oldu... Bu gibi durumlar için dilerim stüdyoda bir doktor ya da kapıda bir ambulans bekletiyorlardır. O heyecan her zaman böyle “Tüh be” hayıflanmalarıyla atlatılmaz çünkü...

Haydar’ı hatırladınız mı?

Ah Behzat amirim ah. Harun’u marizlemeye giderken yanında Akbaba ve Hayalet var. Sen barın kapısındaki adama “Haydar burada mı?” diye soruyorsun... Adamımız “İçerde ağabey” diye yanıt veriyor. “Al getir” diye ekliyorsun sen de. Ve biz senin ekipten bir memuru görmeyi beklerken kapıdan beyzbol sopası çıkıveriyor... Oğlum Batuhan’la ben yerlere yatıyoruz gülmekten. Ve iki gündür Batuhan’la sorumuz aynı arabaya binerken; “Haydar burada mı?”... Yanıtımız da aynı hep; “Evet ön koltuğun altında”. İlahi Behzat amirim, bu kadar gerçek ve içimizden bir karaktere ne denir ki?

ASLI KIYAFET DERDİNDE!

Kavak Yelleri’nde (Kanal D) ev hapsinde tutulan Aslı nasıl oldu da kıyafetini değiştirebildi onu anlayamadım... Ev hapsindesin. Öncelikle meselen bulunduğun durumdan nasıl kurtulabileceğin olmalı. Giydiğin elbiseden değil... Kaldı ki Aslı’nın önceliği de kurtulmaktı. Ama ne olduysa (çekime ara verildiği için olmalı) Aslı elbiselerini değiştirmeyi tercih etti. Ya da devamlılık denen teknik zorunluluğu kavaklardan esen bir yel aldı götürdü; ne dersiniz?