Fener'de suçlu bulundu

Fenerbahçe Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu ve Sportif Direktör Aykut Kocaman dün düzenledikleri basın toplantısında son dönemde takımda yaşanan gelişmeleri değerlendirdi

Fener'de suçlu bulundu

Önce Mosturoğlu söz alırken, sezon başında yeni bir yapılanmaya gidildiğini hatırlatarak, “Tüm sorumluluğu sayın Aykut Kocaman’a bıraktık. O da kendi ekibini kurdu. Yönetimin geçmişte fahri olarak yürüttüğü görevi şu an Aykut Kocaman yürütüyor. Yönetim olarak da biz kendi koordinasyon görevimizi yapıyoruz Fenerbahçe’yi daha iyi yerlere getirmek için” diye konuştu.

NE İŞLERİ VAR ORADA?

Ardından Aykut Kocaman yöneltilen sorulara cevap verdi. Kazım, Santos ve son olarak da Önder Turacı’nın geçtiğimiz günlerde gece geç saatlere kadar barda eğlenmeleri, ardından da Kazım’ın sabah antrenmana giderken trafik kazası geçirmesi, Önder’in de evde bileklerini kesmesi konusunda görüşlerini açıklayan Kocaman, “Kulübümüzün bir disiplin talimatnamesi var. Bu talimatnameye uygun bir şekilde adı geçen oyunculara yaptırımlar uyguluyoruz. Kulübün medyadaki ve saha içindeki görüntüsüne zarar verdiğini düşündüğümüz oyuncularla ilgili yaptırımlarımız olacaktır. Ödül olan yerde ceza da olacaktır, ben her ne kadar bu yapıda bir insan olmasam da. Bu cezaların amacı da oyuncuları motive etme ve doğru yöne yönlendirme şeklinde olacaktır. Oyuncularımızdan kulübe yönelik saygıda ve profesyonellik anlayışında bir şeyler beklemek hepimizin hakkı. Gelenek ve göreneklerimize göre futbolcuların olmamaları gereken yerlerdi oralar. Ben de ‘ne işleri var orada?’ diye sormadan edemedim kendime” dedi.

AŞIRI İSTEKLİLİK ZARAR VERİYOR

Kocaman, oyuncuların saha içindeki tartışmaları ile ilgili olarak da “Oyuncularımızı yaptıklarının doğru olmadığına dair bilgilendirmemiz ve eğitmemiz gerekiyor. Bu da çok kolay bir şey değil. Son 2 sene içerisinde kulübümüz sonuç anlamında yıpranan bir kulüptü. Saha içindeki gerginliklerin ana nedenlerinden birisini aşırı isteklilik olarak görüyorum ben. Aşığı güç ve isteklilik yarardan çok zarara getiriyor. Oyuncularımıza benim gözlemlediğim en önemli şey aşırı isteklilik hali. Bu sportif anlamda çok iyi bir şey değil” ifadesini kullandı.

CARLOS VE GÜİZA'YA İNANIYORUM

Devre arasında ayrılacakları söylenen Roberto Carlos ve Güiza konusuna da değinen Kocaman, “Şu an devam eden bir lig var. Oyuncularımız Avrupa’daki basına farklı burada farklı konuşuyorlar. Bu aslında son derece açık bir cevap. Ben de tabi ki oyuncularımla konuşuyorum, ama bu sözlerin çoğunun gerçek dışı olduğunu söylüyor oyuncular. Benim yolumda ilk etap kişinin kendisiyle görüşmektir. Onlar tersini söylüyorsa yalan söylediklerini düşünmek benim yapacağım bir şey değil. Önümüzde 4 tane resmi maçımız var, ilk yarıyı kapatana kadar. Bu tür söylemlerde bulunmak için doğru zaman değil. Lig bittikten sonra tavrımızı ortaya koyacağız” yorumunu yaptı.

DAUM'A KARIŞMAM AYIP OLUR

Aykut Kocaman, Sportif Direktörlük görevinin açıklamasını ise şu şekilde yaptı: “Sayın başkan 3 sene içinde ve daha sonra her şey yolunda giderse 3 sene sonunda kulübün profesyonel anlamdaki temsilcisi olacağımı söyledi. Önemli olan yer burası. Tabii ki böyle değil şu anda. Fenerbahçe lig tarihi boyunca 2 ayak üzerinde durur. Biri yönetim kuruludur. İş verirler ve parayı bulurlar. Karar verici onlardır. İkinci ayak da teknik direktörlerdir. Onların gücü de formayı ellerinde tutmalarıdır. Fenerbahçe’nin son 10 yılındaki gelişime bir yenisi eklenmek istendi. Belli bir dönem içinde bir alan yaratmak zorundayım. Bu 3-5 ayda olacak bir şey değil. Dışımdaki kişilerin alanlarını yavaş yavaş küçültmeye çalışması çok normal bir şey değil. Teknik direktör de aynı şekilde. Teknik heyetle de ilgili bir tasarrufta bulunabilmeliyim eğer idareciysem. Ancak bu tasarruf asla, “şunu oynat, bunu oynatma” şeklinde olamaz. Bu çok ayıp olan bir şey. Yarınlarda teknik direktör cidden vahim bir hata yapıyorsa. Hırsızlık, yolsuzluk gibi profesyoneller o zaman devreye girmeli. Benim ne kadar bilgim becerim olursa olsun teknik adama işini öğretme gibi bir düşüncem olamaz, olmamalı.”