Yeni Yazısı > Fener tutulması - 25.10.2010

Fener tutulması
25 Ekim 2010

Galatasaray’ın sezon başından beri kötü futbol oynaması, bir önceki hafta Ankaragücü’nden Sami Yen’de 4 yemesi, Rijkaard’ın görevine son verilmesi, önce Hakan Şükür sonra Fatih Terim’in görevi kabul etmeyişi, ardından Hagi’nin takımın başına getirilmesi, 10 yıldır Kadıköy’de puan alınamaması ve bir hafta boyunca “Tarihi fark olur” başlıkları, söylemleri tam anlamıyla bir “Akıl tutulması” gibi “Fener tutulması”na neden oldu. Nedir akıl tutulması?

[[HAFTAYA]]

Özetlersek; insanın bildiği konu ve olaylara, (Fener Kadıköy’de Galatasaray’ı yenmeyi çok iyi biliyordu) oluşturulan ortamın zihnini başka yönlere zorlaması yüzünden o anda duyarsız kalması (Yukarıda sıraladığımız bütün maddeler) ve bırakın fikir beyan etmeyi ağzını açıp konuşamamasıdır. (Özellikle ilk yarıda Fener’in bütün ayaklarının suskun kalması.) Örnek olarak elinde cep telefonunu tutup da telefon etmek için cep telefonunu arayan insanı gösterebiliriz. Fener neredeyse bütün otoritelerin söylediği 11’le sahadaydı.

Hadi Alex’i sevmeyenler var onun yerine Semih oynar diyenlere de katılalım. Çünkü Alex-Semih değişikliğinden sonra da fazla bir şey değişmedi. Bu nedenle sahaya çıkan 11 ve verilen taktik için teknik direktör Aykut Kocaman’ı suçlayamayız. Sahaya üst düzey motive olmuş bir Galatasaray çıktı. Buna karşın Fener oluşturulan ortam nedeniyle tutuldu. Bu ortamda skoru sürpriz görmüyorum. Aykut Kocaman’ı en fazla takımı mental (zihinsel) olarak hazırlayamamış diye eleştiririm. Hagi’yi de tam tersi tebrik etmek gerekir. Derbiye damga vuranlar ise Pino, Elano, Volkan ve Yobo’ydu.