Yeni Yazısı > Felaket geldi - 22.10.2010

Felaket geldi
22 Ekim 2010

Aslında başlarken bitmişti maç Beşiktaş için. Dışarıda sağlam bir 11’i vardı ve teknik direktörü dert yanıyordu “Bu kadar sakat hayatımda görmedim” diye. Bu Beşiktaş’ın yenilmesi için bir mazeret değil. Hele 47 dakikayı 10 kişi oynamış, Porto’dan 2 gol daha yemesi ayıbın da ötesidir. Maçın başında Nihat’ın kaçırdığı pozisyon ağlara gitseydi bir şey olur muydu? Olmazdı çünkü, Beşiktaş kalecisi ne yazık ki takımını ayakta tutma adına bir şey yapmıyordu. İlk golde boşa çıkışından sonra o da maçtan koptu.

[[HAFTAYA]]

Yedeklere bakıyorsunuz, Schuster, Rüştü dışında üçünü de kullanmış, İsmail, Ersan, Ali Kuçik. Porto maçının kurtarıcıları bunlardı işte. Anlayın artık siz gerisini. İçerideki bu arızalı 11’in bir de uzun paslarla rakibini geçmek istemesi bir başka felaketti. Savunmada gelişigüzel çıkan tüm topları Porto olgun atağa çevirdi. Manisaspor maçında yazmıştım. Guti ve Quaresma’nın dışındakiler eski Beşiktaş’ın aynasıdır diye. Tabata ile servis yapamıyorsunuz. Sivok olmayınca savunmadan çıkamıyorsunuz. Nihat’la hiçbir şey yapamıyorsunuz.

Zapo’nun dan-dunundan bir sonuç çıkmıyor. Bir tek kaldınız Bobo’ya. O atıyor, ama o kadar çok yiyorsunuz ki birader. Acı olan 10 kişilik Porto’ya Beşiktaş’ın bir şey yapamaz oluşudur. Son 4 dakikayı da 9 kişi tamamlayan rakibinizden 3 gol yiyorsanız, bunun adına çarşafı topla derler. Rövanşta Guti ile Quaresma olacak. Ama Beşiktaş’ın ligden sonra Avrupa’da da havası kaçıyor. Rüya takım gibi başladı. Şu gelinen noktaya bakın. Eyvah eyvah. Maçın hakemi penaltı ile nizami golü verse Porto 5’lik yapacaktı Beşiktaş’ı.