Yeni Yazısı > Ezel iyi diğerleri kötü mü? - 13.10.2010

Ezel iyi diğerleri kötü mü?
13 Ekim 2010

Ezel (atv) fragmanlarıyla da ülkenin en çok izlenen dizilerinden biri. Malum, şimdi durduk yerde Ramiz dayı ile arası açılan bir adamın macerasına kaydı eksen... Mesele o değil. Mesele, yayıncı kanalın bu dizi söz konusu olduğunda gösterdiği özen, yeğen! Dikkatli gözlerden kaçmamıştır. Tanıtım her girdiğinde ekranın sağ üst köşesinde “tekrarı yok” yazıp duruyor... Dizileriyle başa güreşen iki kanal yani Kanal D ve atv arasında tekrarı en çok kullanan kanal atv oluyor... Ama Ezel ve Kurtlar Vadisi için bu uygulamanın esamesi okunmuyor. Sanırım malının kıymetini biliyor kanal. “Ama” diyorum, en az bu iki dizi kadar değerli birden fazla dizisi daha var atv’nin. Peki onların suçu ne?

[[HAFTAYA]]

Geniş Aile tamam, sıradaki?

“Geniş Aile”nin kanalının değişeceği sinyalini ilk bu köşede okudunuz. Tahmin ettiğim gibi iyi reyting almasına rağmen pazar geceleri Kanal D’de fazla tutmadan Star TV’ye transfer ettiler diziyi... Böyle reytingi cebinde dizilerin adres değişikliği yeni kanalına yarar. Star TV için önemli bir ivme nedeni olacaktır Geniş Aile... Zaten eski kanalındaki son bölümde dikkat ettiyseniz evin televizyonunda Küçük Kadınlar dizisini izliyordu Geniş Aile ekibi... Küçük Kadınlar da, aynı yapım firmasının daha önce iç transferi gerçekleşen diğer dizisi. Bir nevi, yeni kanalına hoş geldin mesajı vardı o karede... Neyse. Bu iç transfer meselesinin Kanal D’nin elini, Star’ın da nefesini rahatlattığına eminim. Belki de bu yüzden çok yakında bir yenisi gerçekleşebilir... Acaba hangisi olabilir derseniz, minik bir beyin jimnastiğiyle bulacağınızdan eminim!

Nereden nereye geldik

Dizilerde gazeteci karakterine çok fazla rastlamıyoruz bu dönemde. Ne bileyim, şöyle Deli Yürek’teki gibi derin gazeteci Savaş’ların dönemini yaşıyoruz oysaki. Konu da karakter de bol anlayacağınız... Neyse, işin bu tarafını yapımcılara bıraktıktan sonra biz biraz nostalji yapıp Türk Sineması’ndaki gazeteci tiplerine dönelim... Genellikle ağzında sigara ve elinde fotoğraf makinesiyle resmedilen muhabirler ya da alengirli meselelere kafayı takıp sokak sokak dolaşan köşe yazarları filan hatırlıyorum ben Türk Sineması’nda gazeteci tipi deyince... Oysaki durum bundan çok daha ötede. Gazeteci ağabeyim Mehmet Sağnak, bir akademisyen olarak yazdığı “Amca Size Gazeteci Diyebilir miyim?” isimli kitabında bu konuda resmen döktürüyor... Bizim mesleğin eskiden ne de itibarlı olduğunu okuyup, nereden nereye geldiğimize hayıflanıyorum her satırında... Öyleyiz ki artık, bırakın filmleri dizilerde bile yerimiz yok. Oysaki ekranda gazeteciyim diye dolaşan konuşan kafalardaki rol yeteneğini düşününce, hakikaten harcanıyoruz diyorum!

Hakkı Devrim Hoca'ya not!

Doğru yanıtından benim de emin olamadığım bir soru soruldu önceki gün TRT 1’de yayınlanan “Birimiz İkimiz İçin” isimli yarışmada... İlk bölümlere oranla fazla el kol hareketi yapan ve giderek sesi yükselen İlker Aksum kardeşim “Doğrusu hangisi?” diye sordu. “Kelime hazinesi mi, kelime haznesi mi?” Sonra açıkladı doğruyu “Kelime hazinesi” diyerek. Bana göre diğeri de galatı meşhur (bazı kelimelerin/deyimlerin yanlış kullanıla kullanıla zamanla gerçeğinin yerini almaları durumu) kadrosundan doğru bir yanıttı... Acaba diyorum Hakkı Devrim hocamız bu konuya açıklık getirir mi? En azından bir yarışmaya olan güvenimizin ikinci kez sarsılmaması için!

Amma da uçtunuz yahu!

Uydu kanallarında gezinirken adını ilk kez duyduğunuz bir sürü kanalın açıldığını görüyorsunuz. Çoğunluğu sadece pazarlama kanalları gibi çalışıyor. İçerik yok, olan da en kabadayı klip filan yayınlıyor... Neyse. Bu pazarlama kanalları arasında kendi içeriğini üreten ender örneklerden biri de Shopping TV. Piyasada yüksek etiketlerle satılan bazı araç gereçleri göz alıcı indirimlerle satıyorlar izleyicilere... Televizyon ekranının açık olduğu her saniye, ürünlerde anlamlı indirimler oluyor. Ancak biraz internet dolaşanlar kanalda verilen fiyatlarla sosyal medyadakilerin çok da farkının olmadığını görüyorlar aslında... Benim en güldüğüm ayrıntı da gün sonunda bu kanalda açıklanan raporda ortaya çıkıyor. Mesela Shopping TV, önceki gün boyunca yapılan indirim toplamının 479.823.672 TL tuttuğunu söylüyordu... “Yuh” dedim içimden. Bir günde neredeyse 500 milyon liralık indirim. Kim kime yapar böylesini? Ya da bizim Shopping TV’cilerde hesaptan anlayan kimse yok... Şaka gibi vallahi; ne dersiniz?..

Uğursuzluk Kemal öğretmende!

Arkadaş ben kararımı verdim. Eğer şu gençlik dizilerinde düztaban bir karakterden söz etmemiz gerekiyorsa ilk şıkka Kemal öğretmen kişisini koyuyorum... Geçen sene “Arka Sıradakiler” dizisinde Zafer Lisesi’nin edebiyat hocasıydı. Liseli öğrencilerin başına gelmeyen kalmadı. Tecavüze uğradılar, uyuşturucu bağımlısı oldular, kaçırıldılar, işkence gördüler ve hatta öldürüldüler... Neyse bizim çocukların önemli kısmı mezun olunca Kemal öğretmen önce okulu sonra da diziyi terk etti. Bu yıl da kendi ismiyle yeni bir diziye başladı... Daha bismillah ikinci bölümünde bir öğrenci diri diri mezara gömüldü, birden fazla öğrenci de katil zanlısı olarak suç tarihindeki yerini aldı... Bunun yanı sıra gelen teklifle öğretmen olarak gireceği okulda yine her türlü dalavere gırla gidiyor. İşin özü; adam bastığı yeri kurutuyor... Ben yeni okulunun ebeveynlerinden olsam, aldırırım çocuğumun kaydını hemen başka bir liseye. Söylemesi!