Evliliğin yarısı cinselliktir
27 Eylül 2009

Şimdilerde “Sekssiz evlilik olur mu?”
sorusu gündemde. Bu tür tartışmalarda en
son söylenecek sözü ben en başta söylemeye
karar verdim. Hanımlar beyler, evliliğin
yüzde 50’si cinselliktir. Yüzde 30’u
çocuklardır. Yüzde 20’si de ıvır zıvırdır. Yani
cinselliğin yaşanmadığı evliliğin yarısı çökmüş
durumdadır. Peki kalan yüzde 50’si bu evliliği
yürütmeye yeter mi? Çok istisnai durumlarda
mümkün. Yani taraflardan biri, cinsel ilişkiye
giremeyecek kadar hasta olabilir. Bu
durumda, karı-kocanın arasında gerçek bir
sevgi bağı varsa ‘fedakarlık’ devreye girer.
İnanın bana, bunu yapabilecek insan sayısı da
iki elin parmaklarını geçmez. Yok her ikisi de
sağlıklıysa, elleri ayakları tutuyorsa ama buna
rağmen yıllardır cinsel ilişkiye girmedilerse
hayatlarında sekslerini paylaştıkları ‘biri’
ya da ‘birileri’ var demektir...

***

Bir saniye hemen itiraz etmeyin öyle.
Özellikle kadınlardan gelen “Hayır öyle
değil” sözlerini duyar gibi oluyorum.
Hayatınızda an itibarıyla ‘biri’nin olmaması,
olmayacağı anlamına gelmez. Şu ana kadar
olmadıysa, bu sizin kendinize duyduğunuz
saygıdan, toplumun size yüklediği rolden,
çocuklarınızı, ailenizi düşündüğünüzden
ve bazen de vakit bulamamaktan
kaynaklanmıştır. Bir başka deyişle siz
içinizdeki ‘seks’ potansiyelini bastırsanız da
bunun bir gün patlaması mümkündür.
Erkeklerse zaten önünü ardını düşünmeden
başkasıyla ya da başkalarıyla rahat rahat
seksi yaşamaktadır.

***

Şimdi ortaya çıkan duruma bir bakalım.
Başkalarıyla seks yaparak yürütülen evlilikler
çıktı ortaya farkında mısınız? Yani birbiriyle
seks yapmayan çiftler, seks ihtiyacını
başkalarıyla gideriyor ve sonra da o evliliği
‘sekssiz evlilik’ olarak niteliyor. Bunun adı
iki yüzlülüktür. Tenin çekmiyorsa, canın
istemiyorsa elbette seks yapma. Zorla da
yapılmaz tabii ki. Ama “Evlilikte seksten
önemli şeyler vardır” diye ahkam kesme
lütfen. Evlilikte seksten daha önemli bir şey
yoktur. Bu uyumu sağlayamadıysan, diğer
tüm uyumlar çöpe gider. Sen istediğin kadar
çok sev, istediğin kadar hayatının odak
noktası haline getir. Sevişemiyorsan hiçbir
anlamı yok. Çünkü sevişmek, duyguların
birbirine aktarımının en üst noktasıdır. Hani
denir ya, aşksız seks olur ama sekssiz aşk
olmaz diye... Hah, gelin bunu evliliğe
uyarlayalım. Evlenmeden seks olur ama
sekssiz evlilik olmaz. Bu konuya devam
etmek istiyorum. Tabii sizden gelen maillerle.
Varsa “Benim evliliğim sekssiz aslanlar
gibi devam ediyor” diyen, buyursun bu
köşede anlatsın görüşlerini. Ya da “Seks
yüzünden evliliğim bitti” diyenler.
Onların maillerini de bekliyorum.