Yeni Yazısı > "Evet" neden uçamıyor? - 21.03.2017

"Evet" neden uçamıyor?
21 Mart 2017

1 Kasım 2015 seçimlerini baz alırsak, AK Parti+MHP oylarının, yüzde 60'ın üzerinde seyretmesi varsayılabilir. Ancak, iş referanduma gelince, güçlü propaganda kampanyalarına rağmen; "evet", yüzde 50 barajının üzerine çıkmakta zorlanıyor. Son anketlerdeki görüntü bu.

Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar, hergün sahadalar. Medyada onları dinliyor, görüyoruz. Muhalefetin sesi pek duyulmuyor. Bunca "üstün" ve "baskın" tabloya karşın; "evet" kıpırdamıyor, "kararsızlar" kararsızlıklarını koruyor.

Sağduyulu seçmen ortalaması

1946'dan bugüne süregelen 70 yıllık seçim tecrübesi şunu gösteriyor: Geniş seçmen kitlesi, mağdur olarak gördüklerini, esas olarak destekledi. Zalimi, militaristi, üstten bakanı, mağruru, genelde mutlu etmedi. Hatırlayalım: Seçmen, AK Parti'yi, başlangıçta, sivilleşme adına, askeri ve bürokratik vesayetin tasfiyesi adına desteklemişti.

Son iki buçuk yıl

2014 Ağustos'undan, yani cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinden bu yana, fiilen başkanlık sistemiyle yönetildiğimiz söylenebilir: Bakanlar Kurulu'nun, esas olarak Cumhurbaşkanı tarafından yönetildiği, yönlendirildiği, açık. Tayin edici kararlar Beştepe'de alınıyor. Peki, bu son 2.5 yılda, geçmiş yıllardan daha mı başarılı yönetildik? Demokrasinin önünü tıkayan engeller mi aşıldı? Ekonomide sıçrama mı oldu? Dış politikada farklı ufuklar mı açıldı?

Seçmene güven

Bu sorular, belli ki, ciddi bir kesim AK Partili seçmenin, olumlu cevap vermekte zorlandığı sorular. Daha fazla yetki, daha fazla otorite talebi; her zaman, daha fazla seçmen desteği sağlamıyor. AK Parti, fiziksel olarak, güçlü, hatta rakipsiz bir kampanya yürütüyor. Ancak, bir kampanya; gerçeklik üzerine oturduğu, toplumun somut ihtiyaçlarına seslenebildiği oranda netice verebilir, etkili olabilir. "Evet verirseniz geleceğiniz kurtulur, terör biter, Avrupa titrer" vb. tezler, seçmenin önemli bir kesiminin gerçekliğiyle, örtüşmüyor.

Seçmen kitlesinin 'sağduyulu' ortalaması; şimdiye kadar "mağdur" gördüğü noktalarda destek verdiği AK Parti iktidarına, bu defa, Anayasa ve 'sistem' bağlamında, eski kırılma anlarında olduğu kadar kolayca kredi açmayabilir.