Yandex.Metrica
Ergenekon şimdi rayına oturtulmalı
01 Nisan 2011

Zekeriya Öz’ün bugüne kadar nasıl kelle koltukta çalıştığını, nasıl riskler aldığını çok iyi tahmin ediyorum. Ancak ne kadar doğruları yapmış, Türkiye’de bir devrim niteliğindeki bu davayı yüklenmiş olursa olsun, kamuoyunun önemli bir kesiminin gözünde Ergenekon davasını artık taşıyamaz noktaya gelmişti. Tekrar ediyorum, Öz gerçekten kimselerin el atamayacağı, atmak istemeyeceği işlere imza attı. Ancak kamuoyunun vicdanı, aynı davanın genişletilmesinden tutun da, uygulamalara kadar yaşanan sayısız olayı kaldıramadı. Kabul etmedi. Zekeriya Öz’ün aslında, tepedeki bazı isimler dışında, AK Parti iktidarında da pek bir desteği yoktu.

[[HAFTAYA]]

Savcılardan bu konuda neler yaşandığını dinlediğim için biliyorum. Nitekim Öz, daha önce de bu davadan çekilmek istenmiş ancak son anda başını kurtarabilmişti. Bütün bunlar artık geride kaldı. Şimdi yeni bir durumla karşı karşıyayız. Bu atama, sadece iktidarın bir kesiminin değil, asıl yargının rahatsızlığını gösteriyor. Öz taşınamaz noktaya gelinmişti. Dışarıdan bakılınca da, kontrolü kaybetmiş gibi görünüyordu. Peki, bundan sonra ne olacak?

Ergenekon davasının yok olması söz konusu değil ancak artık tepki doğuran tartışmalı baskınların; kırıp döken soruşturmaların, kamuoyunu rahatsız eden uygulamaların biteceğini söyleyebiliriz. Aslında bu atama bir fırsatı da beraberinde getiriyor. Bugünden itibaren Ergenekon gerçek boyutlarına indirilmeli ve gerçek suçluların cezalandırılması için kollar sıvanmalı. Eğer bu defa da başaramazsak Ergenekon’a veda etmeliyiz.

Yapabilirse sadece Esad yapar ancak böyle değil...

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, uzun süredir beklenen konuşmasını yaptı. Konuşma çoğu kimse için büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Tüm suçu İsrail’e yükledi, bir tek reform sözü veremedi. Belki de, kendini bağlamak istemedi ve önümüzdeki günlerde Suriye’yi tümüyle değiştirebilecek yeni adımlar atacaktır. Bilemiyoruz. Bildiğim bir şey varsa, o da Suriye’yi gerçekten değiştirebilecek tek liderin Beşar Esad olduğudur. Defalarca konuştum ve samimi görüşlerini paylaştım. Genç bir lider. Son derece açık.

Ülkesine liberal pencereden bakabiliyor. Nelerin hâlâ iyi gitmediğini de görüyor ve söyleyebiliyor. Dünyayı tanıyor. Suriyeli gençlerin neler istediklerini çok iyi biliyor. Tek sorunu, babasından kalma yaşlı ekipten kendini kurtarıp kurtaramayacağıdır. Beşar Esad’ın elindeki diğer bir koz da, Türkiye’dir. Eğer eski ekibin paranoyalarına sırtını döner ve Ankara’dan gelen önerilere kulak verirse, elini güçlendirecektir. Erdoğan aslında, Esad Beşar’ın mutlaka başarılı olmasını istiyor. Bu konuda son derece samimi, zira Türkiye’nin çıkarı, Beşar’ın yönetiminde istikrarlı bir Suriye’nin oluşmasıdır.

Ancak Suriye Devlet Başkanı son konuşmasıyla -eğer yeni adımlar atmazsa- olayların altındaki gerçekleri görmüyormuş gibi bir tutum takındı. Ayaklanan, gösteri yapan on binlerce insan İsrail tarafından mı kandırıldı? Ben yine de inancımı kırmak istemiyorum. Tekrar ediyorum, eğer bu bölgede bir şeyler yapabilecek bir lider varsa, onun da Beşar Esad olduğuna inanıyorum, inanmak istiyorum.

HSYK bizi şaşırttı...

Burada bir an için durup kendi kendimize şu soruyu sormakta yarar yok mu? “...HSYK’nın (Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu) yapısı değiştirilirken büyük çoğunluğumuz yargının siyasi iktidarın cebine sokulduğunu, artık iktidarın istediği her şeyi yaptırabileceğini” yazmış, çizmiştik. Pek içime sinmese de, yargıçların öyle kolayca emir komuta zincirinde hareket etmeyeceklerini düşünüyor idiysem de, yine belirli bir kuşku duyuyordum. Ancak son kararlar beni şaşırttı. Üstelik oylamalarla ilgili olarak dışarıya sızan haberler, iktidara biat edildiğini göstermiyor. Herhalde iktidara sorulmuş olsaydı, Zekeriya Öz’ün değiştirilmemesi yönünde görüş çıkardı. AK Parti iktidarının içinden ne kadar eleştiriler çıkıyor olsa dahi, Ergenekon’u abartma pahasına, böylesine içselleştirecek başka bir savcı bulamazlardı.

Dikkat edecek olursanız, Başbakan Erdoğan, Öz’ün bir takım uygulamalarından rahatsız olmasına, sıkıntısı yüzünden okunmasına, faturanın kendi iktidarına çıktığını görmesine rağmen, hiçbir zaman siyaset uğruna Zekeriya Öz’ü eleştirmedi. Aksine korur gibi davrandı. Zira unutmayalım ki, bu davanın, cesaretsiz savcılar elinde kalması ve zaman içinde eriyip gitmesi AK Parti için tam bir kayıp olur. Bilemiyorum, eğer tepelerden HSYK kararına ses çıkmadıysa, belki de yanlış anlamaları körüklememek içindir. Ne olursa olsun, HSYK kamuoyunun bir kesimini şaşırttı.