Erdoğan: Türkiye'nin gazabı çok şiddetlidir

Başbakan Erdoğan, "Suriye tarafından Türkiye sınırlarına yaklaşan her askeri unsur bir tehdit olarak görülecek ve ona göre davranılacaktır. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin angajman kuralları artık bu yeni aşamaya göre değiştirilmiştir" dedi

Erdoğan: Türkiye'nin gazabı çok şiddetlidir

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye’nin dostluğu ne kadar değerliyse herkes bilsin ki Türkiye’nin gazabı da o kadar şiddetli, o kadar kahredicidir. Yumuşak başlılığımız uysal koyun olduğumuzu anlamına gelmez. Bizim soğukkanlı tavrımız birilerini aldatmasın" diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın grup toplantısında yaptığı konuşma İngilizce ve Arapça simültane tercüme yapılarak canlı yayınlandı. Başbakan Erdoğan, Suriye tarafından RF-4E tipi ’Phantom’ keşif uçağının düşürülmesi ve Hakkari Yüksekova Yeşiltaş Karakolu’nda 8 askerin şehit olduğu saldırı ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Başbakan Erdoğan, konuşmasının ilk bölümünde Hakkari’nin Dağlıca Bölgesi’ndeki Yüksekova Yeşiltaş Karakolu’nda 8 askerin şehit edildiği terörist saldırıya değindi. Umutların yeşerdiği her dönemde terör örgütünün karanlık yüzünü gösterdiğini ve çözüm süreçlerini sabote edecek bu tür provaktif eylemlere başvurduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, "Güvenlik güçlerimizin başarılı operasyonları sonucu etkinliği zayıflayan ve sıkışıklık yaşayan terör örgütü tek çareyi bu tür intihar saldırısı eylemlerde görüyor. Kayıp vereceğini bile bile gençleri ölüme gönderiyor. Adeta uçuruma sürükliyor. Ümit ediyoruz ki Dağlıca saldırısı sonrası terör örgütünün kirli ve kanlı yüzü bir kez daha görülmüştür" diye konuştu.

"VURULDUKTAN SONRA UÇAĞIMIZ SURİYE SULARINA DÜŞMÜŞTÜR"

Suriye tarafından RF-4E tipi ’Phantom’ keşif uçağının düşürülmesini Brezilya’dan Türkiye’ye dönüş yolunda haber aldıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, şöyle dedi:

"Suriye’nin 13 deniz mili açığında Doğu Akdeniz’in uluslararası hava sahasında askeri uçağımıza saldırı düzenlendi. Uçağımız Lazkiye’nin 8 deniz mili açıklarında Suriye karasularına düştü. Bunun altını çizerek söylüyorum. Suriye karasularında uçağımız vurulmamıştır. Uluslararası sularda vurulmuştur. Vurulduktan sonra uçağımız Suriye sularına düşmüştür. Bunun bilinmesi lazım. Bunu saptırma gayreti içinde olan ağırlıklı olarak içerde kısmen dışarda olanlar var. Bu menfur saldırının hemen ardından pilotlarımıza yönelik başlattığımız arama kurtarma çalışmalarını dört bir koldan büyük bir hassasiyetle sürdürüyoruz. Pilotlarımızın ailelerine sabır diliyorum. Önceliğimiz pilotlarımızı bulabilmek. Evlatlarımıza sağ salim kavuşabilmektir."

"DIŞ POLİTİKADA AKTİF BİR TUTUM SERGİLEDİKÇE EKONOMİMİZ BÜYÜDÜ"

"Ekonomisi kötü olan bir ülkenin dış politikada söyleyecek söz olamaz" diyen Başbakan Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:

"Dış politikada pasif bir ülkenin ekonomisi büyüyemez. Demokratikleşme hamleleriyle desteklenmediği sürece sosyal kalkınmada hedeflere ulaşılamaz. Dış politikada aktif bir tutum sergiledikçe ekonomimiz büyüdü. Ekonomi büyüdükçe dış politikada elimiz güçlendi. Komşu, akraba ve kardeş halklarla aynı gönül dilini konuşan bir ülkeyiz. Komşularına, akrabalarına kardeşlerine sırtını dönen bir ülkenin onların sevincine onların kederine kayıtsız kalan bir ülkenin özellikle de Türkiye’nin bu coğrafyada büyümesi ilerlemesi ve kalkınması ile süreçlere dahil olması asla ve asla söz konusu olamaz."

"TÜRKİYE’NİN HİÇBİR ÜLKENİN TOPRAĞINDA GÖZÜ YOKTUR"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin dostları ile el sıkıştığını, akrabaları ile hasret giderip kardeşleri ile kucaklaştığını anlatırken, "Türkiye sanal bariyerleri ve sınırları ile psikolojik engelleri tek tek aşmış ulaşabildiği her ülkeye, ulaşabildiği her halka ulaşmıştır. Ulaştığı her yere barış niyetini ve sadece dayanışma ile işbirliği niyeti mesajlarını taşımıştır. Türkiye’nin hiçbir ülkenin ve hiçbir komşunun toprağında gözü yoktur ve olmayacaktır. Aynı şekilde Türkiye hiçbir ülkenin içişlerine karışmayacak ve karışmayacaktır. Türkiye komşularının her anlamda kendisinden emin olacağı bir ülkedir" dedi.

"BİZİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN KARDEŞLİK HUKUKUDUR"

Türkiye’nin dostluğunun son derece önemli olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Arkasına Türkiye’nin dostluğunu alan her ülke bilsin ki onun sırtı sağlamdır, o emniyet içindedir ve güvenlik içindedir. Biz komşularımızın coğrafi konumlarıyla, yeraltı ve üstü zenginlikleriyle özellikle de zaaflarıyla hiçbir zaman ilgilenmedik. Bizim için önemli olan komşuluk hukukudur. Dostluk ve akrabalık hukukudur. Bizim için önemli olan sadece kardeşlik hukukudur. Tüm haklar için barışı, adaleti, huzur ve esenliği savunuruz. Hiç kimse bizi yanlış anlamasın. Bugün Filistin dediğimizde Kudüs, Ramallah, Nablus ve Gazze dediğimizde bir hesabın içinde değiliz. Tam tersine sadece yüreğimizdekini söylüyoruz."

"TÜRKİYE’NİN DOSTLUĞU NE KADAR DEĞERLİYSE GAZABI DA O KADAR ŞİDDETLİDİR"

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Şam, Halep, Hama ve Humus dediğimizde bir hesabın peşinden değil kanı akan, kanı akıtılan kardeşlerimizin ardından haykırıyoruz. Tekrar ediyorum; Türkiye her komşusunun her dostunun her kardeşinin kendisinden emin olacağı bir ülkedir. Ama şu noktanın altını kalın çizgilerle çiziyorum. Türkiye’nin dostluğu ne kadar değerliyse herkes bilsin ki Türkiye’nin gazabı da o kadar şiddetli, o kadar kahredicidir. Yumuşak başlılığımız uysal koyun olduğumuzu anlamına gelmez. Bizim soğukkanlı tavrımız birilerini aldatmasın. Sağduyulu olmamız acziyet gibi algılanmasın. Burada hamasetin diliyle konuşmuyorum. Ben burada tarihimden aldığım güç ile ecdadımdan aldığım ilham ve mirasla konuşuyorum. 1000 yıllık bir devlet geleneğine sahip olan Türk milleti tarihin akışını değiştirmiştir. Bu sözlerimi hamaset olarak görenler önce kendilerine sonrada bu milletin tarihine baksınlar."

"UÇAĞIMIZ SURİYE KARASULARINA YANLIŞLIKLA VE ÇOK KISA BİR SÜRE İÇİN GİRMİŞTİR"

Başbakan Erdoğan, "Uçağımızın Suriye karasularında değil, Doğu Akdeniz’de, Suriye’nin 13 deniz mili açığında uluslararası sularda saldırıya uğradığı kesindir ve tarafımızca belgelenmiştir. Uçağımız radarlarımızın tespitine yönelik, önceden planlanmış ve başka hiçbir bölge ülkesine yönelik olmayan bir test görevini tek başına, silahsız ve tanımlanma sistemi açık olarak yapmaktaydı. Uçağımız Suriye karasularına yanlışlıkla ve çok kısa bir süre için girmiştir. Bu ihlal derhal pilotlarımıza bildirilmiştir, pilotlarımız da hava sahasından çıkmıştır. Uçağımız saldırıya uğradığı yer ve zaman diliminin ihlalle hiçbir ilgisi yoktur" diye konuştu.

"TACİZ ATEŞİ, SALDIRIDA KASIT OLDUĞUNUN İSPATIDIR"

Başbakan Erdoğan, "Olayın ardından Suriye makamları ve onlarla yapılan telsiz görüşmeleri, çok enteresan arama kurtarma çalışmaları sırasında Casa tipi uçağımıza yapılan taciz ateşi, takınılan tavır, yapılan propaganda aynı şekilde bu saldırıda kasıt olduğunun ispatıdır. İlk aşamada uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımızı mahfuz tuttuğumuz ve bu menfur saldırı karşısında gerekli gördüğümüz adımları atacağımız, Suriye nezdinde bir diplomatik notayla en somut biçimde kayda geçirilmiştir. Dışişleri Bakanımız çok sayıda muhatabıyla telefonla görüşüp kendilerini bilgilendirmiştir" dedi.

"HER ASKERİ UNSUR TEHDİT OLARAK DEĞERLENDİRECEK VE ASKERİ HEDEF OLARAK MUAMELE GÖRECEKTİR"

Türkiye’nin yerini, zamanını ve yöntemini kendisi tayin ederek haksızlığa karşı uluslararası hukuktan doğan haklarını kullanacağını belirten Başbakan Erdoğan, "Gereken adımlar kararlılıkla atacaktır. Altını çizdiğim budur. Esad yönetiminin kendi halkıyla birlikte Türkiye’ye, Türkiye’nin güvenliğine açık ve yakın tehdit haline geldiğini ortaya koymuştur. Bu son olaydan sonra artık yeni bir aşamaya geçilmiştir. Türkiye olarak Suriye yönetiminin sınırlarımızda oluşturduğu güvenlik risklerini hiçbir şekilde tolere etmeyecek, karşılıksız bırakmayacağız. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin angajman kuralları artık bu yeni aşamaya göre değiştirilmiştir. Suriye’den Türkiye sınırına güvenlik riski ve tehlikesi oluşturacak her askeri unsur, bir tehdit olarak değerlendirecek ve askeri hedef olarak muamele görecektir. Buradan Suriye rejimini bir hata yapmaması, Türkiye’nin kararlılığını ve dirayetini sınanmaması yönünde uyarıyoruz" diye konuştu.

"ORTAK AKILLA HAREKET ETMEK, SORUMLULUK SAHİBİ OLMANIN GEREĞİDİR"

Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin genel başkanlarına davette bulunduklarını belirten Başbakan Erdoğan, "Sağ olsunlar davetimize icabet ettiler. Böyle ortak hassasiyetle hareket etmemiz, ulusal bir konuda çağrımıza olumlu cevap verdiler ve geldiler. Ben gösterdikleri hassasiyet ve nezaket sebebiyle kendilerine teşekkür ediyorum. Bu tür olaylarda, günlerde birlik ve beraberlik içinde olmak, ortak akılla hareket etmek, elbirliği güç birliği yapmak millet olmanın, sorumluluk sahibi olmanın gereğidir. Bunu da özellikle kendilerinden bekliyoruz. Ben siyasi partilerimizin, sivil toplum örgütlerimizin, medyamızın, 75 milyon vatandaşımızın süreç boyunca aynı hassasiyeti ve duyarlılığı göstereceğine yürekten inanıyorum" dedi.

"ELİMİZ KOLUMUZ BAĞLI KALACAK ÜLKE DEĞİLİZ"

"Türkiye sınırları zorlanacak, dostluğu ya da husumeti test edilecek bir ülke değildir" diyen Başbakan Erdoğan şunları söyledi:
"Eğer bunu bugüne kadar anlamayanlar varsa, biz hiç tereddüt etmeden Türkiye’nin sınanamayacağını, test edilemeyeceğini, çok açık, net ve kararlı şekilde ispat ederiz ve edeceğiz. Ancak Türkiye Cumhuriyeti Eylem Planı çerçevesinde ne yaptığını da ne yapacağını da gayet iyi bilmektedir. Sevgili milletim, milletvekili arkadaşlarım, Türkiye olarak elbette savaş çığırtkanlarının provokatörlerin tuzağına düşmeyiz, merak etmeyin. Ancak uluslararası sularda uçağımızı yapılan saldırı karşısında da susacak tepkisiz kalacak, elimiz kolumuz bağlı kalacak ülke değiliz. Uluslararası hukuk çerçevesinde bu hadisenin üzerine kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz. Suriye halkı bu zulümden, bu katliamdan, bu eli kanlı diktatör ve çetesinden kurtuluncaya kadar Türkiye ve Türk halkı gereken her türlü desteği verecektir. Buradan bir kez daha Suriyeli kardeşlerimizi yürekten sesleniyorum; muhakkak ki Allah’ın yardımı yakındır. Suriyeli kardeşlerimizin haklı mücadelesinde her zaman yanlarında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyorum."

BAHÇELİ’YE TEŞEKKÜR ETTİ

Başbakan Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye partisinin grup toplantısında birlik, beraberlik ve dayanışma ifadeleri için teşekkür etti.