Erdoğan: Türkiye zalimlerin yanında olmaz

Erdoğan: Türkiye zalimlerin yanında olmaz

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Bizim hiçbir ülkeye karşı husumetimiz, farklı planlarımız beklentilerimiz olamaz. Ülkemizde huzur istiyoruz. Dünyada barış ve refah istiyoruz. Türkiye zalimlerin yanında olamaz. Mazlumların yanındadır. Tarihte de böyle olmuştur. Kim adaletsiz olursa Türkiye onun karşısındadır. Karşısında olacaktır” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 22'nci Ahilik Haftası kutlamalarına katılmak üzere öğle saatlerinde helikopterle Ankara'dan Kırşehir'e geldi. Başbakan Erdoğan, tören alanına girdikten sonra burada Ahi Evran Veli Cami içindeki Ahi Evran Veli Türbesi'ni ziyaret edip dua etti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ardından Ali Evran Külliyesi'nin yer aldığı Ahi Meydanı'na gelerek, Ahilik Haftası kutlama törenlerine katıldı. Törene, Erdoğan'ın yanı sıra Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Kırşehir Valisi Mehmet Ufuk Erden, Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, Ahi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Selahattin Salman, AK Parti Grup Başkanvekilleri Mustafa Elitaş ve Bekir Bozdağ, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, çeşitli federasyonların başkanları, esnaf ve sanatkarlar odaları şube başkanları da katıldı. Başbakan Erdoğan, burada ilk olarak mehter takımı gösteri ve şed kuşatma törenini izledi.

ÖĞLE EZANI NEDENİYLE KONUŞMASINA ARA VERDİ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ahi Meydanı'ndaki törende, yaptığı konuşma sırasında ilk olarak ahiliğin ve dayanışmanın önemine değindi. Erdoğan, bu sırada Ahi Evran Camii'nden okunan öğlen ezanı nedeniyle konuşmasına ara verdi. Erdoğan, ezanın bitmesinin ardından şunları söyledi:
“Ahi Evran'ın yaşadığı topraklara ulu sözü dinlemeye, Anadolu erenlerine kulak vermeye geldim. O erenler buranın vatan olması için emek harcadı. Bu ülke, şevkatle merhametle, beraberlikle yoğruldu. Anadolu'yu inşa eden, gönüller yapan sevgi ile bu ülkeyi kuran insanlara kulak veriyoruz. Bu erenlere kulak vermezsek, Türkiye köksüz kalır, maneviyatsız kalır. Bu isimlerden nasibini almayan Türkiye, geleceksiz kalır. O nedenle Hacıbektaş'a, Yunus Emre'ye, Mevlana'ya Kırşehirli Ahi Evran'a kulak veriyoruz.”

BAZILARI FOSFOR BOMBALARINA GÖZLERİNİ AÇIYOR

Erdoğan, Ahi teşkilatının batılı anlamda 13'üncü Yüzyıl'da kurulmuş sivil toplum örgütü olduğunu, batıdan türediği iddia edilen birçok kavramın 800 yıl önce Anadolu'da uyğulandığına dikkati çekti. Erdoğan, küreselleşmenin olumlu ve olumsuz yanlarının bulunduğunu belirterek, “Dünyada bazı insanlar bir bardak suya, bir bardak süte muhtaç iken, dünyanın bir bölümü 3-G, 4-G kullanırken, hala ‘Alo’ dememiş bir kesim bulunuyor. Bazıları acıya, gözyaşına, kedere, umutsuz bir geleceğe, fosfor bombalarına gözlerini açıyorlar” diye konuştu.

Devamı 2. sayfada...

ASLA KÜÇÜK DÜŞÜNMEYİZ

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin büyük düşünmek zorunda olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
“Bu millete küçük düşünmek asla yakışmaz. İç ve dış politikada asla küçük düşünemeyiz. Büyük adımlar atıp ilerlemek zorundayız. Büyük devletler küçük meselelerden ürkmezler. Korkmazlar, çekinmezler. Büyük devletler küçük meseleleri arkalarında bırakır, geleceğe bakarlar. Birilerinin Türkiye ile meselesi olabilir. Türkiye'ye yönelik husumeti, garezi olabilir. Ama bizim hiçbir ülkeye karşı husumetimiz, farklı planlarımız, beklentilerimiz olamaz. Biz ülkemizde huzur istiyoruz. Ülkemizde barış istiyoruz. Dünyada barış ve refah istiyoruz. Bütün politikalarımızı, gayretleremizi bunun üzerine inşa ediyoruz. Türkiye yıllarca komşularıyla problemler yaşadı. Adeta dört terafı düşmanlarla çevrili bir ülke gibi gösterildi. Çözümsüzlük bir politaka olarak gösterildi. Her türlü mesele hasıraltı edildi. Biz ne yaptık? ‘Hayır çözümsüzlük bir politika olamaz’ dedik. ‘Türkiye'yi böyle yarınlara bu şekilde taşımayız’ dedik.”
Komşularla sıfır problem anlayışını benimseyip, komşularla iyi ilişkiler geliştirip, sorunları çözdüklerini söyleyen Erdoğan, şunları söyledi:
“Tıpki Gazi Mustafa Atatürk'ün ‘Yurtta sulh cihanda sulh’ dediği gibi. Bugün Türkiye bir istikrar ülkesi haline geldi. Tüm dünyanın gıptayla izlediği ülke haline geldi. Mazlumların yanında yer alan, adaletçi yaklaşımı ile Türkiye takdirleri topluyor. Kim adaletsiz olursa olsun, Türkiye onun karşısındadır. Karşısında olacaktır. Türkiye hiçbir zaman zalimlerin yanında olamaz. Mazlumların yanında olmuştur. Tarih boyunca böyle olmuştur, bundan sonra da böyle olacaktır.”

DEMOKRATİK AÇILIM

Konuşmasında, demokratik açılım konusuna da değinen Başbakan Erdoğan, bayrağa sarılı şehitler geldikçe bu meselenin çözümlenmeyeceğini söyledi. “Türkiye bu gözyaşlarına daha fazla tahammül edemez” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bayrağımıza sarılı tabutlar geldikçe, slogan atmakla bu iş çözülmez. Bu meseleyi köklü şekilde çözeceğiz. Cenaze merasimlerinin adabına yakışmayacak şekilde atılan adımlar var. Bizim cenazelerimizde slogan yoktur. Cenazelerimizle sesli bağırıp çağırmak yoktur. Sukunet, suhulet ve içimizden dualar vardır. Ama bunu bilmeyenler, şecaat arzederken hep sirkatini söylediler. Şehitlerimizin üzerinden siyasi rant elde etmek istediler. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki sorunları, Alevilik sorununu, işsizlik gibi sorunları, çözeceğiz, kardeşliğimiz pekişecek. Bakınız bu süreçle ilgili son derece yanlış yanıltıcı iftira kampanyası yürütülüyor. Buradan bir kez daha ifade ediyorum. Terörle mücadeleden vazgeçmemiz geri adım atmamız asla ama asla mümkün değildir. Olamaz.”

‘ÇÖZÜMSÜZLÜKTEN BESLENENLER KAN DÖKÜLSÜN İSTİYOR’

Erdoğan, “Bu süreçten zarar görülecek diyenler”in, haksız ve çirkin sözlerle son derece basit uslupla kendilerine saldırdıklarını söyleyerek. “İstismar zemini ayaklarının altından kayanlar, anaların gözyaşlarını da istismar edip tahrik edici eylemler yapacaklar. Tüm milletim bunlara karşı uyanık olsun. Onların bu tahrik edici açıklamalarına ve eylem oyunlarını bozalım. Çözüm istemeyenler, çözümsüzlükten beslenenler, gençlerin kanı dökülsün istiyorlar. Lütfen bunların sözlerine kulak asmayın. Terör örgütü benim hiçbir zaman bu ülkede temsilcisi olmamıştır. Olamayacaktır. Terör örgütünün uzantıları, benim Kürt kardeşimin temsilcisi olmamıştır. Olmayacaktır. Tamamen halisane, ülkemiz için milletimiz için yola çıktık. Bu meseleleri geride bıraktığında Türkiye'nin neleri başaracağını lütfen düşünün. Bu meseleler 30 yıl önce çözümlenseydi, Türkiye burada mı olurdu? Türkiye'nin kaynakları buraya harcanmasa, nereye gideceğini hangi yüksek seviyelere gideceğini düşünün. Biz binlerce yıl birlikte yaşadık akraba olduk hatta kardeş olduk” diyerek sözlerini tamamladı.

Oktay ENSARİ- Demet ÖZTÜRK- Salih GÜNER/KIRŞEHİR, (DHA)

 

2