Erdoğan: Bu bayrağın altında ikinci devlet düşünemeyiz

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bu ülkenin, bu milletin, bu bayrağın altında ikinci bir devlet asla düşünemeyiz. Böyle bir bölücülüğe böyle bir ayrımcılığa asla müsaade edemeyiz" dedi.

Erdoğan: Bu bayrağın altında ikinci devlet düşünemeyiz

Erdoğan, AK Parti Milletvekili Adayları Tanıtım Toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’yi aydınlığa kavuşturdukların ve daha da aydınlatmaya devam edeceklerini söyledi. Aydınlığa tahammül edemeyenlerin, aydınlıktan gözü kamaşanların ve ışıktan gözleri incinenlerin, şimdi karanlığa methiyeler düzdüklerini ve karanlıktan medet umduklarını vurgulayan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bir bedel ödeniyor değerli arkadaşlarım... Şu anda bir fatura ödeniyor. Biz, gücümüzü milletten alır, yetkiyi milletten alır, hesabımızı da millete veririz. Tek hesap mercimiz, aziz milletimizdir. Gücünü, yetkisini, iradesini milletten almayanlar ise hesabı başka yerlere öder, başka yerlere bedel verirler. 8,5 yıl boyunca olduğu gibi, bundan sonra da çeteler karşısında geri adım atmayacağız. Çeteler karşısında boynumuzu bükmeyecek, mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Çeteler, mafya, suç örgütleri tekrar üreme şansı bulamayacağı gibi, kesinlikle bundan sonra bu ülkede aynen İtalya’da olduğu gibi temizeller operasyonuna da ihtiyaç kalmasın.

Türkiye’yi hep birlikte, sizlerle birlikte yeniden inşa ediyoruz. Şunu da burada özellikle ifade etmek durumundayım; bu kadro, bir kez daha, tüm Türkiye’yi temsil eden, tüm Türkiye’yi yansıtan bir kadrodur. Bu kadro, bir Türkiye fotoğrafıdır. Burada tek etnik köken, tek bölge, tek inanç grubu yok. Burada her etnik köken, her bölge, her inanç grubu, her düşünce, her sosyal grup, bizim 550 kişilik listemizde hakkaniyetle temsil edilmektedir. Hiç kimse dışarıda bırakılmamıştır, hiç kimse ötelenmemiş, dışlanmamıştır.

8,5 yıl boyunca olduğu gibi, bu listeyle de Türkiye bir kez daha samimiyetle kucaklanmıştır. Listemize bakıp da AK Parti’nin bazı bölgelerden çekildiğini, bazı bölgelerde iddiasını kaybettiğini söyleyenler, açık söylüyorum, çok büyük bir yanılgı, çok büyük bir cehli siyaset içindedir. Bunu söyleyenler, bunu yazıp çizenler, adaylarımızı tanımadıkları kadar, AK Parti’nin çözüm için ortaya koyduğu iradeyi, samimiyeti, kararlılığı da görmüyorlar, görmek istemiyorlar. Bunu söyleyenler, değişimden, dönüşümden, tazelenmekten korkuyor, çekiniyorlar.

AK Parti, hiçbir yol arkadaşını yolda bırakmaz. Yapılan sadece bir nöbet değişimidir. AK Parti hiçbir bölgeden çekilmiyor, çekilmez. Bir Azeri atasözü şunu söylüyor; ’Dertsizler, yeryüzüne yüktür’. Bizim derdimiz var, bizi dert bu yollara düşürdü. Bizim derdimiz, Türkiye sevdasıdır. Türkiye davamız var. Biz Türkiye’nin sorunlarına, dertlerine çözüm getirecek isimleri adeta bir mücevherci kimliği ile cevherleri maden ocaklarından ayırarak, çıkararak, işleyerek kuyumcu dükkanına sunuyoruz. Bizim özelliğimiz bu. Diğerleri öyle değil, onlar hazıra konuyor, biz işliyoruz. Farkımız bu."

-"BU BAYRAĞIN RENGİ NİÇİN BİRİLERİNİ RAHATSIZ EDİYOR?"-

AK Parti milletvekili adaylarını, muhalefetin tanımıyor olabileceğini ve o isimlerin millet nezdinde neye tekabül ettiğini kestiremeyeceğini belirten Başbakan Erdoğan, listelerdeki her milletvekilinin birikimli, donanımlı, deneyimli ve her şeyden önce yüreği millet ve vatan aşkıyla dolu isimler olduğunu ifade etti. Bu isimlerin içinde etnik, bölgesel ve inanç ayrımcılığı yapan bir kişinin olmadığını kaydeden Erdoğan, "Biz biriz, beraberiz, bütünüz" dedi.

AK Parti olarak yola çıkarken, "etnik milliyetçiliğe, bölgesel milliyetçiliğe ve dinsel milliyetçiliğe hayır" dediklerini hatırlatan Erdoğan, bu ülkenin bunlardan çok çektiğini dile getirdi. Erdoğan, bu nedenle Milli Birlik ve Beraberlik Projesi’nin esasında bunun yattığını söyledi.

Yine yola çıkarken, "Tek millet" dediklerini belirten Erdoğan, millet kavramının içinde bir etnik unsur olmadığını, tüm etnik unsurlardan oluşan bir yapı olduğunu ifade etti.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Siz, milleti bir etnik unsura asla yaslayamazsınız. Onun için de biz hep Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı çatısı altında toplanacağız. Her etnik unsur, bize göre saygındır. Her etnik unsur ’Türküm’ der, ’Kürdüm’ der, ’Lazım’ der, ’Gürcüyüm’ der, ’Romanım, Arnavutum, Arabım’ der... Hepsi, bizim için saygındır. Başımız, gözümüz üstünde hepsinin yeri vardır. Çünkü biz yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevdik. Bizde ayrım yok; bizde ne Türk milliyetçiliği var ne Kürt milliyetçiliği var ne Laz milliyetçiliği var. Bunların hiçbiri yok bizde ama şundan da hiçbir zaman Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım demekten kaçınmayacağız. Rahat rahat bu ülkede Türküm de diyeceksin, Kürdüm de Lazım da Çerkezim de Gürcüyüm de Romanım da. Hepsini söyleyeceğiz.

Yine aynı şekilde ’Tek bayrak’ dedik. Bu ayyıldızlı bayrakta kimi inciten bir şey var? Bu bayrağın rengi niçin birilerini rahatsız ediyor? Bu hilal, bu yıldız niçin birilerini rahatsız ediyor? Rahatsız etmemesi lazım. Çünkü bu bayrağın rengi tüm şehitlerimizin kanıdır. Bu hilal niçin niçin rahatsız ediyor? Bağımlı mı olacaktık? İşte o bizim bağımsızlığımızın simgesi. Niçin rahatsız oluyorsunuz? Hilalin önündeki yıldız niçin birilerini rahatsız ediyor? Yoksa bu ülkenin, bu vatanın uğruna şehit olanları görmeyecek miydik? Her yıldız, bir şehittir bunu böyle bilmemiz lazım."

-"KURULAN TEZGAH BUDUR"-

780 bin kilometrekaresi ile bu vatanın tüm Türk vatandaşlarının olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, vatanın hiçbir etnik unsurun veya grubun değil 74 milyon vatandaşın tamamının olduğunu dile getirdi. Herkesin buna aynı derecede ve oranda ortak olduğunu kaydeden Erdoğan, kimsenin "Bu bizimdir" diyemeyeceğini söyledi ve "Bu hepimizindir. Hepimizin burada sorumluluğu var ve bu sorumluluğu sonuna kadar taşıyacağız " diye konuştu.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, tüm vatandaşların olduğunu belirten Erdoğan, vatana hep birlikte sahip çıkılacağını ifade etti. Erdoğan, şunları söyledi:

"Bu ülkenin, bu milletin, bu bayrağın altında ikinci bir devlet asla düşünemeyiz. Böyle bir bölücülüğe böyle bir ayrımcılığa asla müsaade edemeyiz. Ben hiçbir zaman ’tek dil’ diye bir ifade kullanmadım, ’tek resmi dil’ ifadesini kullandım. Bunu karıştırmayalım birbirleriyle. Benim ülkemde herkes, anadilini rahatlıkla konuşabilir. Bunun önünü de biz açtık. Çok spekülasyonlar oldu hatırlayın.

Benim Kürt kardeşim kendi anadilinde rahatlıkla konuşur. Cezaevinde konuşamıyordu, biz önünü açtık. Şimdi artık ana evladıyla, ağabey kardeşiyle cezaevinde kendi anadilini konuşabiliyor. Gidin istediğiniz kadar kurslarınızı kurun dedik. Anadilde öğretimle ilgili bunun önünü biz açtık. Bizden öncekiler niye bunları yapmadılar? Neredeydi onlar? Bunların hiçbiri bir tehditle olmamıştır. Tam aksine yılların deneyimi ile, tecrübesi ile, bu ülkenin sorunları nedir, bu noktadan hareketle olmuştur.

Güneydoğu Anadolu’daki istismar kokan politikaları bu ülkede sadece biz çökertebiliriz. Bu ülkede Kürt meselesi artık yoktur, benim Kürt kardeşlerimin meseleleri vardır. Bu ülkede Kürt kardeşlerimin istismarı vardır ama bu oyuna onlar da gelmeyecek, bu oyunu bozacaklar. Kurulan tezgah budur. Diyorlar ki ’AK Parti Güneydoğu’da Kürt orjinleri olan adayları, Kürtlerin meselelerini sorun yapmayanları çekti’. Ya cehaletleriyle konuşuyorlar ya da bilmiyorlar. Biz oradaki sorunlara vakıf arkadaşlarımızı aday yaptık ve inşallah o sorunları bu arkadaşlarımızla beraber gece gündüz çalışmak suretiyle çözmeye devam edeceğiz."

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin sosyo-ekonomik sorunlarını büyük oranda aştıklarını vurgulayan Erdoğan, bölgenin psikolojik, kültürel sorunları da aşmaya devam ettiklerini ifade etti. Erdoğan, Kürt kökenli vatandaşlara yönelik olarak 24 saat yayın yapan TRT Şeş’in, AK Parti iktidarı döneminde hayata geçirildiğini hatırlattı.

AK Parti’nin, girdiği her seçimde Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesinde birinci olmuş ve 80 ilden milletvekili çıkarmış bir parti olduğunu belirten Erdoğan, 12 Haziran’da da inşallah aynı sonucun çok güçlü bir şekilde sandığa yansıyacağını söyledi.
Başbakan Erdoğan, "Birileri etnik noktadan benim Kürt kökenli vatandaşlarımı istismar ederken, bir diğerleri de şehit cenazelerini, akan kanı, akan gözyaşını, hatta şehitlerimizi istismar ediyor. Buna da fırsat vermeyeceğiz" dedi.