Erdoğan Almanya'da Avrupa'yı uyaracak
27 Şubat 2011

Sokaktaki vatandaşların Avrupa Birliği’ne tam üyelik meselesini artık eskisi kadar umursamadığını biliyorum. Fakat bugünlerde AB ile Türkiye arasında o kadar muazzam bir mücadele yaşanıyor ki birileri bizim pes edip havlu atmamızı ve bugüne kadar kazandığımız her şeyden vazgeçmemizi istiyor. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Ankara’da 75 milyon Türk vatandaşının gözünün içine baka baka “Sizi AB’de istemiyoruz” dedi ve gitti.

[[HAFTAYA]]

Almanya Başbakanı Angela Merkel “Avrupa hukukunda bulunmamasına rağmen” Türkiye’nin karşısına “imtiyazlı ortaklık” diye bir kandırmacayla çıkıyor.
İngiltere, İsveç, İtalya, İspanya, Finlandiya gibi Türkiye’ye destek veren ülkelerin sesi ise yeterince duyulmuyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan birkaç gün önce AB’ye çok sert çıkmış ve “İstemiyorsanız bunu açık açık ilan edin, biz de yolumuza devam edelim” demişti.
Ben Türkiye’nin dünyada en çok sözü geçen ülkelerden biri olmasına rağmen Avrupa Birliği’nin dışlayıcı tutumunu anlamakta zorlanıyorum.
Avrupa gibi medeniyetin beşiği olmuş bir kıtanın liderleri nasıl bu kadar sığ görüşlü olabilir?
Üstelik Avrupa’nın unuttuğu demografik bir gerçek var. Almanya’da 2,5 milyon, Avrupa genelinde ise 9 milyon dolayında Türk nüfus bulunuyor.Avrupa’daki Müslümanların sayısı ise 50 milyon.
Bu insanların Türkiye ile güçlü ekonomik, kültürel ve sosyal bağları var. Her şey bir tarafa, bu demografik gerçek bile AB’nin Türkiye’ye sımsıkı bağlanmasını zorunlu kılıyor. Öyle alanlar var ki, Avrupa, Türkiye olmadan hiçbir şeyi başaramıyor. Irak, Bosna, Afganistan, Gürcistan ve Lübnan’daki krizlerin çözümünde baş aktör Türkiye.

12 bin kişiye seslenecek

Ankara’da Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ile çok gergin bir ortamda görüşmek zorunda kalan Başbakan Erdoğan, Sarkozy ile benzer fikirlere sahip olan Almanya Başbakanı Angela Merkel’in davetlisi olarak bugün Düsseldorf’a gidiyor.
Erdoğan ve beraberindekileri taşıyan uçak öğleden sonra İstanbul’dan hareket edecek. Erdoğan ilerleyen saatlerde ISS Dome Salonu’nda, bu şehirde yaşayan Türkiye kökenli 12 bin kişiye bir konuşma yapacak. Alman basını Erdoğan’ın bu konuşmasının adeta bir miting ve gövde gösterisi niteliğinde olacağını yazıyor.
Ben, Başbakan’ın Avrupa’nın göbeğinde bu kadar kalabalık bir kitleyi bulmuşken uluslararası kamuoyuna yönelik çok önemli mesajlar vereceğini tahmin ediyorum. Erdoğan daha sonra, Almanya’nın Hannover şehrine geçerek Almanya Başbakanı Angela Merkel ile birlikte dünyanın en büyük teknoloji fuarları arasında gösterilen CeBit’in açılışını gerçekleştirecek.
Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Erdoğan’ın ikili temasları da çok önemli. Merkel’in Kıbrıs Rum kesimini ziyareti sırasındaki yaptığı açıklamalar, Berlin ve Ankara arasında büyük krize neden olmuştu.
Erdoğan-Merkel görüşmesinin ana başlıkları şunlar:
-Vize konusu
-Geri kabul anlaşması
-Kıbrıs
- Avrupa Birliği’ne tam üyelik konusu
Erdoğan, Almanya temaslarını tamamladıktan sonra AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso’nun davetlisi olarak Belçika’nın başkenti Brüksel’e geçecek. Başbakan, AB’nin de merkezi konumundaki Brüksel’de, tıpkı Sarkozy gibi Türkiye’nin üyeliğine karşı olan AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy ile de bir araya gelecek. Özetle Erdoğan’ı, Avrupa’da stresli bir 48 saat bekliyor.