En iyiyi en erken öldürdüler!
23 Ekim 2009

Hani en son öleceği en başta öldürdüler desem yeridir. Allah aşkına söyleyin; aranızdan kaçınız Yaprak Dökümü’nde (Kanal D) Cem’in trajik ölümüne üzülmediniz?..

Ve yine doğru konuşun lütfen; Cem’den önce hakkın rahmetine kavuşmasını dilediğiniz kimse yok muydu dizide? En masumu, en şanssızı oldu dizinin...

Bana sorsanız, her bölümün sonuna doğru Ali Rıza, olmadı Hayriye ikilisinden birisinin dünya değiştirmesini bekliyorum. Ama maşallah turp gibi ikisi de...

Türlü sansarlıklarına rağmen Oğuz’un da bacaklarına filan sıkan yok. Mutluluk fiiline haset ettiğinden dolayı, muhtemel bir intiharla işinin bitmesini beklediğim Ferhunde’yi de eksik etmeyelim...

Sahi Fikret bu saflıkla, Tahsin de bu meleklikle yaşamayı hak ediyor mu; iyiler erken ölür önermesi niçin Cem için işliyor da, bu ikilide tık etmiyor...

Birbirlerini bıçaklamalarını beklediğim Necla ve Leyla ne zaman boşluk bulup, hançeri sokacaklar sırtlarına. Ya da evin küçük kızı büyüyüp, ablalarına benzediği gün bizim geri Şevket pompalıya davranıp aile boyu namus katliamı yapmayacak mı hiç?..

Neden öldü ki Cem? Tüm bu haklı ölümleri görmeden fazladan haksızlık yapmadı mı izleyiciye? Neyse...

Bu bölümün yıldızlı pekiyi notu Fahriye Evcen’e gitti. O ne ağlama sahnesiydi öyle. Acaba Behlül bir şekilde izleyip ayar verir mi hönkürmelerine?..

YA SALAK YA AĞLAK

Unutulmaz’ı (atv) hakikaten unutulmaz kılan iki hali var. Birincisi Eda karakteri. Hani dizinin başından beri iki gözü iki çeşme kızın. Yaprak yere düşse ağlıyor. Onun bu sulu göz hallerini görünce taş olsa ağlar vallahi...

Bir de abla karakteri Melda var ki evlere şenlik. İyi eğitimli, bir şirkette üst düzey yöneticiliğe kadar çıkabildiğine göre ortalamanın üstünde bir zekaya sahip olmasını beklediğimiz bir genç kadın. Ama nerede; ekranda görülebilecek en af buyurun enayi tiplerden biri...

Yönetimine teslim edilmiş şirketi iki günde nasıl sıfırlamadığına şaşıyorum her seferinde. Şaşırdığım bir başka şey de dizinin izleyici üstünde bıraktığı metal ağırlığı...

Akmıyor bir türlü. Ne zaman baksam, mevzular aynı. İzleniyor mu peki; hem de nasıl. Giderek düşse de reytingleri, durumu hâlâ iyi.

Demek ki Türk insanı hem ağlağı hem de salağı izlemeyi seviyor; ne denir ki başka?..

YABAN RELOADED ÇEKİLSİN!

Haneler’in (Kanal D) lokomotifi Yaban resmen sokağın diline düştü. Herkes birbirine “Yalan uleynnn” halinde. Tebrikler hakikaten... Skecin ilham kaynağı Kadir İnanır’ın keyfi de bir hayli yerinde. Yıllar sonra gelen bu taklit hali, Yeşilçam’la hayatımıza giren Kadir ağabeyi iyice devleştiriyor ekranda... Hani diyorum, iş bu kadar popülerken Kadir İnanır da bir Yaban Reloaded dizisiyle dönmez mi ekrana? Muhteşem olur uleynnnn!

YENİ FERHUNDE TAMAMDIR!

Ve ekranda yeni bir Ferhunde doğdu. Canım Ailem’in (atv) Şehnaz’ı hakikaten kötülük sıfatında tacı başına geçirecek gibi... Önceki akşam kızının Samim’den olduğunu itiraf etti. Hem de bizzat adamla evlilik hazırlığı yapan Meliha’ya üfledi bunu. Ve utanmadan itirafını herkesin iyiliği için yaptığını söyledi.

Zaten iddiasına göre çocuğu da kendisi için doğurmuştu...Böyle seri bir şekilde ısıran yılan çok az gördüm ekranda ben. Bir ara kendimi STV’de Yaban belgeseli izliyorum sandım. Ne yılanmış ama Şehnaz; Ferhunde kertenkele bile olamaz yanında!

ERTEM ŞENER ŞOV!

Şunu kimse reddetmez sanırım; Ertem Şener mevcut spikerler arasında en fantastik maç anlatıcısı. Beşiktaş’ın Wolfsburg deplasmanında oynadığı maçı (Star TV) yine stand-up tadında sundu. Adam spiker değil Wikipedia (internet ansiklopedisi) sanki...

Grafite’nin dokuz kusurlu hareketten birinin daniskasını yapıp kırmızı kartla oyun dışı kalmasını; “Hastane yöneticisi hakem Rosetti, kendini hasta eden Grafite’yi oyundan attı” diye yorumlayınca gülmekten kırıldım... Aynı pozisyonda hakem Rosetti’nin daha önce de benzer bir şekilde Volkan’ı oyundan attığını söyleyen Ertem, birkaç dakika sonra yanlış bilgi verdiğini söyleyip özrünü ekrandan yollayınca gözümde ayrı büyüdü... Maçların tadını arttırıyor Ertem. Not düşülsün!