Ekonomik krizin kontenjanlara etkisi
25 Ağustos 2009

Üniversite maratonunun ilk ayağı 88 bin 602 kontenjan açığıyla tamamlandı.
Geçen yıl kontenjan açığı 69 bin civarındaydı.
Aradaki 20 bine yakın kontenjan açığının nedeninin ekonomik kriz olduğu söylenebilir.
Çünkü en çok boşluk bulunan üniversiteler vakıf üniversiteleri. YÖK’ün açıkladığı rakamlara göre, 5 bin 128 boş kontenjan ile İstanbul Aydın
Üniversitesi, 2 bin 964 boş kontenjan ile Yakın Doğu Üniversitesi, 2 bin 958 kontenjan ile İstanbul Arel Üniversitesi, 2 bin 905 boş
kontenjan ile Girne Amerikan Üniversitesi, 2 bin 868 boş kontenjan ile Doğu Akdeniz Üniversitesi, 2 bin 818 boş kontenjan ile Beykent Üniversitesi, 2 bin 571 boş kontenjan ile Okan Üniversitesi ilk sıralarda yer alıyor.
Bu açık, hükümetin her alanda verdiği desteğin eğitime verilmemesinin bir sonucudur.
Vakıf üniversitelerinin rektörleri uzun süreli eğitim kredisi isteğinde bulundular ama yanıt alamadılar. Kriz devam ederse ve hükümet eğitim sektörünü teşvik edici bir karar vermezse gelecek yıl kontenjan açığı büyüyecektir.
Bu yıl ilk kez öğrenci alacak olan Piri Reis Üniversitesi’nin 174 kişilik kontenjanı doldu.
Nedeni çok basit: Üniversite iş garantisi veriyor.
Bu arada öğrenci katkı payları da belirlendi.
Öğrenciler, tıp fakültesinde 591, devlet konservatuarında 589, diş hekimliği ve eczacılık fakültelerinde 494, veteriner fakültesinde 386,
hukuk fakültesinde 313, fen-edebiyat ve iletişim fakültelerinde 284 lira katkı payı ödeyecek.
Yani yükseköğretim kurumlarında öğretim gören öğrencilerden 71 lira ile 591 lira arasında katkı payı alınacak. Yaz döneminde öğrencilerin harçlarla ilgili yaptığı protestolar işe yaramamış görünüyor. Çünkü ikinci öğretimdeki öğrencilerden 770 lira ile 4 bin 268 lira arasında katkı payı alınacak.
Öğrenci ve aileleri eğitimle ekonomi arasına sıkışmış görünüyor. Eğitim sezonunu kapatırken eğitim sektörünün krizden hemen etkilenmesini beklemenin doğru bir yaklaşım olmadığını, krizin etkilerini görmek için en erken dönemin önümüzdeki kayıt dönemi olduğunu söylemiştik. Söylediğimiz çıktı.
Vakıf üniversiteleri rekor sayılabilecek kontenjan açığıyla yeni döneme giriyor. Gençlerin geleceğini çalmamak adına hükümetin eğitim
sektörünün sırtındaki yükü paylaşması gerekiyor.