Ekonomideki iki rekor tedbir olasılığını artırdı

Türkiye ilk çeyrekte yüzde 11 büyüyerek dünya rekoru kırdı. Dış açık da Mayıs'ta rekor düzeye çıktı. Sivil toplum kuruluşları, bu iki verinin tedbir beklentilerini artırdığını düşünüyor

Ekonomideki iki rekor tedbir olasılığını artırdı

Beklentilerin üzerinde açıklanan, özel tüketim harcamaları ve yatırımlar destekli ilk çeyrek büyüme rakamları ve ithalattaki artışa bağlı rekor seviyelerde gerçekleşen Mayıs ayı dış ticaret açığı verilerinin ardından değerlendirmelerde bulunan sivil toplum kuruluşları (STK) verilerin, ekonomiyi soğutmaya ve cari açığı daraltmaya yönelik tedbir beklentilerini artırdığını belirttiler.

TÜİK verilerine göre GSYH bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artarken, Reuters'ın veri öncesi yaptığı ankete göre yüzde 9.65 artış bekleniyor ve beklentiler yüzde 7.90 ila 12.40 bandında şekilleniyordu.

Dış ticaret açığı ise, Mayıs ayında 10.06 milyar dolar ile aylık bazda rekor seviyeye yükseldi, ihracatın ithalatı karşılama oranı krizin başladığı Kasım 2000'den bu yana en düşük olan yüzde 52.1 gerileyerek, iç talepte canlılığın, dış talep ise daralmanın devam ettiğini gösterdi. Ocak-Mayıs dönemi dış ticaret açığı ise yüzde 90.3 artışla 43.75 milyar dolara ulaştı.

TÜRKONFED: ISINMA TARTIŞMALARINI DESTEKLİYOR
 

Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Çenesiz, büyümenin ekonomideki ısınma tartışmalarını desteklediğini söyleyerek, "Veriler, ilk dönemde büyümede özel sektör tüketim ve yatırım harcamalarının itici bir rol oynadığını gösteriyor. Bu da aslında kredilerdeki yüksek artışla uyumlu. TCMB'nin kredi büyümesini sınırlamak için uygulamış olduğu yeni politika bileşiminin yılın ilk çeyreğinde ekonomiyi soğutamamış olduğu görülüyor" değerlendirmesinde bulundu.

Çenesiz, Mayıs ayı dış ticaret verilerinin bu tabloyu gözler önüne serdiğini belirterek, "Cari açığın gayrisafi yurtiçi hasıla oranının yüzde 8’in üzerine çıkacağı beklentileri ise güçleniyor" dedi.

Yılın ikinci çeyreğinde de ekonominin benzeri bir performans sergileyeceğini öngördüklerini kaydeden Çenesiz, yeni hükümetin kurulmasının ardından, ekonomide alınması beklenen yeni önlemlerin yanı sıra dünya ekonomisindeki yavaşlamanın belirginleşmesiyle, yılın ikinci yarısında büyüme ivmesinin düşebileceğini söyledi.

ATO: GÖZ KAMAŞTIRICI BÜYÜME  

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Salih Bezci de, büyüme hızının göz kamaştırıcı olduğunu, ancak bu parlak tablonun iç talepteki hızlı büyüme ve cari işlemler açığı gibi kırılganlıkları unutturmaması gerektiğini belirterek, "Yanı başımızdaki ülkeler çok ağır ekonomik krizler yaşarken ve bir milletvekili genel seçimine doğru giderken Türkiye ekonomisinin bu ölçüde bir büyüme sergilemesi takdire şayandır. Ancak iç talep artışı, ithalatı ve dolayısıyla cari işlemler açığını büyüterek önemli bir kırılganlık alanı yaratıyor" dedi.

Bezci, yeni hükümetin, iç talebi kontrol etmeye ve ithalatı azaltmaya yönelik önlemleri sürdürmesini ve ihracatı ile diğer döviz kazandırıcı diğer sektörleri destekleyecek, sanayinin yerli aramalı kullanımını özendirecek politikaları uygulamaya devam etmesini beklediklerini vurgulayarak, "Hükümet, TCMB, BDDK’nın bu kırılganlıkları azaltmak için bugüne kadar attığı adımları destekliyoruz" dedi.

İTO: BÜYÜME DİNAMİKLERİ HALA KUVVETLİ  

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Murat Yalçıntaş ise yaptığı yazılı açıklamada, "2010 yılındaki büyümeler, baz etkisi olarak değerlendiriliyordu. Bu yıl ise net bir büyüme olduğunu söyleyebiliriz. 2010’un ilk çeyreğindeki yüzde 12’lik büyüme göz önüne alındığında, 2011 yılının ilk çeyreğindeki rekor büyümede baz etkisinin olmadığı görülmektedir" dedi.

Yalçıntaş, "Hem reel kesimin hem de tüketicilerin harcama eğilimi yüksek. Bu da ekonominin geleceğine olan güvenlerinden kaynaklanıyor. Bu kesimin beklentileri ekonominin geleceğine ilişkin hayati önem taşıyor. Türkiye’nin büyüme dinamikleri halen kuvvetli kalmaya devam ediyor" değerlendirmesinde bulundu.