Domuz gribi aşısı Türkiye'de

Aşının yan etkileri var mı? Hangi etken maddeleri barındırıyor? Hamileler aşı olmalı mı? İşte merak edilen soruların yanıtları...

Domuz gribi aşısı Türkiye'de

Sağlık Bakanlığı'nın domuz gribine karşı Novartis firmasından aldığı domuz gribi aşılardan 500 bin dozluk ilk partisi İstanbul'la getirildi. Aşılar Ankara'da yapılacak testler sonucunda sağlık kuruluşlarına dağıtılacak. Ay sonuna kadar 1 milyon 800 bin doz aşının Türkiye'de olacağı belirtildi.

İtalya'nın Roma kentinden THY'na ait bir uçağa yüklenen aşılar saat 23.45'de İstanbul'a getirildi. Buradan Ankara'ya götürülecek aşılar, Sağlık Bakanlığı'na ait Esenboğa Havaalanı yakınlarındaki depoya konulacak. Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi'nde gerekli testlerin ardından aşıların, alınacak rapor doğrultusunda sağlık kuruluşlarına dağıtılacağı belirtildi.

Yetkililer, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi`ndeki inceleme sürecinin 5-20 gün arasında değişebileceğini söylediler. Aşılar, uygunluğu onaylanıp sağlık kuruluşlarına gönderildikten sonra ilk olarak sağlık personeline yapılacak. Aşılamada poliklinik hizmeti verenlerle enfeksiyon ünitelerinde görev yapan hekim, hemşire ve diğer sağlık personeline öncelik tanınacak. Aşılama, hem kamu hem de özel sağlık kuruluşlarındaki sağlık personeline yapılacak. Diş hekimleri de öncelik verilen grup arasında yer alacak.

YAN ETKİLERİ VAR MI?

Dünyanın dört bir yanından gelen milyonlarca doz siparişe yetişebilmek için ilaç şirketleri normalde koymadıkları bazı katkı maddelerini domuz gribi aşısına koyarak bu talebi karşılamayı tercih etti. Domuz gribi aşısı ile ilgili tartışma da işte bu katkı maddelerinden kaynaklanıyor. Normalde grip aşısının ölü virüslerden yapılması gerekirken yeterince ölü virüs stokunun bulunmaması ve çok kısa sürede çok büyük üretim yapılması zorunluluğu nedeniyle ilaç şirketleri ölü virüs oranını düşük tutarak katkı maddeleriyle aşıyı zenginleştirmeyi tercih etti. Adjuvant adlı bu katkı maddelerinden aşılarda en yaygın olarak kullanılan Squalene bu aşıda da mevcut. Ancak bazı üretici firmalar hakkında tartışma olan bu katkı maddelerine aşılarında yer vermezken bazıları ise ABD için hazırladıkları aşılarda bunu kullanmayıp Avrupa’ya aşı yetiştirebilmek için bu maddeye aşıda yer vermeyi tercih etti. 440 milyon doz aşı siparişi alan GlaxoSmithKline, Türkiye’ye de 25 milyon doz aşı gönderecek. Glaxo’nun aşılarında hem tartışmalı katkı maddesinden hem de hakkında uzun zamandır tartışma yürüyen koruyucu cıva bulunuyor. Türkiye ayrıca Novartis’ten 15 milyon, Sanofi Pasteur’den de 3 milyon doz aşı alacak. Bu iki firmanın ABD için ürettiği aşılarda katkı maddesi yok, ancak Türkiye’ye gelecek olan katkılı olacak.

* Domuz gribi aşısının güvenliği konusunda dünyada tartışma içindeki katkı maddelerinden çıktı. İlaç firmalarının ABD için ürettiği aşılarda katkı maddesi yok.

* Avrupa’dan gelen çığ gibi siparişlere yetişmek ve maliyeti düşürmek için bu firmalar, Türkiye dahil Avrupa için üretilen aşıların çoğuna katkı maddesi koydu.

Hangi şirketin aşısında hangi etken madde var? 2. sayfada...

HANGİ ŞİRKETİN AŞISINDA HANGİ ETKEN MADDE VAR?

GlaxoSmithKline: Thiomersal ve katkı maddesi içeriyor.

Sanofi- Aventis: Thiomersal (çoklu kullanım için, ampullerde) ABD için yapılan aşıda katkı maddesi yok. Avrupa için yapılanda katkı maddesi var.

AstraZeneca/ Medimmune:  Thiomersal ve katkı maddesi yok. Sadece 2-49 yaş arasındaki hamile ve solunum sorunu olmayan kişiler için lisans aldı. Canlı H1N1 virüsü barındırır. (Diğer ilaçlarda ölü virüs var)

CSL: Thiomersal (çoklu kullanım için, ampullerde) Katkı maddesi bulunmuyor. 10 yaşın altındaki çocuklar için lisans alamadı.

Novartis: Cıva bazlı koruyucu madde Thiomersal (çoklu kullanımlar için ampullerde) ABD için lisans alan aşıda katkı maddesi bulunmuyor. Avrupa ülkeleri için üretilen aşıda katkı maddesi var.

Sinovac: İçindekiler: Thiomersal ve katkı maddesi barındırmıyor.

Baxter: Thiomersal ve yardımcı ilaç barındırmıyor. Yumurta alerjisi olanlar için uygun. (Diğer aşılar uygun değil) Hamile kadınlar ve solunum sorunu olan hastalar için uygunluğu henüz test edilmedi.

Aşıyla ilgili söylentiler ve gerçekler... 3. sayfada...

AŞIYLA İLGİLİ SÖYLENTİLER VE DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ’NÜN YANITLARI

Domuz gribi aşısı iktidarsızlığa yol açıyormuş!

HAYIR! Aşının içindeki katkı maddesi (Adjuvent) Squalene’in erkeklerde iktidarsızlığa ve bazı kişilerde sinir hastalıklarına davetiye çıkardığı özellikle internet forumlarında yayınlan komplo teorilerinden biri. Aşının etkisini arttırarak vücudun bağışıklık sistemine daha fazla destek oluyor. Yardımcı ilaç kullanımıyla birlikte antikor üretimini sağlayan antijen (ölü H1N1 virüsü) kullanımı azalıyor. Yani katkı maddesi kullanılması aşının maliyetini düşürüyor. Bağışıklık sistemini kandırarak daha çok antikor üretilmesini ve böylelikle korunmayı sağlıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre Squalene’in herhangi bir yan etkisine şimdiye dek yapılan aşı kampanyalarında rastlanmadı.

Vücudun bağışıklık sistemi çöker mi?

HAYIR! Squalene; bitki, hayvan ve insanlarda bulunan bir maddedir. İlaç firmaları tarafından uyarıcı olarak kullanılır. Bazı bilimsel araştırmalar bu ilaçların hayvanların bağışıklık sisteminde sorunlar yarattığını ortaya çıkarttı. Birinci Körfez Savaşı’nda ABD askerlerinin yakalandığı hastalığa neden olduğu ileri sürüldü. WHO’nun yaptığı açıklamaya göre ABD askerlerinin kullanması için onaylanmayan Squalene hastalığın sebebi değil. Bütün Avrupa’da 22 milyon doz Squalene’li grip aşısının kullanıldığı belirtilirken önemli bir risk taşımadığı belirtildi. Bütün H1N1 aşıları Squalene kullanmıyor.

Aşının içinde cıva varmış, bu da otizme yol açıyormuş!

HAYIR! Çoklu dozdaki aşılarda koruyucu madde olarak kullanılan cıva bazlı Thiomersal, 60 yıldan fazla bir süredir koruyucu olarak kullanılan ve hakkındaki tartışma hiç bitmeyen bir madde. Özellikle çocuklarda otizme yol açtığına yönelik iddialar yıllardır devam ediyor. Ancak WHO, bu koruyucunun güvenli olduğunu otizmle aşı arasında bir bağlantı bulunamadığını açıkladı. Thiomersal, hakkındaki tartışmalar nedeniyle ABD’deki aşılardan tedbir sebebiyle çıkartıldı. 2004 yılından beri İngiltere’deki çocuk aşılarında kullanılmıyor. Ancak İngiltere dahil Avrupa’da piyasaya çıkacak bazı domuz gribi aşılarında bu madde bulunuyor.

1976’daki domuz gribi salgınında aşı olanlar sinir hastası olmuş!

EVET AMA BU KEZ DURUM FARKLI! H1N1 virüsü dahil herhangi bir grip aşısından GBS’ye yakalanmak bir milyonda bir gibi çok düşük bir ihtimal. Fakat yapılan çalışmalar GBS’nin grip sonrasında yapılan aşıdan sonra daha sık rastlandığını ortaya çıkarttı. ABD’de 1976’da domuz gribinin farklı bir çeşidi için kullanılan aşıların ardından 400-500 kişide GBS görüldü. Bu rakam 100.000’de 1’e denk geliyor. 1976’dan beri GBS’ye yakalanma oranı bu kadar yükseğe çıkmadı. Guillain-Barre sendromu oldukça az rastlanan bir rahatsızlık. Vücudun sinirlerine etki eder. GBS’ye neyin etki ettiği belli değil fakat öksürük, soğuk algınlığı ve karın ağrısı enfeksiyonlarından sonra ortaya çıkar. Bağışıklık sisteminin yanlışlıkla vücutta bulunan sinirlere saldırması sonucu meydana geldiği tahmin ediliyor. Bu sebeple kasların zayıflamasına ve bazen haftalar ve aylarca süren felce neden olur. Genellikle hastalığı yenen kişilerde bazı kalıcı sorunlar kalabilir.

Hamile kadınlar aşı olmalı mı? 4.sayfada...

‘HAMİLE KADINLARIN VE GENÇLERİN AŞI OLMASI ŞART’

Dünyaca ünlü Türk doktor Prof. Dr. Mehmet Öz, Star Haber’de Uğur Dündar’ın konuğu oldu ve domuz gribi aşısı hakkında ilginç açıklamalar yaptı. Domuz gribi aşısı üzerinde ABD’de büyük bir kavga yaşandığını belirten Öz, şunları söyledi: “Aşı için aile içinde bile karar veremiyoruz. Ben domuz gribi aşısını destekliyorum. Kendim oldum bile. Ama eşim kabul etmiyor. O yüzden kendi aileme bile bazen kızıyorum. Ama ailede her zaman büyük kararları kadınlar verir.”

TV programında ABD’nin bu konudaki en seçkin insanlarını biraraya getirdiğini belirten Öz, aşıyla ilgili kendi kararını da şöyle açıkladı: “Hamile kadınlar, genç çocuklar eğer kronik hastalıkları varsa bunların aşı olması şart. Çünkü virüsün hamile kadınlardaki riski 6 kat daha fazla. Diğer gençler ise uykularını iyi alıp, D vitaminine uzak durmasınlar. Ama bence aşı olsalar daha mantıklı. Yaşlı vatandaşlar içinse biraz farklı. 1960’larda dünya buna benzer bir virüsü yaşadı. Buhların bu yüzden bu virüse karşı koruma güçleri var. Yaşlılar aşı olmayabilir. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için sebze ve meyve yemek, uyku ve bol D vitamini almak şart...”

MEB’DEN DOMUZ GRİBİ ÖNLEMLERİ

Sınıflar havalandırılacak tuvaletler temizlenecek

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, H1N1 virüsüne karşı okullarda alınması gereken önlemlere ilişkin valiliklere genelge gönderdi. Bakan Çubukçu’nun imzasıyla yayımlanan genelgede, virüsün, eğitim ve öğretimin sürdürüldüğü toplu yaşam yerleri olan okullarda daha kolay yayılabildiği belirtildi. Genelgeye göre alınacak bazı önlemler şöyle: Okullarda merdiven tırabzanları, kapı kolları, musluk başları, elektrik düğmeleri ve masalar ile sıraların yüzeyleri dezenfektan maddeleri ile sık sık temizlenecek. Sınıf ve odaların pencereleri belli aralıklarla açılarak kapalı alanlar havalandırılacak. Tuvaletlerde sıvı sabun bulundurulacak. Bulaşmayı önlemek amacıyla, hastalık belirtisi olan öğrencilerin en kısa sürede muayeneleri sağlanacak.

AA - DHA - Vatan

4